7. Hukuk Dairesi 2024/1558 E. , 2024/2378 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/8 E., 2024/41 K.
DAVA TARİHİ : 09.09.2014
KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasında temyiz incelemesinden geçen ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 103 ada 7 parselde kayıtlı taşınmazın hisseli maliki olduğunu, dava konusu taşınmazdaki 74 m2 hissenin dava dışı ... Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi tarafından 08/07/2014 tarihinde 8.000,00 TL bedelle davalıya satıldığını, TMK.733/2 maddesi gereğince satışın müvekkiline noter kanalıyla bildirilmediğini belirterek, davalı adına İzmir ili, Aliağa ilçesi, ... Köyü, 103 ada 7 parselde kayıtlı 74 m2 hisseli tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuda tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın yasal sürede açılmadığını, davacının iş bu davayı açmasında hukuki yararı olmadığını, taşınmazın 30 yılı aşkın bir zamandan beri fiilen taksim edildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 16.03.2016 tarihli ve 2014/303 Esas, 2016/97 Karar sayılı ilamı ile davanın fiili taksim nedeniyle reddine dair verilen karara karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 17.09.2019 tarihli, 2016/13216 Esas, 2019/5373 Karar sayılı ilamında; somut olayda taşınmaz üzerinde asıl davacının fiilen kullandığı bir yer olmadığından fiili taksim koşullarının asıl davacı yönünden gerçekleşmediği ve davanın bu nedenle reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece, 23.03.2022 tarihli 2020/484 Esas 2022/214 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 23.03.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 21.11.2022 tarihli, 2022/4174 Esas, 2022/7064 Karar sayılı ilamı ile; konusunda uzman bilirkişiden denetime elverişli şekilde rapor alınarak; resmi senette yazılı satış bedeli ile tapu masrafı toplamı olan 8.160,00 TL'nin ön inceleme tarihi olan 15.04.2015 tarihinden itibaren depo edildiği 01.03.2022 tarihine kadar geçen sürede vadeli bir mevduat hesabına yatırılması halinde getireceği nemanın bilirkişiye hesaplattırılarak tespit edilecek bedel depo edildikten sonra işin esası hakkında bir hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin 17.01.2024 tarihli ve 2023/8 Esas, 2024/41 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hesaplanan nema bedelinin davalının fakirleşmesini önleyemediğini, memur maaşlarının aradan geçen sürede 14,5 kat arttığını, ancak hesaplanan rakamın adil olmadığını, ayrıca bilirkişinin sanki bedeli bankaya yatırmışız gibi bir de stopaj kesintisi ile hesaplama yapmasının da doğru olmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 4721 sayılı TMK’nın 732’nci, 733’üncü ve 734’üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!