7. Hukuk Dairesi 2024/1677 E. , 2024/2528 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/220 E., 2023/663 K.
DAVA TARİHİ : 06.04.2007
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında görülen ecrimisil istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin maliki olduğu dava konusu taşınmazın (258,96 m2) davalı tarafça semt spor sahası ve park olarak kullanılmak üzere kamulaştırıldığını, üzerine cafe, lokanta, spor alanları gibi tesisler yapıldığını, sonradan kamulaştırmadan vazgeçildiğini, ancak davalının taşınmazı herhangi bir hakka dayanmaksızın kullanmaya devam ettiğini belirterek, geriye doğru 5 yıl için 7.000,00 TL ecrimisilin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, daha sonra talebini 54.952,00 TL olarak güncellemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; haksız işgalci olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.10.2008 tarihli ve 2007/137 Esas, 2008/327 Karar sayılı kararıyla, davanın kabulüne, 18.02.2008 tarihli bilirkişi raporu gibi toplam 54.952,00 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 14.04.2009 tarihli ve 2009/20344 Esas, 2009/6615 Karar sayılı kararıyla; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı, mahkemece, benzer nitelikteki yerlerin işgal dönemindeki kira paraları araştırılarak ve kira sözleşmeleri getirtilerek bilirkişi incelemesi yaptırılması, mahallinde keşif yapılıp dava konusu taşınmazın büyüklüğü, işgal alanı, kullanım durumu gibi hususlar ve somut emsaller de dikkate alınarak işgal tarihindeki ilk dönem ecrimisil miktarının belirlenmesi, sonraki yıllar için ise ÜFE artış oranı tam olarak uygulanmak suretiyle takip eden dönemler için ecrimisil hesaplanması gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mahkemenin 24.12.2010 tarihli ve 2009/217 Esas, 2010/435 Karar sayılı kararıyla, davacının daha önce açtığı kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasında idarenin el atmasına rızası bulunduğunun kabulü gerekeceği, bu nedenle ilk davadaki dava tarihi olan 15.09.2006 tarihine kadar ecrimisil istenebileceğinin kabulü ile geriye dönük 06.04.2002 – 15.09.2006 tarihleri için toplam 25.014,18 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
4. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 28.02.2019 tarihli ve 2018/3107 Esas, 2019/2149 Karar sayılı kararıyla; mahkemece bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, tespit edilen emsaller arasında çelişkiler bulunduğu, bu çelişkiler somut veriler ışığında giderilmediği, dava konusu taşınmaza benzer nitelikte emsal taşınmazların tespiti ile bu taşınmazların dava konusu taşınmaz ile benzer ve farklı yanlarını tespit ederek, hükme esas alınacak emsal ya da emsallerin diğer emsallere nazaran neden üstün tutulduğunun da açıklanarak hükme elverişli rapor alınması ile, önceki bozma ilamında belirtilen yöntem ile ecrimisil belirlenmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bozma ilamı doğrultusunda emsal araştırması yapıldığı ve 23.12.2019 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, toplam 24.809,97 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyizinde, hükmün yargılama giderine ilişkin 3. fıkrasında “davacının yaptığı toplam 4.233,95 TL yargılama giderinin kabul / ret oranına göre 2.723,80 TL’sinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına” karar verilmiş olup, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılması gerektiğini, ecrimisil koşullarının oluşmadığını, bilirkişi raporuna itirazlarının gözetilmediğini, taşınmazın kısmen sit alanı kısmen de kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyanın incelenmesinde, hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde reddedilen kısım üzerinden hesaplanan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, "davalı üzerinde bırakılmasına" şeklinde karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yukarıda belirtilen temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde yer alan “davalı üzerinde bırakılmasına” ibaresinin çıkartılarak yerine “davacı üzerinde bırakılmasına” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, sair temyiz itirazlarının reddine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı Kanunu'nun 440 ıncı maddesinin 3 inci fıkrasının 1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!