WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/1747 E.  ,  2024/2553 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/203 E., 2023/868 K.
DAVA TARİHİ : 19.09.2014
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasında muhdesat aidiyetinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Gümüşhane ili, ... ilçesi, 61 ada 90 ve 91 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki evlerin müvekkilleri olan davacılar tarafından yapıldığını, taşınmazların kamulaştırma kapsamında kaldığını belirterek, bu muhdesatların davacılar tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; mera vasıflı taşınmazın Mera Kanunu'nun 14 üncü maddesi gereğince Hazine adına tescil edilerek ifraz edildiğini, dava konusu alanın önceden mera olması nedeniyle zilyetlik koşullarının oluşmayacağını, Hazine'ye ait taşınmaz mallar üzerinde yapılan her türlü yapı ve tesislerin başka bir işleme gerek kalmaksızın Hazine'ye intikal edeceğini ve bu yapılarla ilgili tazminat talebinde bulunulamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

2. Dahili davalı Kara Yolları Genel Müdürlüğü vekili bozma sonrası verdiği beyan dilekçesinde özetle; 93 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan kısmın, Gümüşhane Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/176 Esas sayılı ilamıyla kamulaştırıldığını, bu nedenle kurum hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; verilen İlk Derece Mahkemesinin 21.04.2021 tarihli ve 2021/33 Esas, 2021/280 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Yargıtay Bozma Kararı
Hükmün, davalı Hazine vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30.11.2022 tarihli ve 2022/4781 Esas, 2021/7330 Karar sayılı ilamıyla; "... mahkemece, 05.02.2015 tarihli fen bilirkişi raporu ve eki krokide E2 olarak gösterilen yerdeki yapının da davacılar tarafından yapıldığının tespitine dair hüküm kurulduğu, E2 bölümünün 93 sayılı parselde kaldığı ve bu parsel malikine husumet yöneltilmediği... hem 05.02.2015 tarihli hem de, 14.03.2021 tarihli raporlara dayalı hüküm kurulmuş ise de, birbirini tekrar eden ifadelerle ve infazda karışıklığa yol açacak şekilde hüküm kurulmasının yerinde olmadığı..." gerekçeleriyle "...hükmün bozulmasına..." karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 20.12.2023 tarihli ve 2023/203 Esas, 2024/868 Karar sayılı kararı ile; "... muhdesat aidiyetinin tespiti davasının açıldığı tarih itibari ile kamulaştırma işleminin tamamlanmamış olduğu...yapıların karayolları kamulaştırma sahasında bulunduğu ve yol yapımı esnasında yıkıldığı... davanın açıldığı tarihte kamulaştırma işlemi nedeniyle davacıların dava açmakta hukuki yararlarının bulunduğu... bozma ilamı öncesinde yapılan keşifte dinlenen tanık beyanlarından, muhdesat aidiyeti tespiti talebine konu yapıların davacılar tarafından inşa edildiğinin sabit olduğu..." gerekçeleriyle "...davanın kabulü ile...karayolları kamulaştırma sahasında bulunan ve yol yapımı esnasında yıkılan yapıların, davacılar ... tarafından meydana getirilmiş olduğunun tespitine..." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda (IV.B) bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ile dahili davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davaya karşı verdiği cevap dilekçesindeki nedenlere dayanarak kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili ise temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil kurumun dahili davalı olarak davaya dahil edilmesinin doğru olmadığını, davada taraf olmayan müvekkil aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, dava konusu 61 ada 93 parsel sayılı taşınmazın E2 kısmının kamulaştırılmış olması nedeni ile burada yer alan yapı yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. GEREKÇE
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme:
Dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s. TMK 684/1 m.). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK 722, 724, 729 m.). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.

2. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK mad.106/2) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK mad.114/1-h, 115).

3. 26.05.2004 tarihli ve 5177 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 19 uncu maddesine eklenen ek fıkra hükmüne göre, başkası adına tapulu veya tapusuz bir taşınmazın kamulaştırılması halinde, taşınmazda malik olmayan ancak üzerindeki muhdesatı meydana getiren kişilere muhdesatın kamulaştırma bedelinin kendisine verilmesini sağlama amacıyla zilyetliği tespit davası açma hakkı tanınmış ise de, kamuya ait mera, yaylak, kışlak, genel harman yeri, orman, aktif dere yatağı niteliğindeki taşınmazların özel mülkiyete konu olamayacakları, bu taşınmazların zilyetlikle edinilemeyecekleri ve bu nedenle bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde meydana getirilen muhtesatlara da hukuki değer verilemeyeceği gözönüne alınmalıdır.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple; davalı Hazine vekilinin ve dahili davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davalı Hazine ile dahili davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.