7. Hukuk Dairesi 2024/1551 E. , 2024/3202 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/288 E., 2023/843 K.
DAVA TARİHİ : 07.09.2005 ve 26.02.2008
KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında görülen meraya elatmanın önlenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı ... (Değişen Davacı ... Tüzelkişiği) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı ... vekili, davalı ... Köyünün 2004 yılında Kadastro Müdürlüğünce tespit olunan kadastro çalışma alanı sınırını lehlerine mera ve otlakiye kazanımı olarak değerlendirmek suretiyle davacı köyün kadim kullanımında bulunan ve adına Gümüşhane İl Özel İdaresinde 716 tahrir No'su ile yayla vasfı ile kayıtlı hudutları yazılı 100 hektarlık mera ve otlakiyelerine müdahale ettiğini, davalı köyün yayla vasfı ile davacı köy adına kayıtlı yaylaya vaki bu müdahalerinin haksız ve sebepsiz bir müdahale niteliğinde olduğunu belirterek, müdahalenin men'ine karar verilmesini istemiştir. Yağmurdere Köyü Muhtarı 23.10.2012 tarihli dilekçesi ile davadan feragat etmiştir.
2.Birleştirilen Gümüşhane Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/107 Esas sayılı dosyasında davacı ... vekili, ... Kadastro Müdürlüğünün yapmış olduğu çalışmalar neticesinde merkez ... Köyü 119 ada 1 ve 2, 121 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların tespitinin hatalı yapıldığını söz konusu yerlerin davacı köy tarafından kullanıldığını, mera vasfında olduğunu belirterek, dava konusu parsellerin davalı ... Köyü kadastro alanından çıkarılıp davacı ... sınırlarına alınmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Köyü vekili davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği dava konusu 119 ada 1 ve 121 ada 1 parsel sayılı taşınmazların mera vasfı ile köyleri adına, 119 ada 2 parselin ... adına tespit gördüğünü, davada idari sınırların tespitinin talep edildiğini, bu hususta Kadastro Mahkemesinin görevli olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
3.Davalı Hazine vekili, 119 ada 1 ve 121 ada 1 sayılı parseller yönünden davaya dahil olduklarını, söz konusu yerlerin Gümüşhane il sınırında kaldığını, bu yerlere ilişkin olarak Kadastro Mahkemesinin 2004/123 Esas sayılı dosyası ile yapılan itirazın reddine karar verildiğini, anlaşmazlığın kesin hükme bağlandığını, aynı yerlerin tekrar dava edilmesinin yersiz olduğunu beyanda davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI:
Mahkemenin 03.04.2018 tarihli ve 2008/128 Esas, 2018/307 Karar sayılı kararıyla; "davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı ... Köyü 119 ada 1 parsel numaralı taşınmazdaki davalı köy tüzel kişiliğine ait olan mera kaydının iptali ile davacı ... Belediyesi Tüzel Kişiliği (Erikli Mahallesi) lehine olarak sınırlandırılarak mera siciline kayıt ve tesciline, ... Köyü 121 ada 1 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin raporuna ekli krokide belirtilen alan kapsamında bulunmadığı anlaşıldığından bu parsel yönünden davanın reddine, ... Köyü 121 ada 2 parsel yönünden davacının davasını geri aldığı anlaşıldığından, bu parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen dava davacısı Yağmurdere Köyü Tüzel Kişiliğinin açmış olduğu meni müdahale davasında yargılanma aşamasında feragat ettiği anlaşıldığından açılan meni müdahale davasının reddine" karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 03.04.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... Köyü vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 14 Hukuk Dairesi 08.07.2020 tarih ve 2018/5326 Esas, 2020/4502 Karar sayılı ilamında; "... Mahkemece, 07.06.2014 tarihinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerden...ve ... talep ve dava konusu yer hakkında bir bilgilerinin olmadığını beyan etmiş, hüküm tek mahalli bilirkişi olarak dinlenen Hamdi Gündoğdu'nun beyanı ve aynı kelimelerle ifade edilen davacı köy tüzel kişiliğinin adlarını bildirdiği tanıkların beyanları ile kurulduğu,
3.Dava konusu yerin birleştirilen dava davacısı olan Erikli Köyü Tüzel Kişiliğinin kadimden beri yararlandığı mera olduğunun yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca çevre köylerden seçilecek mümkün olduğunca yaşlı, tarafsız kişilerin beyanları ile araştırılması gerektiği,
4.Mahkemece yeniden kaymakamlık veya valilikten sorulmak suretiyle yöreyi bilen, taraflarla menfaat ve hak çatışması olmayan en az 3 kişilik bilirkişi listesi temin edilmek suretiyle yerin kadimden beri kimin kullanımında olduğunun belirlenerek bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
5.Kabule göre de; Bir köy ya da belediye sınırları içinde kalan mera, yaylak ve kışlaklar üzerinde bir başka köy veya belediyenin de intifa hakkı olabileceği kabul edilmiş, idari sınırların aidiyetinin belirlenmesinde önemi olmadığı vurgulanmıştır. İdari sınırlar sadece yetkili mahkemenin saptanmasında önem arz eder. Mahkemece meranın kullanımına ilişkin olarak hak bahşettiği anlaşılmayan hudutnamenin hüküm kurulurken esas alınmış olması da doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkeme, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "... feragat edilen dosya yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, hüküm kısmında yer alan 121 ada 1 ve 121 ada 2 nolu parseller yönünden davanın reddine ve karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu hükümler yönünden bozma kararının olmadığının görüldüğü, çekişme konusu 119 ada 1 nolu parselde yayla evi olarak taştan yapılan ev kalıntılarının olduğunun gözlemlendiği, ziraat bilirkişisi tarafından hazırlanan raporda bu durumun açıkça gösterildiği, hazırlanan fen raporunda tarafların obalarının (yazlık yerleşim yerlerinin) davaya konu meraya 550 ve 375 metre mesafede oldukları, dinlenen mahalli bilirkişiler beyanlarında bu yerin Erikli Köyü ve ... Köyü sakinlerince ortaklaşa kullandığının belirtildiği, her ne kadar davacı vekilince davalı tarafın yerleşim yeri ile mera arasında eğim farkının olduğu belirtilerek ek rapor alınması talep edilmiş ise de meranın hayvan otlatmak, hayvanların serbestçe dolaşması için kullanılan yerlerden olup hayvanların geçmesine engel oluşturacak derecede doğal engel şeklinde bir eğimin olmaması, beyanları muteber kabul edilen bilirkişilerin beyanlarında ortaklaşa kullanım durumundan bahsetmeleri karşısında itirazın yerinde olmadığı,ek rapor alınmasının dosyaya katkısının olmayacağı değerlendirilmiş, buna göre toplanan delillerden meranın her iki tarafça hayvan otlatmak suretiyle eskiden beri kullanıldığı, tarafların arasında niza olduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığı, her iki tarafın yerleşim yeri arasında meraya ulaşım noktasında doğal engel bulunmadığı ve bu nedenle meranın her iki tarafın ortak kullanımında olduğunun tespiti gerektiği..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ... (Değişen Davacı ... Kişiği) vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalı ... Köyünün kendi adlarına mera kaydı tespiti yapılmasına dair bir talep ve davaları bulunmadığını, Mahkemenin bu hususları gözetmeden davalı köy adına da kullanım hakkı verecek şekilde müşterek olarak mera siciline tescil hakkı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı ve davalı köyülerin dava konusu yere konum ve uzaklıklarının dikkate alınmadığını, merayı müvekkil Erikli Köyünün (Araklı Belediyesi) kadimden beri kullandığını, eski tapu kayıtlarının da bu kullanımı kanıtladığını, müvekkili yönünden kullanım hakkı verildikten sonra davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meraya el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Mera, bir veya birden fazla köy veya kasaba halkına bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş ya da kadimden beri hayvan otlatmak amacıyla kullanılan, hak sahiplerinin üzerinde intifa hakkı olan arazi parçasıdır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera, yaylak ve kışlaklar özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz (4342 sayılı Mera Kanunu m.3,4).
31.05.1965 tarihli ve 4/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile “...tek başına bir köye ait bulunan mera, yaylak ve kışlakların tümünün veya bir parçasının bir başka köy sınırı içine alınmış olması halinde, sınır değişikliğinin ikinci köye bir yararlanma hakkı sağlamayacağı ve ilk köyün eskiden olduğu gibi bu yerlerden tek başına yararlanacağı” öngörülmüş olup, bu karar 4342 sayılı Mera Kanununun 29. maddesi ile de yasa hükmü haline gelmiştir. Böylece, bir köy ya da belediye sınırları içinde kalan mera, yaylak ve kışlaklar üzerinde bir başka köy veya belediyenin de intifa hakkı olabileceği kabul edilmiş, idari sınırların aidiyetin belirlenmesinde önemi olmadığı vurgulanmıştır. İdari sınırlar sadece yetkili mahkemenin saptanmasında önem arz eder.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .
2. Mahkemece dava konusu Gümüşhane ili, Merkez ilçesi, ... Köyü, 119 ada 1 parsel numaralı taşınmazdaki davalı Köy Tüzel Kişiliğine ait olan mera kaydının iptali ile keşif sonrası hazırlanan 28.07.2023 tanzim tarihli fen bilirkişisi heyet raporu ekinde bulunan krokide "E" ile gösterilen ve kırmızı çizgi ile sınırlandırılan yerin davalı ... Köyü ile davacı ... Belediyesi Tüzel Kişiliği (Erikli Mahallesi) lehine müştereken mera siciline kayıt ve tesciline, karar verilmiştir. 119 ada 1 parsel numaralı taşınmazda 28.07.2023 tanzim tarihli raporu ekinde bulunan krokide "E" ile gösterilen ve kırmızı çizgi ile sınırlandırılan yerin dışında kalan kısmın akıbeti hususunda bir hüküm kurulmamış olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının 1 numaralı bendi çıkartılarak yerine “Dava konusu Gümüşhane ili, Merkez ilçesi, ... Köyü, 119 ada 1 parsel numaralı taşınmazda keşif sonrası hazırlanan 28.07.2023 tanzim tarihli fen bilirkişisi heyet raporu ekinde bulunan krokide "E" ile gösterilen ve kırmızı çizgi ile sınırlandırılan yerin davalı Köy Tüzel Kişiliğine ait olan MERA KAYDININ İPTALİ ile, davalı ... Köyü ile davacı ... Belediyesi Tüzel Kişiliği (Erikli Mahallesi) lehine müştereken MERA SİCİLİNE KAYIT VE TESCİLİNE, kalan kısmın mera kaydının ipkasına" yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!