WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/1714 E.  ,  2024/2513 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/107 E., 2024/111 K.
DAVACI-BİRLEŞTİRİLEN
DAVALI-BİRLEŞTİRİLEN
DAVADA DAVALILAR : ... kızı ... mirasçıları ... vd.
DAVA TARİHİ : 22.01.2014
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasında TMK'nın 713 üncü maddesinin 1 inci fıkrasındaki kazanmayı sağlayan zilyetlik ve ikinci fıkrasında yer alan maliki 20 yıl önce ölmüş kişi iddiasından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı vekili; Kahramanmaraş ili, Merkez ilçesi, ... Köyü 382 parsel sayılı taşınmazın “... kızı ...'nin mirasçıları” adına kayıtlı olduğunu, müvekkillerinin 20 yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız zilyet oldukları taşınmaza ev yaptıklarını, davalıların ise taşınmazda zilyet olmadıklarını, "... kızı ..."nin kim olduğunun bilinmediğini veya uzun yıllar önce ölmüş olduğunu ileri sürerek; taşınmazın tapu kaydının iptali ile her bir müvekkili adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.

2. Birleştirilen davada davacı vekili; Kahramanmaraş ili, Merkez ilçesi, ... Köyü 382 parsel sayılı taşınmazın "... Kızı ...’nin mirasçıları" adına kayıtlı olup İsmail Kılıç'ın 1987 yılında taşınmazını müvekkilinin babası İbrahim Akkoyun’a sattığını, devir senediyle müvekkilinin zilyet olduğunu, yirmi yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız kullanıp üzerine ev yaparak tasarrufta bulunduğunu, zilyetlik şartlarının oluştuğunu,"... kızı ..."nin mirasçılarının kim olduğunun bilinmediğini belirterek; taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.12.2018 tarihli ve 2014/39 Esas, 2018/545 Karar sayılı kararıyla; asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili; müvekkilinin ...'nin mirasçısı olduğunu, yargılama sırasında müvekkiline yapılan tebligatların usulsüz olup davadan kendisine gerekçeli kararın tebliğ edilmesiyle haberdar olduğunu, ... kızı ...'nin bilinen bir kişi olup yapılan imar uygulaması sonucu ... kızı ... mirasçıları adına tescilin devam ettiğini, tapuda intikal yapılmamış olmasının anayasal hak olan miras hakkına zarar veremeyeceğini, dava değeri üzerinden harcın hatalı hesaplandığını ileri sürerek; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.06.2021 tarihli ve 2019/1427 Esas, 2021/861 Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 23.01.2023 tarih 2021/8310 Esas, 2023/416 Karar sayılı bozma ilamıyla;
"... Türk Medeni Kanunu'nun 713/2 nci fıkrasında hüküm altına alınan ölüm sebebine dayalı tapu iptali ve tescil davalarında taşınmazın 20 yıllık zilyetlikle kazanılabilmesi için malik sıfatıyla en az 20 yıl zilyet olmanın yanında, taşınmaz kayıt malikinin ölmüş olması ve ölüm olayının dava tarihinden en az 20 yıl önce gerçekleşmiş olması şartı arandığını, kadastro sırasında, ölü olduğu anlaşılan ancak mirasçıları belirlenemeyen kişilerin adına tespit yapıldığı hallerde, kayıt maliki olarak her ne kadar ölü olan şahıs gözükse de aslında tespit edilen malikin ölü şahıs değil, onun mirasçıları olduğu, somut olayda da; 28.07.1970 tarihli kadastro tutanağı incelendiğinde, dava konusu gayrimenkulün soyadı bilinmeyen ... kızı ...’nin ceddinden intikalen ve taksimen 25 yılı mütecaviz bir zamandan beri nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla zilyet ve tasarrufunda iken, bilinemeyen bir tarihte ölümüyle verasetini adları bilinemeyen mirasçılarına terk ettiğinin muhtar ve bilirkişi beyanlarından anlaşıldığı, "ölü ... mirasçıları" adına tespiti yapılıp tapuya da bu şekilde mirasçıları adına tescil edildiği, buna göre, intikal yapılana kadar, dava konusu taşınmazın kayıt malikinin “... kızı ...” olmayıp, ...'nin mirasçıları olduğu, açık kimlik bilgileri tespit edilen “...” mirasçıları hayatta olup, davaya taraf olarak eklenmiş bulundukları, taşınmazın ... kızı ...'nin veya mirasçılarının ölüm nedenine dayalı olarak zilyetlikle kazanılması mümkün olamayacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, Yargıtay bozma ilamındaki gerekçelerle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; dava konusu taşınmazın "... kızı ..." tarafından ...'ye satılıp sonrasında da farklı kişilere satıldığı hususlarının yargılama sırasında da tekrarlandığını, davalıların hak iddialarının kötüniyetli olduğunu, son olarak da 1987 yılında İsmail Kılıç tarafından satın alınıp 1989 yılında üzerine ev yapıldığını, müvekkili ...'un ev olarak kullandığı taşınmazın babası tarafından 1976 yılında ...'den satın alınıp dava tarihine kadar da kullanıldığını, satın alındığından beri tüm vergilerinin de müvekkillerinden Hüseyin tarafından ödendiğini, ... kızı ...'nin mirasçılarının murislerinin ölümünden itibaren 20 yıl içinde herhangi bir hak talebinde bulunmadıklarını, kadastro tutanaklarından da taşınmazın kime ait olduğunun anlaşılamadığını, kazandırıcı zamanaşımı süresinin ise müvekkilleri yönünden dolmuş olması nedeniyle taşınmazın müvekkillerinin adına tescili gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/1 inci fıkrasındaki kazanmayı sağlayan zilyetlik ve ikinci fıkrasında yer alan, “…maliki 20 yıl önce ölmüş…” hukuki sebeplerine dayanılarak açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Olağanüstü Zamanaşımı” kenar başlıklı 713/1 inci maddesi hükmüne göre; “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir." 

Aynı maddenin 2'nci fıkrasında, "Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce (…) hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir." düzenlemesine yer verilmiştir.

4721 sayılı Kanunun 713 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "…ölmüş…" sözcüğü, Anayasa Mahkemesinin 17.03.2011 gün ve 2009/58 Esas, 2011/52 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiş ve kararın Resmî Gazete'de yayımlanacağı güne kadar yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmiştir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun,“Olağanüstü Zamanaşımı” kenar başlıklı 713/2 nci maddesinde yazılı "ölmüş" kelimesinin Anayasa Mahkemesince 17.03.2011 tarihinde iptal edilmesine rağmen bu tarihe kadar kazandırıcı zamanaşımı koşullarının gerçekleşmesi halinde tescil istemi hakkında karar verilmesi Yargıtay'ın ve Hukuk Genel Kurulu'nun yaygın içtihatları gereğidir.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA,

Onama harcı davacılardan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

09.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.