WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/1625 E.  ,  2024/2826 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ : 17.05.2021
SAYISI : 2014/648 E., 2021/56 K.
DAVA TARİHİ : 21.02.2013

Taraflar arasındaki asıl davada el atmanın önlenmesi ve ecrimisil, karşı davada alacak verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davada davacılardan ...’nin ecrimisil isteğinin kısmen kabul-kısmen reddine, 14 parsel sayılı taşınmazda davacı ...’nin (22663/24022) hissesine yönelik davalının müdahalesinin men’ine ve taşınmazdan tahliyesine; davacılardan ... yönünden; 12 parselde kayıtlı taşınmaz için krokisinde A harfi ile gösterilen, 13 parselde B harfi ile gösterilen, 16 parselde C harfi ile gösterilen yerlere davalının müdahalesinin men’ine ve taşınmazdan tahliyesine, davacılardan ... yönünden; 14 parselde kayıtlı taşınmaz için (563/24022) davacı hissesine yönelik davalının müdahalesinin men’ine ve taşınmazdan tahliyesine, karşı dava yönünden; davanın kabulüyle 1.510.000,00 TL’nin karşı dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte karşı davalı ... Genel Müdürlüğünden alınıp karşı davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı ..., ... Genel Müd. ve davalı-karşı davacı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin kayden maliki bulunduğu dava konusu taşınmazı, akaryakıt istasyonu olarak kullanılmak üzere dava dışı ... Personel Dayanışma ve Yardımlaşma Vakfına 27/11/1995 başlangıç tarihli işletme sözleşmesi ile kiraladığını, sözleşmenin bitim tarihinin 15/08/2012 olarak belirlendiğini ancak davalı şirket ile kurum arasında kira ilişkisinin kurulmadığını, kurum ile Vakıf arasındaki işletme sözleşmesinde alt kiraya verme konusunda bir hüküm yer almadığını, alt kira ilişkisi ilk kira sözleşmesi ayakta kaldığı sürece geçerli olduğunu, 27/01/2012 tarihli ihtarname ile dava dışı Vakfa 15/08/2012 tarihi itibariyle taşınmazın teslim edilmesi ve sözleşmenin yenilenmeyeceği bildirilirken 27/11/2012 tarihli ihtarname ile de davalı şirketten tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde taşınmazın tahliyesinin istenildiğini, sözleşmenin sona erdiğinin bildirilmesinden itibaren davalının çekişmeli taşınmazda fuzuli şagil olduğunu ileri sürerek el atmanın önlenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 12/11/2012 tarihinden tahliye tarihine kadar belirlenecek ecrimisil bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiş; karşı davanın ise reddini savunmuştur.

II. CEVAP
Davalı vekili; dava dışı Vakıfla aralarında işletme sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmenin bitim tarihinin 31/12/2011 olarak belirlendiğini, her iki sözleşmenin konusunun ... Ofisi A.Ş tarafından inşa edilen akaryakıt satış istasyonu ve eklentileri olduğunu, taşınmazın davalı şirket aracılığıyla işletilmesinin amaçlandığını,Vakfın akaryakıt satış istasyonu bayiilik lisansı olmadığından kira sözleşmesinin devri yoluna gidildiğini belirterek davanın reddini savunmuş, karşı davasında ise; kullanılan süre içerisinde mütemmim cüz niteliğinde olan, taşınmazın değerini artıracak imalatların yapıldığını, imalatların tespiti ile sebepsiz zenginleşme nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL'nin tahsilini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın fuzuli işgal nedeniyle el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkin olduğu, görevli ve yetkili Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gereğine değinilerek görev nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... katılma yoluyla davacı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesince; “…dava konusu 29216 ada, 3 parsel sayılı taşınmazda davacı kurumun kayıt maliki olduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının olmadığı, taraflar arasında kiracılık ilişkisinin bulunmadığı, dava dışı ... Personeli Dayanışma Vakfı ile davalı şirket arasındaki alt kira ilişkisinin 31/12/2011 tarihinde sona erdiği, davacı kurum tarafından davalı şirkete keşide edilen 27/11/2012 tarihli ihtarname ile tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde dava konusu taşınmazın tahliyesinin istenildiği ve eldeki davanın 21/02/2013 tarihinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) yürürlüğü döneminde açılarak sonuçlandırıldığı, davada 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 683 üncü ve devamı maddelerinde düzenlenen mülkiyet hakkına dayalı olarak el atmanın önlenmesi ve buna bağlı olarak ecrimisil isteğinde bulunulduğu, malvarlığına yönelik dava niteliği taşıdığı saptanarak HMK.'nın 2 nci maddesi doğrultusunda görev nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş olmasında ve diğer taraftan aynı yasanın 331 inci maddesi uyarınca yargılama giderleri ve bu giderlerden sayılan avukatlık ücretinin görevli ve yetkili görevli mahkemece değerlendirilmesi gereğine değinilerek hüküm kurulmuş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı…” gerekçesiyle davalı vekili ve katılma yoluyla gelen davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir.

B. Mahkeme Kararı
Görevsizlik kararı uyarınca dosyanın gönderildiği Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı-karşı davacının, dava konusu ... istasyonunu dava dışı ... Vakfından işletme devri yoluyla alıp çalıştırdığı, davacının Vakıfla sözleşmesini feshetmesi üzerine davalının bu yeri tahliye etmeyip fuzuli şagil durumuna düştüğü ancak davalı-karşı davacı şirketin mütemmim cüz niteliğinde taşınmazın değerini artırıcı imalatların değeri olan 1.510.000,00TL'yi talep edebileceği, son bilirkişi krokisinde belirtilen yerlerden davalı karşı davacının müdahalesinin önlenmesi ile taşınmazdan tahliyesinin gerektiği gerekçesiyle, asıl davada davacılardan ...’nin ecrimisil isteğinin kısmen kabul-kısmen reddine, 14 parsel sayılı taşınmazda davacı ...’nin (22663/24022) hissesine yönelik davalının müdahalesinin men’ine ve taşınmazdan tahliyesine; davacılardan ... yönünden; 12 parselde kayıtlı taşınmaz için krokisinde A harfi ile gösterilen, 13 parselde B harfi ile gösterilen, 16 parselde C harfi ile gösterilen yerlere davalının müdahalesinin men’ine ve taşınmazdan tahliyesine, davacılardan ... yönünden; 14 parselde kayıtlı taşınmaz için (563/24022) davacı hissesine yönelik davalının müdahalesinin men’ine ve taşınmazdan tahliyesine, karşı dava yönünden; davanın kabulüyle 1.510.000,00 TL’nin karşı dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte karşı davalı ... Genel Müdürlüğünden alınıp karşı davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda krokide E harfi ile gösterilen kısmın parselasyon planıyla (planda genişletilmek sureti ile yol olarak bırakılan) ... üzerinde kaldığı belirilmekte olmasına rağmen bu kısım yönünden davalının müdahalesinin önlenmesine ve tahliyesine karar verilmemiş olmasının hatalı olduğunu, davalı tarafından işgal edilen kısımda 29216 ada 14 parsel sayılı taşınmazda davacı ... Hazinesinin de payı olduğunu, bu parsel yönünden de müdahalesinin önlenmesi kararı verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, belirlenen alanlardan daha fazla bir alana tecavüzde bulunulduğunu, davacı ... lehine eksik vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davacı ... Genel Müdürlüğü temyiz dilekçesinde özetle; ecrimisil miktarının sadece dava tarihine kadar belirlenmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun hazırlandığı tarihe kadar tespit yapılması gerektiğini, yapılan işletme devir sözleşmesinde tesislerin mülkiyetinin müvekkile kuruma kalacağının belirlendiğini, yapıları davalının değil ...’yi Geliştirme ve ... Personeli Dayanışma ve Yardımlaşma Vakfının olduğunu, davada iki kere ıslah yapılmış olmasının hatalı olduğunu, tesisle ilgili yıkım kararı bulunduğunu, Mahkemenin bunu hatalı olarak değerlendirdiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

3. Davalı-karşı davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın sözleşme öncesinde taahhütnameyle belirlenen tarihten önce açıldığını, dava tarihinde müvekkilinin haksız işgalci olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kullanılan alanının yüzölçümünün ve ecrimisilin fazla hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava el atmanın önlenmesi ve ecrimisil; karşı dava ise sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak taleplerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır.

Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.

Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK’nın 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ... ve ... şirketi vekillerinin tüm, Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş olup kararın bu yönlerden onanması gerekmiştir.

3. Davacı Hazine vekilinin konusu 29216 ada 14 parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazda davacılardan ... ve Gençlik Spor Bakanlığı yönünden el atmanın önlenmesine karar verilmiş ise de aynı taşınmazda 398/12011 pay sahibi olan davacı ... yönünden el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken bu yönde bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR
(2) No.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... ve davalı ... şirketinin tüm, davacı Hazine vekilinin ise yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

(3) Numaralı bentte açıklanan nedenle davacılardan ... vekilinin temyiz talebinin kabulüyle hükmün BOZULMASINA,

Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.