7. Hukuk Dairesi 2024/1781 E. , 2024/2629 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/207 E., 2024/399 K.
DAVA TARİHİ : 13.12.2018
KARAR : Davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gökçeada Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/112 E., 2020/4 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 5403 sayılı Yasa'nın 8/i maddesi gereğince ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin 128 ada 9 parsel sayılı taşınmazın maliki olduklarını, davalının müvekkillerinin taşınmazı ile sınırdaş 128 ada 10 parsel sayılı taşınmazı 24.09.2018 tarihli satış işlemiyle aldığını, müvekkillerinin 5403 sayılı Kanun'un 8/i maddesi uyarınca davalıya karşı ön alım hakkını kullanmak istediğini belirterek; 128 ada 10 parsel sayılı taşınmazın müvekkilleri adına tesciline (1/6 oranında) karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların sınırdaş taşınmazın 6 kişiden oluşan hissedarları olduğunu, davanın kabulü halinde tarım arazilerinin bütünlüğünün korunmasının mümkün olmayacağını, davacıların satılık olduğunu bildikleri taşınmazı satın alma iradesini ortaya koymayıp eldeki davayı açmalarının dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu beyan ederek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.01.2020 tarihli ve 2018/112 Esas, 2020/4 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 128 ada 9 parsel sayılı taşınmazın hisseli olması ve hissedarlardan her birine düşen arazi miktarının ekonomik bütünlüğe sahip olmaması ve davacıların taşınmazın satışa sunulduğunu bildikleri halde satın alma iradelerini ortaya koymamaları nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.06.2022 tarihli ve 2020/719 Esas, 2022/908 Karar sayılı kararıyla; davanın süresinde açıldığı, davada ekonomik bütünlüğün araştırılmasına gerek olmadığı, tarımsal faaliyet yapıldığı, bedelde muvazaa iddiasında bulunulamayacağı gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne, 128 ada 10 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan kaydının iptali ile davacılar adına 1/6'şar payla tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 12.12.2023 tarihli ve 2022/5072 E., 2023/6175 K. sayılı ilamı ile; ön alım hakkına konu edilen 128 ada 10 parsel sayılı taşınmazın 24.09.2018 tarihinde davalıya satıldığı, davacılar, dosyada mevcut tapu kaydına göre ön alım hakkına konu taşınmaza sınırdaş olan 128 ada 9 parsel sayılı taşınmazda paylı malik oldukları, 5403 sayılı Kanun'un 8/i maddesinin ikinci fıkrasında kanun koyucunun amaçladığı tarımsal bütünlük sağlanmayacağından taşınmazda tam malik olmayan davacıların ön alım hakkını kullanmaları mümkün olmadığı, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ön alım hakkına konu taşınmaza sınırdaş olan 128 ada 9 parsel sayılı taşınmazda paylı malik olduklarından, 5403 sayılı Kanun'un 8/i maddesinin ikinci fıkrasında kanun koyucunun amaçladığı tarımsal bütünlük sağlanmayacağı ve taşınmazda tam malik olmayan davacıların ön alım hakkını kullanmalarının mümkün olmadığı anlaşıldığından, bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
1. Yargıtayın bozma ilamındaki gerekçesinde bahsedilen Hukuk Genel Kurul kararının somut olayla ilgisinin olmadığını, bu kararın geniş yorumlandığını,
2. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü'nün 03.11.2017 tarihli Tarım Arazilerinde Mülkiyet devrine ilişkin Uygulama Talimatında ''mevcut paylı tarım arazilerindeki paydaşlar sınırdaş araziler için ön alım hakkı kullanamaz.'' cümlesinin bulunduğunu, yasada bu şekilde bir cümle bulunmadığından açıkça yasaya ve yönetmeliğe aykırı olduğunu,
3. Taşınmazın paylara bölünüp kullanılmadığını, sadece ...'ın kullandığını,
4. 5403 sayılı Yasa'nın 8/i maddesinde düzenlenen ön alım hakkının kullanılması esnasında sınırdaş tarım arazisi maliklerinin paylı mülkiyete sahip olması durumunda paydaşların hep birlikte dava açmasının dava şartı olduğuna dair Yargıtay kararı (Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 19.03.2019 tarihli ve 2018/4809 E., 2019/2472 K. sayılı kararı) bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 5403 sayılı Yasa'nın 8/i maddesi gereğince ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 8/i maddesi,
3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 732-734 üncü maddeleri,
4. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.05.2022 tarihli ve 2019/14-798 E., 2022/730 K. sayılı kararı.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı fazla alınan harcın temyiz eden davacılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!