WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/1786 E.  ,  2024/2739 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/620 E., 2024/29 K.
DAVA TARİHİ : 30.01.2013
KARAR : Kısmen kabul, kısmen ret
TEMYİZ EDENLER : Davalı vekili, davacı vekili

Taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesine dayalı tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kardeşi olan davalı tarafından 562 ada 10 parsel sayılı taşınmazda bulunan 3 ve 5 numaralı bağımsız bölümlerin 27.11.1998 tarihli düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi ile davacıya satışının vaad edildiğini, taşınmazların 2000 yılında müvekkiline fiilen teslim edilmesine karşın tapuda ferağ verilmediğini, 3 numaralı bağımsız bölümün 20.05.2004 tarihinde, 5 numaralı bağımsız bölümün ise 01.04.2004 tarihinde dava dışı üçüncü şahıslara satıldığını, bu durumun müvekkili tarafından davadan kısa bir süre önce öğrendiğini belirterek, dava konusu taşınmazların 3. şahıslara satış tarihindeki rayiç değerinin tespiti ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı tutularak şimdilik 10.000,00 TL'nin işleyen en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile satış bedeline denkleştirici adalet ilkesi uygulanarak dava tarihine kadar oluşacak munzam zarardan şimdilik 5.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili 25.04.2014 tarihli dilekçesi ile dava konusu taşınmazlar yönünden rayiç değerine ilişkin talebini 135.711,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak İlk Derece Mahkemesince 14.02.2022 tarihli ve 2020/16 Esas, 2022/87 Karar sayılı kararıyla "...davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine..." karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Dairemizin 07.11.2022 tarih ve 2022/3484 Esas, 2022/6658 Karar sayılı ilamıyla "...3 numaralı bağımsız bölümün 17.05.2002 tarihinde, 5 numaralı bağımsız bölümün ise 06.10.2003 tarihinde dava dışı şahıslara devredildiği, eldeki davanın ise 26.02.2013 tarihinde açıldığı, hal böyle olunca davalı vekilinin 5 numaralı bağımsız bölüm yönünden davacının talebinin zamanaşımına uğradığına ilişkin temyiz itirazının yerinde olmadığı, 3 numaralı bağımsız bölüm yönünden davacı talebinin zaman aşımına uğradığının kabulünün gerektiği... mahkemece; 3 numaralı bağımsız bölüm yönünden dava tarihi itibarıyla zamanaşımı dolduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekir... zamanaşımının dolmadığına dair afaki ve soyut bir değerlendirme yapılması doğru görülmemiştir...." gerekçeleriyle "...hükmün bozulmasına..." karar verilmiştir.

3. Yukarıda (IV.A.2.) numaralı bentte yer alan bozma ilamına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş, Dairemizin 27.09.2023 tarih ve 2023/3336 Esas, 2023/4225 Karar sayılı ilamıyla "...karar düzeltme isteminin reddine..." karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 22.01.2024 tarihli ve 2023/620 Esas, 2024/29 Karar sayılı kararı ile bozma ilamında belirtilen gerekçelerle "...davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine...3 numaralı bağımsız bölüm yönünden davanın zamanaşımı nedeni ile esastan reddine, 5 numaralı bağımsız bölüm yönünden 31.422,60TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının munzam zarar talebinin reddine..." karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda (IV.B) bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçelerinde özetle; munzam zarar taleplerinin tümden reddinin usule aykırı olduğunu, tazminatın sadece yasal faizi ile tahsiline karar verilmesinin de yerinde olmadığını, denkleştirici adalet ilkesi gereği hesaplama yapılarak hüküm kurulması gerektiğini, 5 numaralı bağımsız bölüm yönünden usuli müktesap hak, anayasal hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkına yönelik ilkelerin ihlal edildiğini, 3 numaralı bağımsız yönünden zaman aşımı tarihinin yapı kullanma izin tarihi olan 26.04.2004 tarihinin esas alınması gerektiğini belirterek, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi talep etmiştir.

2. Davalı vekili ise temyiz dilekçelerinde özetle; satış vaadi sözleşmesi tanzim tarihinin 30.10.1999 olarak esas alınması gerektiğini, bu tarih esas alındığında 5 numaralı bağımsız bölüm yönünden de zamanaşımı süresinin dolduğunu, 5 numaralı bağımsız bölüm yönünden de davanın reddi gerektiğini ileri sürerek, mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tazminat ve munzam zarar istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 125 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,

Onama harcı davacıdan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere

20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.