WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/1698 E.  ,  2024/2514 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1943 E., 2024/230 K.
DAVA TARİHİ : 03.10.2019
KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/584 E., 2021/516 K.

Taraflar arasındaki harici takas sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre taşınmazın iadesi ve bedel iadesi davasından dolayı İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyan Bölge Adliye Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı ... arasında düzenlenen bila tarihli protokol uyarınca; davalı ...'a ait Afyonkarahisar ili, Merkez ilçe, ... Mahallesi, 805 parseldeki, 3108 m² bahçe nitelikli taşınmazın 350.000,00 TL bedelle; davacı ...'ya ait 631 ada 198 parseldeki D Blok, 1 No.lu bağımsız bölümle 305.000,00 TL bedelle takas etmek konusunda anlaştıklarını, takas kapsamında aradaki 45.000,00 TL farkın da teslim edileceğinin protokolle belirlendiğini, müvekkili ...'nin edimini yerine getirip taşınmazını devrettiği, hatta kararlaştırılan 45.000,00 TL'den fazla 64.500,00 TL ödeme yapmasına rağmen, davalının taşınmazı devre yanaşmadığı gibi, fark olarak ödenen 64.500,00 TL'yi de iade etmediğini, takas kapsamındaki diğer taşınmazın ise üçüncü kişilere devredildiğini ileri sürerek; takas kapsamındaki her iki taşınmazın da maliklerinin tespit edilerek davaya dahil edilmelerini, protokol uyarınca 505 parsel sayılı taşınmazın müvekkili adına tescilini, sözleşmenin geçersizliği veya edimin ifasının talep edilemeyeceği mahkemece kabul edilecek olursa bu durumda sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmiş olması nedeniyle sözleşmenin feshedilerek, bu kez iade yükümlülüğü kapsamında 631 ada 198 parseldeki 1 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın müvekkili ... adına tescili ile ödenen fark bedel 64.500,00 TL'nin faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; huzurdaki davanın hukuki dayanaktan yoksun olup taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmesinin şart olduğunu, taraflar arasındaki takas sözleşmesi hukuken geçersiz olduğundan kural olarak resmi memur önünde yapılmayan harici satışa değer verilemeyeceğini, iptal ve tescil isteminde bulunulamayacağını, davacı tarafın aksi yöndeki taleplerinin mesnetsiz olup terditli taleplerin de yerinde olmadığını, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesi gerektiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava konusu 631 ada 198 parseldeki 1 numaralı bağımsız bölümün; S.S. ... Evleri Konut Yapı Kooperatifi adına kayıtlı iken 09/11/2018 tarihinde dahili davalı ...'ya, sonrasında 19/08/2019 tarihinde dahili davalı ...'a devredildiği, dahili davalıların kötüniyetli olduklarının davacı tarafça ispat edilemediği, tapu siciline güven ilkesi gereğince dahili davalıların iyiniyetinin korunması gerektiği, davacı tarafından davalıya ödendiği iddia olunan 64.500 TL yönünden dinlenen davacı tanıklarının yeminli alınan beyanlarında görgüye dayalı bilgilerinin bulunmaması, net beyanda bulunamamaları, davalı tanıklarının yeminli alınan beyanlarında davacı tarafından trampa sözleşmesinde belirtilen edimlerin yerine getirilmediğinin belirtildiği, davacı tarafından davalıya 64.500 TL'nin ödendiğine dair ispata elverişli belgenin dosyaya sunulmadığı, ödeme olgusunun davacı tarafça ispat edilemediği...” gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen İlk Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.11.2021 tarihli ve 2021/1349 Esas, 2021/1425 Karar sayılı kararıyla; "...Dava konusu 505 parselin dava tarihinde davalı adına kayıtlı olmadığı, davacının yapacağı basit araştırma ile güncel malikleri bilebilecek durumda olduğu, bu nedenle HMK'nın 124/4 hükmü uyarınca tarafta iradi değişikliğin şartlarının oluşmadığı, dava konusu bağımsız bölümün ve teditli davadaki 505 parsel sayılı taşınmazın güncel maliklerinin davaya dahil edilerek haklarında hüküm kurulmasının doğru olmadığı, terditli davada, davacının asıl talebinin esastan reddine karar verilmedikçe, fer'i talebinin incelenemeyeceği..." gerekçeleriyle; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kamu düzenine ilişkin nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/l-b-2 nci fıkrası uyarınca kaldırılarak, asıl davanın HMK'nın 114/1-d ve 115/2 nci fıkrası uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine, ..., ... ve ... hakkında usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından, haklarında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 15.06.2023 tarih ve 2022/559 Esas, 2023/3423 Karar sayılı ilamında; ''...Tapu iptali ve tescil davalarının kayıt malikleri aleyhine açılmasının zorunlu olup, öte yandan, 6100 sayılı HMK'da "dahili davalı" diye bir müessese bulunmayıp, ıslah suretiyle dahi tarafın değiştirilemeyeceği genel bir usul kuralı olduğundan, bir başka anlatımla zorunlu dava arkadaşlığı hariç bir kimseye dahili dava yoluyla taraf sıfatı verilmesi olanaksız olduğundan, davada taraf olmayan kişi hakkında hüküm kurulamayacağı, bu sebeple davaya sonradan dahil edilen ..., ... ve ... hakkında usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından haklarında hüküm kurulmasına yer olmadığına yönelik verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı;
Tapulu taşınmazların satışının, resmi şekilde yapılmadıkça hukuken geçerli sonuç doğurmayacağı, satın alana mülkiyet hakkı bahşetmeyeceği, taşınmazlar davalı ... adına tapuda kayıtlı olmadığından, asıl talebe yönelik olarak davalı ... hakkında açılan tapu iptali ve tescil davasının reddedilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı,
Davacı tarafın terditli talebine gelindiğinde; harici satışın hüküm ifade etmemesi durumunda tarafların verdiklerini geri alabileceği, 10.07.1940 tarihli ve 1939/2 E. - 1940/77 K. sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararına göre “Haricen yapılan (tapu memuru huzurunda yapılmayan) taşınmaz mal satışından dönüldüğünde, satış bedelini geri vermeyen taraf, parası geri verilinceye kadar yararlandığı ürünleri ödemek ve ecrimisil vermekle yükümlü değildir.” Şu halde, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararına göre geçersiz sözleşmelerde, her iki taraf verdiğini geri alabileceğinden, mahkemece davacının tazminat talebi hakkında inceleme yapılarak hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçeyle karar verilmesinin doğru görülmediği...'' gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Temyize Konu Edilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Yukarıdaki Dairemiz bozma ilamında belirtilen gerekçelerle ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararına göre geçersiz sözleşmelerde, her iki taraf verdiğini geri alabileceğinden, davalının ikrarı üzerine 10.000,00 TL. alacak yönünden davanın ispat edildiği, bakiye alacak yönünden ödemenin yazılı delille ve yemin deliliyle kanıtlanamadığı..." gerekçesiyle;
- Davacının asıl davasının davalı ... yönünden HMK'nın 114/1-d ve 115/2 nci fıkrası uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine,

- ..., ... ve ... hakkında usülüne uygun açılmış bir dava olmadığından haklarında hüküm kurulmasına yer olmadığına,

- Terditli olarak açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine,

- Davacının terditli alacak davasının kısmen kabulü ile 10.000,00 TL alacağın dava tarihi olan 03.10.2019 tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı ... Çakırdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; protokolün davalı ... ile yapılması sebebiyle davanın adı geçene yöneltildiğini, devir yapılan kişilerin ise kendilerince tespit edilemediğini, kaldı ki taraf sıfatının bulunmasının dava şartı olmayıp bu nedenle davanın usulden reddedilmesinin hatalı olduğunu, İstinaf Mahkemesinin bu hususa yönelik gerekçesinin yerinde olmadığını, terditli taleplerinin yeterince incelenmediğini, sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülüklerin müvekkilince yerine getirildiğini, sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülmesinin dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, davalının taşınmazı Kadir isimli kişiye devrettiğini, asıl dava reddedilmiş olsa bile sebebsiz zenginleşmeye dayalı alacak talebinin kabulü gerekeceğini, davalı ...'ın 10.000,00 TL kapora aldığını ceza dosyasında kabul ettiğini, 64.500,00 TL ödeme yapıldığının ise dosya kapsamıyla ispatlanmış olduğunu belirterek; hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, harici takas sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede harici sözleşme uyarınca devredilen taşınmazın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi ve bedel iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 124, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 706, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 213 (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 237.), 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60 ve 89 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.