7. Hukuk Dairesi 2024/1629 E. , 2024/3068 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/216 E., 2023/419 K.
DAVALILAR : ... vekilleri Avukat ... vd., Sultanahmet Ve Cezri Paşa Vakfına İzafeten İstanbul Vakıflar Birinci Bölge Müdürlüğü vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 18.03.2013
KARAR : Davanın kabulü
TEMYİZ EDENLER : Davalılar vekilleri
Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesinin verilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin murisi olan ...’in 24.02.1950 tarihinde ölen Yorgi’nin oğlu olması nedeniyle tek mirasçısı olduğunu ve buna dair İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.09.1950 tarihli ve 1950/1473 Esas, 1950/1306 Karar sayılı hükmü ile mirasçılık belgesinin alındığını, ancak İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 21.04.1998 tarihli ve 1997/1044 Esas, 1998/439 Karar sayılı hükmü ile Yorgi’nin tek mirasçısının Hazine olduğuna karar verildiğini ve bu karara dayanarak murise ait İstanbul/Beyoğlu’nda bulunan, 126 ada 1 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tescil edildiğini, davacıların AHİM’e başvurarak mülkiyet hakkının ihlal edildiğine dair karar aldıklarını bunun üzerine 126 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali için İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2010/360 Esas sayılı dosyasında dava açtıklarını, bu davada kendilerine mirasçı olduklarına dair mirasçılık belgesi almak üzere süre verildiğini, bu nedenle İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1997/1044 Esas ve 1998/439 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali ile kök muris Yorgi Agnidis’in oğlu...’in mirasının davacılara ait olduğuna karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 12.10.2021 tarihli ve 2020/225 Esas, 2021/755 Karar sayılı kararı ile tanık beyanları ve toplanan deliller nazara alındığında kök muris Yorgo ile davacılar murisi... arasındaki ırsi ilişkinin kanıtlandığı, davacılardan ...'in 12.07.2017 tarihinde vefat ettiği nazara alınarak, İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/577 Esas ve 2018/633 Karar sayılı mirasçılık belgesi uyarınca geriye tek mirasçısı ve kızı olan ...'in kaldığı gözetilerek, kök muris ...'in mirası 4 pay kabul edilmek suretiyle, mirasın tamamının ...'e isabet ve aidiyetine karar verilerek İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1997/1044 Esas ve 1998/439 Karar sayılı veraset ilamının iptaline, kök muris ...'in mirası 4 pay kabul edilerek, tek mirasçısı... ölü olduğundan; kabul edilen 4 paylık miras hissesinin 1/4'ünün...'in eşi olan ..., kalan 3/4 miras hissesinin ise ...'e isabet ve intikaline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararları
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Dairemizin 28.12.2022 tarihli ve 2022/5553 Esas, 2022/8107 Karar sayılı ilamı ile somut olayda mahkemece 31.03.2022 tarihinde tefhim edilen kısa kararda kök muris ...’in mirası 4 pay kabul edilerek, tek mirasçısı... ölü olduğundan, kabul edilen 4 paylık miras hissesinin tamamının ...’e isabetine dair karar verilmiş olduğu halde; gerekçeli kararda, kök muris ...’in mirası 4 pay kabul edilerek, tek mirasçısı... ölü olduğundan, kabul edilen 4 paylık miras hissesinin 1/4’ünün... eşi olan ..., kalan ¾ miras hissesinin ise ...’e isabet ve intikaline karar verilmesi doğru görülmemiş, kısa karar ile gerekçeli karar çelişkili olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararına uyularak 1942 tarihi itibarıyla yabancıların Yunanistan'da miras yoluyla gayrimenkul edinmelerine bir engelin olmadığı belirtilmiş ayrıca işlem anında malların bulunduğu ülke hukukunun uygulanması gerektiği belirtildiğinden kök muris ... ile davacı taraf arasındaki ırsi ilişkinin kanıtlandığı ve Ekatarina Ağnidis'in vefat ettiği sabit olduğundan, ...'in mirası 4 pay kabul edilerek, tek mirasçısı olan... vefat etmiş olduğu tespit edilmiş olmakla, kabul edilen 4 paylık miras hissesinin tamamının ...'e isabet ve intikaline karar verilmiş, duruşma esnasında sehven eski hükmün hüküm kısmında kaldığı anlaşıldığından davacı tarafın tavzih talebi ile HMK'nın 305/a maddesi uyarınca hüküm gerekçeye uygun olarak düzeltilmiş, bozma ilamı uyarınca gerekçe ile hüküm arasındaki çelişki giderilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kararın yetersiz inceleme ve araştırma sonucu verildiğini, Yargıtay bozma ilamının gerekçesi olan kök muris Yorgo ile davacılar murisi ... arasındaki ırs ilişkisine ilişkin tereddütlerin giderilmediğini, yasal hasım olan ve yasadan kaynaklanan görevleri yerine getiren müvekkili idare aleyhine yargılama gideri ve avukatlık ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1997/1044 Esas sayılı mirasçılık belgesinin iptali davası davacılara husumet yöneltilerek açıldığı ve verilen kararın davacılar yönünden kesinleşmiş olması nedeniyle, bu mahkeme tarafından verilen kararın kesin hükmün sonuçlarını doğurduğu bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Rum asıllı olan Apostol'un 1898 doğumlu olduğu, etabli kayıtlarının bulunmadığı bu nedenle ülkemize dönüş hakkından mahrum kaldığı, davacı şahısların murisleri ...'in ise 1935 tarihinde evlenerek Türkiye'ye geldiği haksız yere taşınmazı iktisap ettiği, baba adı Yorgi, anne adının Katerina olduğu etabli kaydı alarak Adalar'da nüfusa kaydedilen Yorgi'nin mirasçı olamayacağı için mirasçılık belgesi iptal edilmiş olduğu önceki mahkeme kararları ile sabit olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesi talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun;
1. “Hüküm, hükmün verilmesi ve tefhimi” başlıklı 294 üncü maddesinde açıklandığı üzere mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur.
2. “Hükmün kapsamı” başlıklı 297 nci maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
3. “Hükmün yazılması” başlıklı 298 inci maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141 inci maddesi hükmü uyarınca, duruşmaların aleniyeti kuralı gereği, tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli kararın birbirine aykırı ve çelişik olmaması gerekir. Bu nedenle mahkeme hükmü tek olduğundan ve kısa kararla aynı sonuçları taşıyacağından kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişki halinde ortada yasaya uygun bir hükmün varlığından söz edilemez. Nitekim Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 10.04.1992 tarih ve 7/4 sayılı kararında, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni sayılacağı belirtilmiştir.
3. Değerlendirme
1. Somut olayda mahkemece 19.12.2023 tarihinde tefhim edilen kısa kararda kök muris ...'in mirası 4 pay kabul edilerek, tek mirasçısı... ölü olduğundan; kabul edilen 4 paylık miras hissesinin 1/4'ünün...'in eşi olan ..., kalan 3/4 miras hissesinin ise ...'e isabet ve intikaline dair karar verilmiş olduğu halde; gerekçeli kararda, kök muris ...’in mirası 4 pay kabul edilerek, tek mirasçısı... ölü olduğundan, kabul edilen 4 paylık miras hissesinin tamamının ...'e isabet ve intikaline karar verilmesi doğru görülmemiş, kısa karar ile gerekçeli karar çelişkili olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
2. Bozma nedenine göre davalıların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan Mahkeme kararının 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!