WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/1610 E.  ,  2024/2782 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/344 E., 2022/35 K.
DAVA TARİHİ : 20.05.2011
KARAR : Davanın kısmen kabulü
Davacı, Davacı vekili

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, terditli olarak tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; 168 ada 13 parsel sayılı taşınmazda müvekkiline 01.10.1985 tarih ve 255 No.lu tapu tahsis belgesi ile 2981 sayılı Kanun uyarınca 400 m2 yerin tahsis edilip, bedeli müvekkili tarafından ödendiği hâlde dava konusu taşınmazın tapu devrinin gerçekleştirilmediğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil, bunun mümkün olmaması halinde aynı değerde, aynı nitelikte ve aynı genişlikle bir başka taşınmazın davacı adına tescilini, bunun da mümkün olmaması halinde arsanın dava tarihi itibariyle rayiç bedeli ile gecekondunun enkaz bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili, müvekkilinin bu dava bakımından sıfatının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... vekili, müvekkilinin tapu kayıt maliki olmadığı gibi tapu tahsis belgesinin ... Mal Müdürlüğü tarafından verildiğini ve ödemenin de Mal Müdürlüğüne yapılması nedeniyle müvekkilinin sıfatının bulunmadığını, kaldı ki dava konusu taşınmazın davacı adına tescil şartlarının oluşmadığını çünkü taşınmazın uygulama imar planında kentsel park alanında kaldığını ve dava konusu taşınmazın belediye tarafından kamulaştırılacağını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 04/09/2012 tarihli ve 2011/332 Esas 2012/347 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazda davalıların payının bulunmaması, dayanılan tapu tahsis belgesinin dava konusu taşınmaza ait olmaması ve dava konusu binanın dava dışı ... Belediyesince kamulaştırılması sonrasında ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/417 Esas, 2011/831 Karar sayılı dosyasında taşınmaz üzerinde bulunan bina ve ağaçlara ait kamulaştırma bedelinin tespiti ile bunların belediyeye teslimine karar verilmesi gerekçesiyle her iki davalı yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 04/09/2012 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 27.05.2013 tarihli ve 2013/6634 Esas 2013/7994 Karar sayılı kararıyla; işin esasının incelenerek taraf delilleri toplanıp değerlendirildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, somut olaya uygun olmayan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş belirtilerek hüküm bozulmuştur.

3. Mahkemenin 15/05/2014 tarihli ve 2014/145 Esas, 2014/272 Karar sayılı kararı ile önceki kararda direnilmiştir.

4. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.04.2018 tarihli ve 2017/14-2261 Esas, 2018/777 Karar sayılı kararı ile "somut olayda, ... Mal Müdürlüğü tarafından düzenlenen 01.10.1985 tarihli tapu tahsis belgesine dayanıldığı, davacıya Hazine adına kayıtlı 168 ada 13 parsel sayılı taşınmazdan 400 m2 yüzölçümünde yer tahsisinin yapıldığı, tapu iptali ve tescil davalarında mülkiyet hakkının aktarılmadığı iddiası esas olup bu hakkı aktarım borcu ise tapu malikine ait olacağı, davada husumetin davalı sıfatına sahip olan tapu malikine yöneltilmesi gerektiği, mahkemece davalı Hazinenin taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmesi doğru olmadığı, öncelikle tapu iptali ve tescil istemi yönünden araştırma yapılması, bunun mümkün olmaması hâlinde davacının tazminat talepleri hakkında bir karar vermek üzere işin esasının incelenmesi gerektiği" belirtilerek hüküm bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda tahsise konu yer ile davacıya ait gecekondunun bulunduğu yerin aynı yer olmadığı, tapu tahsis belgesinin tescili talep edilen yeri kapsamadığı ve davacıya ait gecekondunun dere yatağında kaldığı, tapu tahsis belgesindeki yerin imar planında park alanında kaldığı, tapu tahsis belgesine dayalı olarak tapu iptal ve tescil şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından tapu iptal ve tescil talebi ile aynı değer ve nitelikte bir taşınmazın davacı adına tescili talebinin reddine karar vermek gerektiği, tapu tahsis belgesi mülkiyet belgesi ya da mülkiyetin naklini sağlayan bir belge olmadığına göre hak sahibi mülkiyet hakkına sahip kişilerden farklı olarak taşınmazın rayiç bedelini değil ancak ödediği bedeli isteyebileceği, ancak ülkemizde yaşanan enflasyonun uzun yıllardan beri yüksek oranda seyretmesi nedeniyle paranın değer kaybı, bununla ters orantılı olarak devamlı düştüğünden paranın verildiği tarihteki alım gücü ile iade tarihindeki alım gücü çok farklı ve adaleti denkleştirmeyecek oranda az olduğu, dava konusu arsanın dava tarihi itibari ile rayiç bedelinin ve gecekondunun enkaz bedelinin davacıya ödenmesi talebi yönünden yapılan incelemede; davacının tapu tahsis belgesine dayalı olarak arsanın rayiç değerini isteyemeyeceği ancak tapu tahsis belgesi için ödediği bedelin denkleştirici adalet ilkesi gereğince hesaplanan karşılığını talep edebileceği, ayrıca gecekondunun enkaz bedelinin de istenemeyeceği, gecekondu yönünden dava dışı ... Büyükşehir Belediyesinin yapmış olduğu kamulaştırma işlemi çerçevesinde gecekondu için bedel ödenmiş olduğu, davacının tapu tahsis belgesi için ödediği toplam 222.000 ETL bedelin ödeme tarihinden dava tarihine göre enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar gibi çeşitli ekonomik etkenlerin dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucu bedelin 1.239,81 TL olduğu, davacının bir kısım ödemeleri Hazine'ye bir kısım ödemeleri ... Belediyesi'ne yaptığı dikkate alınarak tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat talebinin kısmen kabulüne, 1.239,81 TL'nin; 1.150,44 TL'sinin davalı ... Hazinesinden, 89,37 TL'sinin davalı ... Belediyesinden dava tarihi olan 20/05/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin kendisine tahsis edilen yere gecekondu yapmadığını, gecekondu yaptığı yer için kendisine tapu tahsis belgesi verildiğini, ayrıca ikisinin farklı yerlerde olmasının tapu tahsis belgesini hükümsüz hale getirmeyeceğini, aradaki farklılık araştırılmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli ve 1996/14- 763- 864 sayılı kararı.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.