7. Hukuk Dairesi 2024/1580 E. , 2024/2722 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/84 E., 2019/320 K.
DAVACILAR-BİRLEŞTİRİLEN
DAVALI-BİRLEŞTİRİLEN
DAVA TARİHİ : 21.02.2008
KARAR: Davanın reddi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tenkis davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı ... asıl davadaki dilekçesinde; mirasbırakan annesi Kamuran’ın 08.02.2008 tarihinde öldüğünü, ölüm haberinden sonra mirasbırakana ait eve gittiğinde davalı kurumun talimatı ile eve giremediğini, bunun üzerine yaptığı araştırmada mirasbırakanın tüm malvarlığını davalıya bağışladığını öğrendiğini, saklı payının ihlal edildiğini ileri sürerek, mirasbırakanın terekesinin tespiti ile saklı payına tecavüz eden kısmın tenkisini talep etmiştir.
2. Davacı ... birleştirilen davadaki dava dilekçesinde; mirasbırakan Kamuran’ın 14.02.1989 tarih ve 5444 ve 5445 yevmiye no’lu vasiyetnameler ile mal varlığını davalı kuruma muvazaalı olarak vasiyet ettiğini, vasiyetname tarihinde hukuki işlem ehliyetinin bulunmadığını, saklı payının ihlal edildiğini ileri sürerek, anılan vasiyetnamelerin iptalini, davalıya ödenen bedelin tazminini, olmazsa tenkisini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, murise ait 8 no’lu bağımsız bölümün ölümünden çok önce 1989 yılında kurum adına tescilinin yapıldığını, murisin saklı payı etkisiz kılma amacı ile hareket ettiğinin kanıtlanması gerektiğini, iddiaların dayanaksız olduğunu ileri sürerek asıl ve birleştirilen davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2016 tarihli ve 2008/53 Esas, 2016/661 Karar sayılı kararıyla; asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulü ile; vasiyetnamenin iptali isteminin reddine, tenkis isteminin kabulüne, 170.145,26 TL’nin davalıdan tahsili ile ...’in mirasçılarına miras payları oranında ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 06/06/2017 tarihli ve 2017/570 Esas, 2017/666 Karar sayılı kararıyla; davacı tarafın yaptığı istinaf başvurusunun usulden, davalı tarafın yaptığı istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 20.12.2018 tarih ve 2017/4075 Esas, 2018/15811 Karar sayılı ilamında; davacı ...'un vefatı sonrası terekeye temsilci atanmış olduğundan davayı takip yetkisi sona eren davacı ... ( mirasçı ) vekilinin temyiz dilekçesinin reddine,
3. Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden ise, mirasbırakan tarafından 07.02.1989 tarihinde bağışlanan bağımsız bölüm ile 2004 yılında yapılan para bağışlarının tenkise tabi olabilmesi için davacının TMK’nın 565/4. maddesi uyarınca murisin saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla bu bağışları yaptığını kanıtlaması gerektiği, mirasbırakanın tüm malvarlığını devretmesinin doğrudan o amaçla hareket ettiğini her durumda göstermeyeceği, mirasbırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla hareket edip etmediğinin saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden davacıların dosya kapsamı itibariyle mirasbırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla tasarrufta bulunduğunu usulüne uygun ve yasal delillerle kanıtlayamadıklarını, bu nedenle davacı tarafın tenkis talebinin yerinde olmadığı, birleştirilen dava yönünden davacı tarafın, mirasbırakanın ölümünden önceki döneme ilişkin tedavi olduğu hastaneleri bildirmedikleri ve buna yönelik herhangi bir belge sunmadıkları, fiili ehliyetsizliğe dayalı iddialarını yasal ve usulüne uygun delillerle ispat edemedikleri, vasiyatnameye konu ev eşyalarına yönelik istemlerinden feragat ettikleri, diğer vasiyetnameye konu olan aracın ise mirasbırakan tarafından sağlığında satılması nedeniyle bu vasiyetnamenin de geçersiz hale geldiği, vasiyetnamenin iptali talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Bir kısım davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; mirasbırakanın sağlığında yapmış olduğu tasarrufların saklı pay kurallarını etkisiz kılma niteliğinde olduğunu, mirasbırakanın tüm malvarlığını ortadan kaldırma suretiyle temliklerde bulunduğunu, bozma ilamına uyulmasına rağmen yeniden tanık dinlenilmeden karar verildiğini, daha önce dinlenen tanıkların ek bilgisine başvurulması gerektiğini ileri sürerek kararın müvekkilleri lehine bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tenkis istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 565 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bir kısım davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!