7. Hukuk Dairesi 2024/1573 E. , 2024/3087 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/208 E., 2023/985 K.
ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVADA
BİRLEŞTİRİLEN 2008/138 ESAS SAYILI DAVADA
DAVALILAR: ... vd. vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 10.03.2004
KARAR : Asıl ve birleştirilen davanın husumet yokluğundan reddine
Taraflar arasında mirasta adi istihkak, ecrimisil ve vekaletsiz iş görmeden kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı tereke temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı ... asıl dava dilekçesinde; babası...'ın 13.09.2003 tarihinde vefat ettiğini, 29.08.2003 tarihinden bu yana babasının gelirleri, giderleri ile ilgilenen ...'dan olma üvey kardeşi ...'a ihtarname gönderdiğini, babasının gelirinden, rızası olmaksızın ana bir kardeşleri olan varislere 5.451,50 TL nakit emanet verdiğini, yine 1.680,00TL bağış ve hediye yapıldığını, murise ait BMW marka otomobile 2.449,00TL bakım ve 280,00TL yakıt olmak üzere 2.729,00 TL ödeme yaptığını, murisin 4 sabit ve 1 cep telefonu ile bir kere bile konuşmadığı halde 556,30 TL ödeme yaptığını, murisin gelirlerinden 824,00 TL alıp kendi Bağkur borcunu ödediğini, ayrıca murise 33.245,60 TL (40000 DM) borcu olduğunu belirterek toplamda 44.486,40TL’nin davalıdan alınarak bu gelirin varislere dağıtılmasını istediğini, ayrıca terekenin korunmasına yönelik murise ait araca, silaha ve gayrimenkullere ihtiyati tedbir konulmasını, murisin çalışma ofisi olarak kullandığı dükkanların kapatılıp mühürlenmesini, miras paylaşılana kadar kira gelirlerinin mahkemenin atayacağı tarafsız bir bilirkişi-kayyuma verilmesini, murise ait gelir ve giderlerin incelenerek davalının yapmış olduğu gereksiz ödemelerin tespiti ile tespit edilecek miktarın varislere adil bir şekilde dağıtılmasını talep etmiştir.
2. Mahkemece, terekeye ilişkin talepte bulunulduğundan 18.05.2004 tarihinde görevsizlik kararı verilmiş, bu kararın Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 20.09.2004 tarihli kararı ile bozulması üzerine, mahkemece terekenin tasfiyesi, defter tutulması ve korunmasına yönelik talepler yönünden tefrik kararı verilmiştir.
3. Birleştirilen 2008/136 esas sayılı dosyada davacı ...(ismi değişmeden önce ...), davalı ... aleyhine dava açarak, asıl dava ile talep ettiği edinimler dışında davalının terekeye ait gayrimenkulleri ve araçları kullanması nedeniyle kira bedellerini ödemesini, ayrıca murise ait dükkanın içindeki malları boşalttığından buradaki malvarlığı değerinin ödenmesini ve 2003 yılından itibaren miras gelir ve kiralarından elde ettiği edinimlerin tümünün tespiti ile terekeye iadesini istemiştir.
4. Birleştirilen 2008/137 Esas sayılı dosyada davacı ...(ismi değişmeden önce ...), üvey annesi ve üvey kardeşleri olan mirasçılar aleyhine dava açarak, tereke mallarının kullanımı nedeniyle kira bedeli ödemelerini, mirasa ait edinimlerin tümü hakkında 28.03.2003 tarihinden itibaren, miras alacaklarından, miras gelirlerinden ve kira bedellerinden kaç para topladıkları ve hangi mirasçıya kaç para verdiklerinin hesabı ile tereke gelirinden eksik alanların tespiti ile fazla alanların edinimlerinden ödenmesini istemiştir.
5. Birleştirilen 2008/138 Esas sayılı dosyada davacı ...(ismi değişmeden önce ...), diğer davalıların vekilleri olan ... ve ... aleyhine dava açarak, terekeye temsilci atanması dosyasında dosyayı temyiz edip daha sonra karar düzeltme yoluna başvurmaları nedeniyle uzamasına sebep oldukları, bu süreçte terekenin sahipsiz kaldığını, yalan beyanlarla tüm mirasçılar adına kira sözleşmeleri yaptıklarını, vekaletsiz iş görme suretiyle kira bedellerini topladıklarını belirterek, davalıların fazla edinimlerinin tespiti ile miras ortaklığına teslim edilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar, asıl ve birleştirilen davalarda davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.03.2018 tarihli ve 2004/478 Esas, 2018/196 Karar sayılı kararıyla; asıl davanın kısmen kabulü ile 3.180,00 TL alacağın davalıdan alınarak Konya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2003/1239-1158 E-K sayılı veraset ilamındaki payları oranında mirasçılara dağıtılmak üzere davacı tereke temsilcisine verilmesine, birleştirilen davaların ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tereke temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 21.06.2021 tarih ve 2018/4139 Esas, 2021/4188 Karar sayılı kararı ile; davacı ...’nin bildirdiği tanıkların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 241 inci madde hükmü de gözetilmek suretiyle usule uygun şekilde dinlenmek suretiyle varılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dava ve birleştirilen Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/137 Esas ve 2018/136 Esas sayılı dosyaları yönünden davacının yasa gereği terekeyi üçüncü kişilere karşı temsilen mahkeme tarafından atanmış olduğu, terekenin mevcut mirasçılarının kendi aralarındaki ihtilaflarda tereke temsilcisinin her harhangi bir dava ve temsil ehliyetinin olmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı ve husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, birleşen aynı mahkemenin 2008/138 Esas sayılı dosyası yönünden ise dava değerinin tanıkla ispat sınırının üzerinde olduğu, tanık dinlenemeyeceği, başkaca delillerle de davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tereke temsilcisi ... (...) temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Bozma ilamına uyulduğu hâlde dosyaların hiç birinde tanık dinlenmediğini, bozmaya fiilen uyulmamış olduğunu, 12.500,00 TL değerin onlarca tereke kiracısının toplam alacağı olarak gösterildiğini, bu nedenle tanıkla ispat edilebileceğini, asıl ve birleştirilen davaları davacı mirasçının açtığını, buna rağmen davayı açanın mirasçı olmadığı gerekçesiyle ret kararı verilmesinin isabetli olmadığını, mirasçının açtığı tüm davalara tereke temsilcisinin icazet vererek davacı sıfatını kazandığını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davalarda mirasçılar arasında adi istihkak, ecrimisil ve vekaletsiz iş görmeden kaynaklanan tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Terekeye veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı dava açan yasal veya atanmış mirasçının mirasçılıkta üstün hak iddiası bulunmuyorsa açılan dava adi istihkak davası olarak adlandırılmaktadır. Adi istihkak davasında miras sebebiyle istihkak davasından farklı olarak mirasçılıkta üstün hak iddiası bulunmadığı gibi mirasçılık sıfatıyla ilgili uyuşmazlık da mevcut değildir. Mirasçıların istihkak davası açması her zaman imkan dahilindedir.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 640 ıncı maddesi
3. Değerlendirme
1. Birleştirilen 2008/136 Esas, 137 Esas ve 138 Esas sayılı dosyalar yönünden yapılan incelemede; miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa 5236 sayılı Yasa ile eklenen ek 4 üncü madde gereğince HUMK’nun 427 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar birleştirilen 2008/136 Esas sayılı dosya yönünden 7.000,00 TL, birleştirilen 2008/137 Esas sayılı dosya yönünden 7.600,00 TL, birleştirilen 2008/138 Esas sayılı dosya yönünden ise 12.500 TL olup İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi olan 2023 yılı itibari ile kesinlik sınırı olan 12.950 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle birleştirilen dosyalar yönünden temyiz dilekçesinin değerden reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Asıl dava yönünden ise; asıl ve birleştirilen davaların tümünün mirasçılardan ... tarafından açıldığı, ancak mahkemece 14.05.2013 tarihli celsede davacının davacı sıfatından çıkartılmasına karar verildiği, devam eden yargılama sürecinde davanın değişen tereke temsilcileriyle takip edildiği, en son tereke temsilcisinin davayı açan mirasçı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece mirasçılar arası davalarda tereke temsilcisinin husumet ehliyeti bulunmadığına ilişkin ret kararı verilmişse de hükmün isabetli olduğunu söyleme imkanı bulunmamaktadır. Davacı mirasçının, dava tarihi itibariyle hem kendi miras payına yönelik hem de tüm mirasçılar adına talepte bulunması ve devam eden süreçte terekeye temsilci atanmış olması nedeniyle tereke adına talepte bulunduğundan istemlerin tereke adına incelenmesi gerekir. Hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Birleştirilen 2008/136 Esas, birleştirilen 2008/137 Esas ve birleştirilen 2008/138 Esas sayılı davalar yönünden tereke temsilcisinin temyiz dilekçesinin değerden REDDİNE,
Asıl dava yönünden temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!