WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/1791 E.  ,  2024/2663 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/111 E., 2022/1457 K.
DAVA TARİHİ : 26.01.2012
KARAR : Davanın usulden reddine

Taraflar arasında görülen ortaklığın giderilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda; gider avansı yatırılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava konusu 6304 ada 11 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ..., taşınmazdaki 6 katlı binanın kendisine ait olduğunu savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 14.07.2016 tarihli ve 2012/169 Esas, 2016/756 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 14.07.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 01.12.2020 tarihli ve 2017/1893 Esas, 2020/7967 Karar sayılı ilamında; davalı ...'nun, dava konusu taşınmazla ilgili uygulama imar planının iptali için idari yargıda dava açtığı, imar planının iptali halinde taşınmazlardaki pay ve paydaş durumu değişebileceğinden bu davaların sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiği gerekçesiyle mahkemece, imar planının iptaline ilişkin İzmir 2. İdare Mahkemesi 2013/1725 Esas ve 2014/182 Esas sayılı dava dosyalarının bekletici mesele yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Verilen Karar
Mahkeme, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında dosyada eksik gider avansı olması nedeniyle tebligatların çıkartılamadığı, davacı vekiline 29.04.2021 tarihli duruşmadan sonraki bütün duruşmalarda süre verildiği, dosyada bulunan eksik gider avansı olan 350,00 TL'nin 27.09.2022 tarihli duruşma gün ve saatine kadar yatırması, aksi halde davanın HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca usulden reddolunacağına dair muhtıra tebliğ edildiği ancak gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 114/1-g maddesi uyarınca HMK'nın 115/2 nci maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; muhtıranın karar duruşmasından sonra 28.09.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, muhtıranın duruşmadan 4 gün önce tebliğ çıkarıldığını, 16.09.2021 tarihli duruşmada istenen 200,00 TL'nin 24.09.2021 tarihinde yatırıldığını, eksik giderin miktarı hususunda duruşma tutanaklarında çelişki ve farklılık olduğunu, mahkeme kararında dava konusu taşınmazla ilgili imar planı iptali kararının ve kesinleşme şerhinin dosya arasına alındığı belirtilmişse de, kararın kesinleşmediğini ve dosyada kesinleşme şerhinin olmadığını, kesinleşmesinin beklenilmediğini, tam maktu bedel üzerinden davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, dosyanın tarafının taşınmazdaki hissesi oranında vekalet ücretine hükmedilebileceğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 698 inci maddesine göre "Hukukî bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir"

Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
3. Değerlendirme
Somut olayda; dosya içerisine alınan güncel tapu kaydına göre ortaklığın giderilmesi istenen 6304 ada 11 parsel sayılı taşınmaz 28.08.2023 tarihli imar uygulaması ile 6304 ada 17 parsel sayılı taşınmaz olmuştur. Mahkemece bu parseldeki dava dışı paydaşlara husumet yöneltilmeden karar verilmesi isabetsizdir.

Öte yandan; Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre; hakim kararı ile eksik harç ve giderlerin tamamlanması istemiyle ayrıca bir muhtıra düzenlenmeli ve bu muhtırada, yapılması gereken işlemin ne olduğu açıkça ve ilgili tarafın yanılmasına neden olmayacak biçimde gösterilmeli; buna yönelik olarak da ikmal edilecek harç ya da giderin miktarı ve yatırılma merci ve süresi, bunun yapılmamasının sonuçları net biçimde açıklanmalıdır. Örneğin, “dosyaya yatırılması” şeklindeki ifade tarafın yanılmasına neden olabileceğinden, bu ifadeyi taşıyan muhtıra geçersiz olacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2010/19-286 Esas; 2010/330 Karar; Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2021/5210 Esas, 2021/10033 Karar; Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2019/6434 Esas, 2019/17444 Karar; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/116 Esas, 2023/671 sayılı Karar)

Mahkemece, davacı vekiline 28.09.2022 tarihinde e-tebligat yolu ile tebliğ edilen muhtırada "Mahkememizin 29.04.2021 tarihli celsesinden bugüne kadar dosyada bulunan eksik gider avansını yatırmanız için tarafınıza süre verilmiş ve mahkemece tarafınıza şiafen uyarılmışsa da herhangi bir avans yatırılmadığı görülmekle eksik gider avansı olan 350 TL'nin duruşma gün ve saatine kadar yatırılmaması halinde davanın HMK 115/2 maddesi gereğince usulden reddolunacağı hususu tarafınıza ihtar olunur." ifadeleri yer almıştır.

Yukarıdaki açıklamada belirtildiği üzere, mahkemece davacıya tebliğ edilen açıklamalı tebligatın usulün uygun olduğu söylenemez. HMK'da sözlü uyarı şeklinde bir müessese bulunmadığı gibi gider avansının toplamının hangi giderlere ilişkin olacağı ayrı ayrı ve miktarı gösterilmeden tebliğ edilen ara kararına dayalı hüküm kurulamaz. Bundan ayrı olarak açıklamalı tebligat, duruşma tarihi olan 27.09.2022 tarihinden daha sonra, 28.09.2022 tarihinde tebliğ edildiğinden davacının ara kararına uyması da beklenemez. Açıklanan hususlar gözetilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerektirmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.