WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/1842 E.  ,  2024/2795 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/5 E., 2023/517 K.
DAVA TARİHİ : 03.01.2014
KARAR : Davanın kabulü

Taraflar arasında görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kayden maliki olduğu taşınmazın 76.993 metrekarelik kısmına davalı yanca tel çit çekmek ve askeri tesisle birleştirmek suretiyle tecavüzde bulunulduğunu, kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat davasında 27.09.2013 tarihinde işgal sona erdirilip kamulaştırmadan vazgeçildiği için dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini ileri sürerek, 27.09.2008 ile (işgalin sona erdirildiği) 27.09.2013 tarihleri arası dönem için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.05.2016 tarihli ve 2014/1 Esas, 2016/248 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 03.06.2014 tarihli ve 2013/21351 Esas, 2014/10797 Karar sayılı ilamıyla; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, “...tecavüzlü alanın 72.329 metrekaresinin imar planı dışında kaldığından bahisle imar planı dışında kalan kısım için, temyiz talebinde bulunan davalı yanın usuli müktesep hakkı da gözetilmek suretiyle, yukarıda belirtilen ilke ve esaslar doğrultusunda tarla olarak ürün bazlı değil de tarla kirası yöntemiyle hesap yaptırılarak davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; ilk kararın hesaplama yöntemi yönünden bozulduğu, bozma sonrası alınan 19.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda 1 inci dönem için 44.844,00 TL, 2 nci dönem için 41.257,53 TL, 3 üncü dönem için 42.818,72 TL, 4 üncü dönem için 35.441,2 TL ve 5 inci dönem için 31.101,47 TL ecrimisil hesaplaması yapıldığı, ilk kararın sadece davalı tarafından temyiz edilmesi nedeniyle usulü kazanılmış hakkının gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini, davalının iyi niyetli olup mevcut durumun sehven meydana geldiğini, hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, dava konusu yerin gelir getirici olmadığını, ıslah dilekçesi ile talep edilen alacak yönünden zamanaşımı def’ilerinin değerlendirmeye alınmadığını ve davalı harçtan muaf olmasına rağmen aleyhine harca hükmedildiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine yöneliktir

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 995 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,

21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.