7. Hukuk Dairesi 2024/1804 E. , 2024/2725 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/9 E., 2024/135 K.
DAVA TARİHİ : 20.06.2014
KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasında görülen vasiyetnamenin tenfizi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacılar vekili dava dilekçesinde; miras bırakan ...'ın vasiyetname düzenlediği tarihte 84 yaşında olduğunu 2012 yılında ilerlemiş alzheimer tedavisi gördüğünü, murisin yaşlılığa bağlı olarak davalılarla birlikte yaşamak zorunda kaldığını, özellikle davalı ...'in baskıları sonucu muris ...'ın vasiyetname düzenlemek zorunda kaldığını, davalı ...'ın bütün mirasçıların vasiyete konu taşınmazdan miras payı alması gerektiğini kabul ettiğini, vasiyete konu taşınmaz ile ilgili olarak tapuda veraset ilamına göre intikal yapıldığı için davalıların haklardan feragat ettiğini belirterek vasiyetnamenin iptalini, vasiyetnamenin iptaline karar verilmemesi halinde ise terekeye dahil edilecek başka mal bulunmadığı için saklı paylarına tecavüz eden tasarrufun tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı vekili; müvekkilinin babası muris ...'a 12 yıl boyunca baktığını, babasının da müvekkilinin duyarlılığı karşısında kayıtsız kalmadığını, Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, Bursal (...) Köyünde bulunan 563 parsel sayılı taşınmazını kızları ... ve ...'a 1/2 oranında bölüştürmesi için Ankara .... Noterliğinin 11.04.2007 tarih ve 3175 yevmiye numaralı resmi vasiyetnamesi düzenlediğini, vasiyetnamenin açılmasına dair kararın Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/614 Esas ve 2012/1272 Karar sayılı kararıyla kesinleştiğini ve mahkemece taşınmazın tapu kaydı üzerine tedbir şerhi konulduğunu, ancak tedbirin kararın kesinleşmesinden dolayı hukuki güvencesinin kalmadığını, bu sebeple muayyen mal vasiyetinden payına düşen miktarı alabilmesi için taşınmaz üzerine tedbir konulmasını ve vasiyetnamenin tenfizi ile müvekkili adına tescilinin sağlanmasını talep etmiştir
II. CEVAP
1. Birleştirilen davada davacı ... vekili cevap dilekçesinde; vasiyetnamenin iptalini gerektirir bir husus olmadığını, saklı payların ihlal edilmediğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
2. Birleştirilen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava harcının tamamlanması gerektiğini, vasiyetnamenin açılması kararının henüz kesinleşmediğini, müvekkillerinin vasiyetnamenin iptali için dava açtıklarını, mirasçıların davaya konu taşınmazları tapuda intikalini gerçekleştirdiğini, tereke taksim edildiğinden vasiyet alacaklısı olan davacının dava açmakta hakkı olmadığını, vasiyetnamenin tenfizi hakkında açılan davanın vasiyetnamenin iptali davası ile birleştirilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
1. Mahkemenin 2018/300 Esas sayılı dava dosyasında, 23.10.2018 tarihli celsede Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/310 Esas sayılı dava dosyasındaki vasiyetnamenin tenfizi dosyasının asıl dava dosyasından tefrikine karar verilmiş, vasiyetnamenin tenfizine yönelik yargılamaya Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/625 Esas sayılı dava dosyasında devam olunmuştur.
2. Mahkemenin 27.12.2022 tarihli kararında; dava konusu vasiyetnamenin Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/614 Esas ve 2012/1272 Karar sayılı dosyasında açılarak okunduğu, davalıların vasiyetnamenin iptali ile tenkis için Mahkemenin 2018/300 Esas sayılı dosyasında açtığı davanın reddine karar verildiği, bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 27.12.2022 tarihli ve 2018/625 Esas, 2022/614 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Dairemizin 16.03.2023 tarih ve 2023/2425 Esas, 2023/4735 Karar sayılı ilamında; dava konusu 563 parselin tapusunun iptali ile 1/2 hissenin davacı ... adına, 1/2 hissesinin davalı ... adına tescil edilmesine karar verilmiş ise de, davalı ...'nın herhangi bir tescil talebinde bulunmadığı, karara, tescil talebi bulunmamasına rağmen adına tescil kararı verilmesi nedeniyle de itiraz ettiği, bu haliyle harçlanmayan kısım yönünden de hüküm kurulduğu, Mahkemece taleple bağlılık ilkesine aykırı olacak şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkeme, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın kabulü ile miras bırakan ...'ın Ankara .... Noterliğinin 11.04.2007 gün ve 3175 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde yapılan vasiyetnamesinin davacı ... yönünden tenfizi ile 563 parsel sayılı taşınmazdaki davacı ... ve davalılar ..., ..., ... ve ... adına olan 1/5 oranındaki hisselerin tapu kayıtlarının yarı oranında iptali ile taşınmazın tamamının 1/2 payının (İptal edilen payların) davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının vasiyetnameden haberdar olduktan sonra taşınmazı intikal ettirdiğini, bu suretle işleme itiraz etmediğini, intikal işlemine itiraz etmeyip dava açmış olması nedeniyle davalıların davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalıların sorumlu tutulamayacağını davalı ...'nın yargılama giderlerinden sorumlu olup olmadığının tereddüte yer vermeyecek şekilde açık olması gerektiğini, hükmün infaza elverişli olmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 600 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bir kısım davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!