7. Hukuk Dairesi 2024/1637 E. , 2024/2752 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/256 E., 2023/418 K.
DAVA TARİHİ : 04.09.2009
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; tarafların ortak murisi ... ...'in 04.09.2008 tarihinde ölümüyle, kat irtifakı ya da mülkiyeti kurulmamış olan 772 ada 16 parsel sayılı taşınmazın taraflara intikal ettiğini, davalıların 5 numaralı daireyi kullanarak dava konusu taşınmaza tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek; murisin ölüm tarihi ile dava tarihi arasındaki dönem için ecrimisile karar verilmesini istemiş, davalılardan tarafların annesi olan ... dava devam ederken vefat etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; davalılardan ...'in dava konusu adreste işgalci konumunda olmadığını, sahibi olduğu ... Toptan Pazarlama Ticaret adlı şirketinin işyeri merkezi olarak kullanmakta olduğunu, bu kullanımın, tarafların ortak murisi ... ... ile davalı ... arasında 01.04.2002 tarihinde imzalanan kira sözleşmesine dayandığını, sözleşme ile belirlenen kira bedelini davalı ...'nın diğer davalı olan annesi ...'e ödediğini, halen sürmekte olan kira sözleşmesinin haricinde herhangi bir ecrimisil talep edilmesinin mümkün olmadığını, davalı ...'in davacının ve diğer davalının annesi, muris ... ...'in eşi olduğunu, dava konusu mecurun müteveffayla davalı ...'ün uzun yıllardır aile konutları olduğunu, ecrimisil talebinin ancak kötüniyetli zilyede karşı ileri sürülebileceğini, davalı ...'in zilyetliğinin kötüniyete dayanmadığını, belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI:
Mahkemece, dava konusu bağımsız bölümün davalılar tarafından kullanıldığı ve tanık anlatımları ile intifadan men koşulunun gerçekleştiğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 04.09.2008 - 04.09.2009 arası dönem için davacı hissesine isabet eden 19.069,00 TL ecrimisilin 04.09.2009 tahakkuk tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak üzere davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 05.03.2020 gün ve 2018/6462 Esas, 2020/2221 Karar sayılı ilamıyla dava konusu, 772 ada 16 parsel sayılı 763 metrekare alanlı, kat irtifakı ya da mülkiyeti kurulmamış olan taşınmazda bulunan 5 No.lu daire olduğu, davalılardan ...’ün murisin eşi, davacı ile diğer davalı ...’nın ise murisin çocukları olduğu, dinlenen tanık beyanlarının intifadan men olgusunu ortaya koyduğu gözetilerek, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, dinlenen taraf tanıklarının beyanlarından intifadan men olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmiş ise hangi tarihte gerçekleştiği net olarak ortaya konulmadığından mahkemece, tanıklar yeniden dinlenerek intifadan men olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmiş ise hangi tarihte gerçekleştiği, duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya konulması gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Birleştirilen Dava
Davacı vekili 02.09.2014 tarihli dava dilekçesinde; 772 ada 16 parselde kayıtlı 8 numaralı daireye tarafların müştereken malik olduğunu, tarafların müşterek miras bırakanı ... ...'in vefatı üzerine davalıların bu konutta oturmaya devam ettiklerini ve hiçbir ecrimisil ödemediklerini, 04.09.2008- 04.09.2009 tarihleri arası döneme ilişkin ecrimisil davası açtıklarını, 05.09.2009 tarihinden bugüne kadar fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplam 110.000,00 TL ecrimisilin ödenmesi gereken her aydan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
C. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacının murisin ölümünden yaklaşık 1 ay sonra davaya konu taşınmazdan yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirmesi ile intifadan men olgusunun gerçekleştiği, davacının hissesi oranında ecrimisil talep edilebileceği gerekçesiyle; asıl davanın kabulüne, 04.10.2008 - 04.09.2009 tarihleri arasında işlemiş 23.540,00 TL'nin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleştirilen davanın kabulü ile 05.09.2009- 02.09.2014 tarihleri arasında işlemiş 154.580,00 TL'nin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 19.01.2023 gün ve 2022/4302 Esas, 2023/354 Karar sayılı ilamıyla; kanun yolları farklı olan her iki davayı ayırmak ve yargılamayı birbirinden bağımsız olarak sonuçlandırdıktan sonra asıl davanın temyiz incelemesi yapılması için Yargıtaya, tefrikine karar verilecek olan birleştirilen davanın istinaf incelemesi yapılması için Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerektiğinden, usule uygun tefrik kararı verilmeden dosyanın bir çıktısının alınarak asıl dava yönünden temyiz inceleme yapılması için Yargıtaya, birleştirilen dava yönünden ise istinaf incelemesi yapılması için Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
E. Tefrik Kararı
Birleştirilen İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/348 Esas sayılı dosyası, asıl dosyadan tefrik edilerek İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/340 Esasına kaydı yapılmıştır.
F. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkeme, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacının murisin ölümünden yaklaşık 1 ay sonra davaya konu taşınmazdan yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirmesi ile intifadan men olgusunun gerçekleştiği, davacının hissesi oranında ecrimisil talep edilebileceği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, 04.10.2008 - 04.09.2009 tarihleri arasında işlemiş 23.540,00 TL'nin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tanık beyanlarının çelişkili olduğundan ve yazılı bir delil de bulunmadığından intifadan men koşulunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya konulmadığını, müvekkilinin taşınmazda ikamet etmediğinden davanın husumetten redidedilmesi gerektiğini, fiili kullanıma ilişkin hiçbir delil sunulmadığını, belirlenen ecrimisilin kira bedellerinin üzerinde olduğunu, bilirkişilerin emsal değerlendirmesinin yeterli olmadığını, emsal gayrimenkullerin bilirkişiler tarafından görülmediğini, kararın hukuka aykırı olduğunu savunarak hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 995 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!