WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/1767 E.  ,  2024/2437 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2013/3970 E., 2015/1017 K.
ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN
DAVADA DAVALI : ... Mühendislik Müşavirlik İnşaat Ltd.Şti. vekili Avukat ...
BİRLEŞTİRİLEN DAVADA
BİRLEŞTİRİLEN DAVADA
DAVA TARİHİ : 09.07.2009 - 10.07.2009
KARAR : Asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine

Taraflar arasında görülen asıl ve birleştirilen davada yükleniciden temlik alınan şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istenmesi üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında 01.04.2016 tarihli sözleşme düzenlendiğini, anılan sözleşmeyle davalının, dava dışı kooperatif ile akdettiği arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yapımını üstlendiği 28156 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan binada C blok, 22 numaralı bağımsız bölümü müvekkiline devretmeyi vadettiğini, müvekkilinin ise karşılığında davalıya 475 ton demir teslim etme borcunu üstlendiğini, müvekkilinin sözleşmeye konu edimini yerine getirmesine rağmen davalının taşınmazı müvekkiline devretmediğini belirterek, dava konusu 28156 ada 1 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı C blok, 22 numaralı bağımsız bölümün müvekkili adına tesciline, mümkün olmaması halinde satış bedeli olan 475 ton demir bedelinin teslim tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ile davalı kooperatif arasında düzenlenen 01.05.2004 tarihli sözleşmede 28156 ada 1 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı C blok, 22 numaralı bağımsız bölümün davalı şirkete ait olacağının kararlaştırıldığını, davalı şirketin dava konusu taşınmazı 01.04.2006 tarihli sözleşmeyle dava dışı Kamil'e satmayı taahhüt ettiğini, daha sonra 01.04.2006 tarihli sözleşme feshedilerek aynı taşınmazın davalı ...'a satışının taahhüt edildiğini, davalı ...'ın da 05.02.2009 tarihli kooperatif üyelik hakkı devir sözleşmesi ile taşınmazı müvekkiline sattığını belirterek, dava konusu taşınmazın müvekkili adına tesciline, mümkün olmaması halinde taşınmazın rayiç değerinin, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 8.000,00 TL'nin 05.02.2009 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Asıl ve birleştirilen davada davalı şirket vekili; tarafların anlaşması halinde taşınmazın tapusunu devre hazır olduklarını beyan etmiştir.

2. Birleştirilen davada davalı kooperatif vekili; davalı şirketin edimlerini yerine getirmediğini, 05.02.2009 tarihli devir sözleşmesinin sonuç doğurmayacağını, tarafların kooperatif üyesi olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.03.2012 tarihli ve 2009/471 Esas, 2012/84 Karar sayılı kararı ile asıl davanın reddine, birleştirilen davada davalılar Bayram ve davalı kooperatif yönünden davanın reddine, davalı şirket yönünden tapu iptali ve tescil davasının reddine, tazminat davasının kabulüne, ıslah dikkate alınarak 400.000,00 TL'nin, 8.000,00 TL kısmı için dava tarihinden, kalan 392.000,00 TL kısmı için ıslah tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.03.2012 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 18.10.2012 tarihli ve 2012/10282 Esas, 2012/12150 Karar sayılı kararıyla davada yüklenicinin temlikine dayalı olarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunulduğundan uyuşmazlığın çözümünde tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davacı ...'in temlik sözleşmesinden kaynaklanan hakkını birleştirilen davada davalı ...'a devretmesi nedeniyle davalı yükleniciden talep edebileceği şahsi hakkının bulunmadığı ve bu nedenle asıl davanın reddine karar verilmesi gerektiği; birleştirilen davada ise davacı ...'nın temlik sözleşmesinden doğan şahsi hakkını sadece davalı yüklenici şirkete karşı ileri sürebileceği, diğer davalılar yönünden rayiç bedelin tahsiline ilişkin istemin husumet yönünden reddi gerektiği, yüklenicinin arsa sahibi davalı kooperatife karşı edimini yerine getirmemesi nedeniyle davacının ayni hak talebinde bulunamayacağı, şahsi hakkına dayanarak ise dava konusu taşınmazın değerini talep edebileceği gerekçesiyle asıl davanın reddine; birleştirilen davada tapu iptali ve tescil isteminin reddine, rayiç bedele ilişkin talebin davalı ... yönünden kabulü ile 400.000,00 TL'nin bu davalıdan tahsili ile birleştirilen davada davacı ...'ya ödenmesine, bu bedelin 8.000,00 TL'sine dava tarihinden itibaren bakiye 320.000,00 TL'sine ıslah tarihi olan 09.03.2012 tarihinden itibaren ticari faiz yürütülmesine, diğer davalılar hakkındaki rayiç bedelin tahsiline ilişkin istemin husumet bakımından reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleştirilen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Birleştirilen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, yapı kullanma izin belgesi almak üzere yetki ve süre verilmeden tescil isteminin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleştirilen dava, yükleniciden temlik alınan şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
Bilindiği üzere, mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinde belirtilmiştir. Maddenin 1 nci fıkrasının c) bendinde; iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışması ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin gerekçeli kararda yazılması gerektiği belirtilmiştir.
Bunun yanında, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak gerekçeli kararın hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlerle ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması, zorunludur. Bu biçim yargılama ve hükümde açıklık ve netlik prensibinin bir gereği olup aksi durumun yeni tereddüt ve ihtilaflar ortaya çıkartacağı kuşkusuzdur. Bir başka ifadeyle çelişkili mahkeme kararlarının kamu düzenini ve barışı tehlikeye düşüreceği yadsınamaz (Prof. Dr...., Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu Şerhi 2001 baskı S.2952 vd.) .

Somut olayda; kararın gerekçesinde, "birleşen dava davacısı ...'in temlik sözleşmesinden kaynaklanan şahsi hakkını sadece davalı yüklenici ... Mühendislik şirketine karşı ileri sürebileceği, dolayısıyla diğer davalılar yönünden rayiç bedelin tahsiline ilişkin istemin husumet yönünden reddi gerektiği" belirtilmesine rağmen; hükümde, "Rayiç bedele ilişkin olarak talebin davalı ... yönünden kabulü ile 400.000,00 TL'nin bu davalıdan tahsili ile birleşen davanın davacısı ...'e ödenmesine" ve "Diğer davalılar hakkındaki rayiç bedelin tahsiline ilişkin istemin husumet bakımından reddine " ifadelerine yer verilmek suretiyle gerekçeyle hüküm sonucu arasında çelişki yaratılmıştır.

Açıklanan nedenlerle; Mahkeme kararı, 6100 sayılı Kanun'un 297 inci maddelerine aykırı olarak tesis edildiğinden, kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Birleştirilen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.