7. Hukuk Dairesi 2024/1728 E. , 2024/2838 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2010/4 E., 2015/62 K.
DAVA TARİHİ : 05.01.2010
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki şahsi haktan kaynaklı tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalılar ... İnşaat Turizm Ltd. Şti. ve ... arasında 07.12.1998 tarihli daire takas sözleşmesinin yapıldığını, davacının maliki olduğu dubleks meskenin davalı şirkete verilmesi karşılığında, davalı şirket tarafından Mersin ili, Erdemli ilçesi, ... Kasabası, 176 ada 3 numaralı parselde inşa etmekte olan ... Sitesinde dört adet meskenin davacıya verilmesinin kararlaştırıldığını, davacı tarafından protokol uyarınca kendi üzerine düşen yükümlülüğün tam olarak yerine getirildiğini, ancak davalı şirket tarafından taşınmazların teslim ve tescilinin sağlanmadığını belirterek E blok 11 ve 13 numaralı ve M blok 13 numaralı taşınmazların davacı adına tescilini, tescil talebinin kabul edilmemesi halinde dava konusu dairelerin dava tarihindeki rayiç bedellerinin dava tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili 21.03.2013 tarihli dilekçesi ile, dava konusu olan E blok 11 ve 13 numaralı dairelere yönelik taleplerinden feragat ettiklerini, M blok 13 numaralı taşınmaz yönünden davaya devam ettiklerini bildirmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... ve diğerleri vekili cevap dilekçesinde; davalılarca dava konusu meskenin bulunduğu taşınmazın kat karşılığı inşaat sözleşmesi karşılığında davalı şirkete verildiğini, şirket tarafından inşaatın yarım bırakıldığını, alacak davasının taraflarına yöneltilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı şirket ve yetkilisi olan davalı ... davaya cevap vermemişlerdir.
III. MAHKEME KARAR
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça davaya konu edilen taşınmazlardan E blok 11 ve 13 numaralı taşınmazlar için açılan davadan feragat edildiği, bu nedenle bu taşınmazlar için açılan davanın feragat nedeni ile reddine karar verildiği, mahallinde yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre eser sözleşmesine göre yapının %47'lik kısmının tamamlandığı, %53'lük kısmının ise henüz tamamlanmadığı, eser sözleşmesi uyarınca müteahhit tarafından üzerine düşen yükümlülüklerin tam olarak yerine getirilmediği, arsa maliklerince yükleniciye karşı ileri sürülebilecek defi ve itirazların davacıya karşı ileri sürülebileceği, tapu iptali ve tescile karar verilebilmesi için davacı tarafından eksik ve ayıplı iş bedellerinin depo edilmesi gerektiğini, bu bedelin ise eser sözleşmesine konu edilen yapının tümü üzerinden değerlendirileceği, alınan ek bilirkişi raporuna göre yapının eksik ve ayıplı iş bedeli toplamının 916.556,00 TL olduğu, verilen süre içerisinde davacı tarafından depo edilmediği, dolayısı ile davacının tapu iptali ve tescil isteminin dinlenme olanığının söz konusu olmadığından bu talebin reddine karar verildiği, alacak isteminin sadece davalı şirkete karşı yönlendirebileceği, davaya devam edilen parselin dava tarihi itibari ile değerinin bitmiş halinin 58.662,80 TL olduğu, dava değerinin bu parsel içinde 15.000,00 TL'ye çıkartıldığından taleple bağlı kalınarak 15.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davada Tüketici Mahkemesinin görevli olduğunu, alınan raporda tüm inşaatın eksik kalan kısmının 916.556,00 TL olarak hesaplandığını, daire başına ise 4.428,00 TL'nin hesaplandığını, yapının tümü üzerinden belirlenen eksik iş bedelinin depo edilmemesi nedeni ile tapu iptal ve tescil taleplerinin reddedildiğini, tescil taleplerinin sadece M blok 13 numaralı daireye ilişkin olduğunu, yalnızca bu daire yönünden eksik iş bedelinin yatırılması gerektiğini, ayrıca tazminat yönünden davalı ...'ın kefil sıfatı ile şahsen sorumlu olduğunu, davanın Erkan yönünden husumetten reddinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 97 ve 118 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmeleri uyarınca yüklenicinin ve temlik suretiyle onun alacaklarına halef olanların bağımsız bölüme hak kazanabilmesi için yüklenicinin, sözleşme gereği arsa sahibine karşı üstlendiği inşaat yapma edimini sözleşme ve ekleri, tasdikli proje ve ruhsatı ile imar mevzuatına uygun olarak tamamlayıp teslim etmiş olması zorunludur. Somut olayda, davalı yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği edimlerini yerine getirmediği sabit olduğundan tapu iptal ve tescil talepleri yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!