7. Hukuk Dairesi 2024/1898 E. , 2024/2675 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/527 E., 2023/233 K.
DAVA TARİHİ : 07.08.2012
KARAR : Davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve kâl davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; Sarıyer 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/361 Esas, 2010/819 Karar sayılı kararıyla eşi ...'in vasisi olduğunu, vasilik sıfatı ile tapuda eşi adına kayıtlı İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ...Mahallesi,...Mevkiinde kain, 2 pafta, 38 ada 5 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın, kendilerine ait boş kısmına ... adlı şahsın iki katlı altı depolu bina yaptığını, ... adlı şahsın burayı kendisine bırakıp ayrıldığını, bu arada aynı taşınmazı adı geçen davalılara bıraktığını, böyle bir rızasının bulunmadığını, davalıların kendisine ait taşınmazı fuzulen işgal etmekte olduklarını ileri sürerek, adı geçen davalıların kendisine ait arsa üzerine yapılan iki katlı altı depolu binayı işgal ettiğini, bu nedenle müdahalenin men'i ve kâl'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yeri 14.04.1996 tarihinde ... Efe isimli şahıstan satın aldığını ve o tarihten beri vergilerini ödediğini, yaptığı araştırmada ...'in bu yeri arsa olarak 1990'lı yıllarda ... Efe'ye sattığını tespit ettiğini, davacıların satıp parasını aldıkları yere bina yapılıp bir kez daha el değiştirmesine rağmen, takriben 21 sene sonra haksız kazanç elde etmek için bu davayı açtıklarını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait yere herhangi bir el atmasının söz konusu olmadığını beyan etmiştir.
3. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının beyan ve savunmalarının tamamen iftira olduğunu, gerçekle alakası olmadığını, davacının haksız yere Mahkemeyi oyaladığını, davacının ruh sağlığının bozuk olduğunu, evi ve geliri olduğu halde mağduru oynayarak yüce Mahkemeyi yanıltmakta olduğunu beyan etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.05.2016 tarih ve 2012/202 Esas, 2016/262 Karar sayılı kararı ile davanın, davalılar ... ve ... yönünden reddine, ... yönünden kabulüne karar verilerek, krokide H harfi ile sarı renkli olarak gösterilen 77.20 metrekarelik kısma davalı tarafa ait bina kısmıyla yapılan müdahalenin men'ine, sözü geçen bina bölümünün davalı tarafça kâl’ine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılardan ... ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 25.10.2018 tarih ve 2018/8510 Esas, 2018/17992 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 38 ada 9 parsel sayılı taşınmaz hissedarlarından davacı kısıtlı ...’in beyanında, 15 yıl önce adına kayıtlı ikametinin arkasındaki 100 metrekare yeri 65,00 TL karşılığı ... isimli birine sattığını, tapu bölünemediğinden tapusunu veremediğini, ...’ın da buraya 2 katlı daire yaparak 14 yıl önce akrabası ...’a sattığını, halen de taşınmazda ...’ın oturduğunu, bu yeri rızasıyla sattığını beyan etmesi karşısında davalı ..., 4721 sayılı Kanun'un 723 üncü maddesine göre iyi niyetlidir. 4721 sayılı Kanun'un 723 üncü maddesi birinci fıkrasında yer alan düzenlemeye göre davalı ... lehine, uzman bilirkişiler vasıtasıyla hesaplanacak uygun tazminat bedelinin ödenmesi karşılığı kâl kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır gerekçesi ile hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 18.02.2020 tarih ve 2019/56 Esas, 2020/27 Karar sayılı kararı ile davanın, davalılar ... ve ... yönünden reddine, ... yönünden kabulüne karar verilerek, krokide H harfi ile sarı renkli olarak gösterilen 77.20 metrekarelik kısma davalı tarafa ait bina kısmıyla yapılan müdahalenin men'ine, sözü geçen bina bölümünün 19.130,63 TL depo edilen tazminat mukabilinde kâl’ine, karar kesinleştiğinde davacı tarafça mahkeme veznesine yatırılan tazminatın davalı ...’a ödenmesine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 20.04.2022 tarih ve 2021/4552 Esas, 2022/3032 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece bozma ilamına uyularak kâl'i istenen yapının işgalli kısmının değeri bilirkişi raporu ile tespit ettirilmiş ve ilgili tutar davacı tarafından depo edilmiştir. Ne var ki Mahkemece hükme esas alınan 16.11.2015 tarihli ek bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmaza işgalli bina kısmı F harfi ile gösterildiği halde hükümde H ile gösterilen yere ilişkin müdahalenin önlenmesine ve kâl'e karar verilmiştir. Dava konusu 38 ada 9 parsel sayılı taşınmaza yönelik işgalli 17,90 metrekarelik taşkın kısım raporda F ile gösterildiği ve bilirkişi raporunda bu kısmın bedeli hesaplanarak davacı tarafından depo edildiği halde hükümde karışıklık yaratılarak sarı renkle gösterilen H ile işaretli ve bahçe olduğu belirtilen kısma yönelik müdahalenin önlenmesine ve işgalli bina bu kısımda yer alıyormuş gibi kâl'ine karar verilmesi şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; celp edilen tapu kayıtlarından, davacı ve diğer davalılar ... ve ...'in taşınmazda hissedar oldukları, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesine göre davalılar ... ve ...'in kendi hisselerine göre taşınmazı kullandıkları ve herhangi bir tecavüzünün olmadığı anlaşıldığından, bu davalılar yönünden davanın reddine, buna karşılık davalı ... tarafından yapılan muhdesatın dava konusu parselde ve bilirkişi raporunda F harfi ile gösterilen 17,90 metrekarelik tecavüzünün olduğu, her ne kadar davalı ..., harici satış sözleşmesine dayanarak bu kullanımın meşru olduğunu ileri sürmüş ise de, tapulu taşınmazlarda satış sözleşmesi resmi şekil şartına tâbi olduğundan, anılan sözleşme bu şekil şartına uygun yapılmadığından geçersiz olup böyle bir satışa Mahkemece kıymet verilmediği, bu nedenle davalı ...'ın bilirkişi raporunda F harfi ile gösterilen 17,90 metrekarelik kullanımının haksız işgal olduğunun kabulü ile 4721 sayılı Kanun'un 683 üncü maddesi ikinci fıkrasına göre bu davalı yönünden müdahalenin meni ve kâl talebinin kabulüne, bozma ilamlarında da işaret edildiği üzere, harici satış sözleşmesi ile bu yerde zilyetlik kurduğu anlaşılan davalı ...'ın iyi niyetli olduğu kabul edilerek, 4721 sayılı Kanun'un 723 üncü maddesi birinci fıkrasına göre lehine tazminata hükmedilerek, açılan davanın, davalılar ... ve ... yönünden reddine, davalı ... yönünden kabulüne, İstanbul ili, Sarıyer İLçesi, ... Mahallesi, 38 ada 9 parsel sayılı 3680 metrekarelik taşınmazdaki 16.11.2015 tarihli bilirkişi raporu ve ekindeki krokide F harfi ile gösterilen 17,90 metrekarelik kısmına davalı ...'a ait bina kısmıyla yapılan müdahalenin men'ine, sözü geçen bina bölümünün kâl'ine, 19.130,63 TL depo edilen bedelin davalı ... 'a ödenmesine şeklinde karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1. Davalı ...’un kullandığı taşınmazın tümünün müvekkilinin arsasına tecavüzlü olduğunu, mahkemece verilen ilk kararda da 77.20 metrekarelik alanın tecavüzlü olduğunun hüküm altına alındığını,
2. Bozma sonrası verilen kararın hatalı olduğunu, yaklaşık 59.30 metrekarelik alanın kaybolduğunu,
3. Bozma kararı sonrasında Mahkemece yeni keşif yapılarak karar verilmesi gerektiğini, ancak Mahkemenin 2015 tarihli bilirkişi raporuna dayanarak karar verdiğini,
4. Davalılardan ... ve ... yönünden verilen ret kararının yanlış olduğunu belirterek mahkeme kararının müvekkilleri lehine bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınmaza davalılar tarafından yapılan el atmanın önlenmesi ve yıkım istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davacılar vekilinin, ilk karara karşı temyiz itirazlarının Yargıtay 8. Hukuk Dairesi tarafından reddedildiği ve davalı lehine usuli kazanılmış hak doğduğu gözetilerek hüküm kurulduğunun anlaşılmasına göre; temyizen incelenen Mahkeme kararının Dairemizce yapılan ikinci bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!