7. Hukuk Dairesi 2024/1541 E. , 2024/2331 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2070 E., 2022/1745 K.
DAVA TARİHİ : 15.12.2020
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/474 E., 2022/230 K.
Taraflar arasındaki asıl davada el atmanın önlenmesi, karşı davada TMK'nın 725 inci maddesi uyarınca temliken tescil istenmesinden dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalılar-karşı davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar-karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 107 ada 16 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, 107 ada 17 parselin ise davalılar murisine ait olduğunu, davalı taşınmazındaki ahşap evin 3,12 m²’lik kısmının davacı taşınmazına tecavüzlü olduğunu, bu tecavüz nedeniyle imar parselinin cephesinin daraldığını belirterek davacı taşınmazına ortak sınırdaki mevcut ahşap evin 3,12 m²'lik kısmı yönüyle yapılan el atmanın önlenmesine, tecavüz eden 3,12 m²'lik kısmın yıkılarak eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar-karşı davacılar vekili cevap-karşı dava dilekçesinde; bahsi geçen binanın 1985 yılında yapılırken zamanın şartlarına uygun olarak ölçümlerin yapıldığını, belediyeye ilgili müraacatların yapıldığını, belediyenin denetim ve kontrolü altında ruhsatı alınarak imara uygun bir şekilde tamamlandığını, taşkın inşaat konusunda murisin ve davalıların herhangi bir kastı ve kötü niyetinin söz konusu olmadığını, iyi niyetli olduklarını, taşan kısmın bina yönünden 2.88 m², duvar yönünden ise 0.58 m² olduğunu, bu miktarda bir taşkın için 3 katlı binanın yıkımının hakkaniyete uygun olmayacağını, mevcut yapının korunmasında genel iktisadi yarar ve yıkım maliyetinin uğratacağı aşırı zarar dikkate alındığında davacının açmış olduğu davanın reddi gerektiğini, karşı dava olarak ise; taşmanın davacının gönderdiği ihtarname ile öğrenildiğini, davalılara ait yapı bedelinin davacının taşınmazına taşan kısmın kapsadığı arazi bedeline göre çok daha yüksek olduğunu, bu nedenle taşkın yapının kapsadığı alanın bedelini ödeyerek TMK'nın 725 inci maddesi kapsamında davalıların iyi niyetli oldukları da göz önünde bulundurularak adlarına temliken tesciline karar verilmesini talep ettiklerini belirterek bu nedenlerle davacının açmış olduğu davanın reddine, karşı davanın kabulü ile taşkın yapının kapsadığı alanın bedeli ödenmek koşuluyla davalılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; söz konusu taşkın yapının dava konusu taşınmazlar tapuya tescil edildikten sonra 1980'li yıllarda inşa edildiği, bir başka deyişle taşkın yapının çaplı taşınmazlar üzerinde bulunduğu, davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği için iyi niyetli sayılamayacağı gerekçesiyle davacının maliki olduğu 16 numaralı parselin fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 05.11.2021 tarihli raporda bulunan aplikasyon krokisinde gösterilen 3.12 m²'lik alanına bina inşa edilerek yapılan el atmanın bina yıkılarak önlenmesine, temliken tescil talebinin ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Murislerinin zamanın şartlarında 1985 yılında binayı yaptığını, bina yapılırken yan parseldeki mevcut binaya bitişik olarak ölçümler yapılarak yapıldığını, taşma olduğunun farkedilmediğini, davacının kötü niyetli olduğunu, taşan kısmın belediyeye terki ile inşaata başlayabileceğini, ancak baskı ile davalı arsasını da almaya çalıştıklarını, taşınmazın eski malikinin de murisin iyi niyetli olduğunu doğruladığını, ölçüm yapılmadığına ilişkin beyanı olmadığı halde kararda varmış gibi kabul edildiğini, daha önceden taşmaya ilişkin bilgi sahibi olunmadığından irtifak hakkı kurulmadığını, zamanın şartlarına göre yapılan ölçümler uyarınca taşan kısım kadar sapmanın olağan olduğunu, müvekkillerinin yıkım halinde maddi ve manevi büyük zararının olacağını, yıkımın aşırı zarar doğuracağını, davalıların iyi niyetli olduğunu, binanın maddi değerinin arsa değerinden hayli yüksek olduğunu, temliken tescil taleplerinin kabulü gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece yapılan keşif sonucunda davalılara ait binanın davacının maliki bulunduğu 16 parsel sayılı taşınmaza 3,12 metrekare tecavüzlü bulunduğunun anlaşıldığı, karşı dava yolu ile temliken tescil isteyen davalı-karşı davacıların ise dava konusu binanın iyi niyetle yapıldığını ispatlayamadığı, çaplı taşınmaza el atılması durumunda iyi niyetin varlığı kabul edilemeyeceğinden TMK'nın 725 inci maddesindeki temliken tescil şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlayarak ilaveten davalılar aleyhine yıkım kararının çıkması durumunda taşınmazın 166.884,00 TL’lik bedelinin güncellenmiş değerinin davacıdan alınarak davalılara verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada mülkiyet hakkına dayanan el atmanın önlenmesi; karşı davada ise temliken tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Türk Medeni Kanunu'nun 683 üncü maddesi ile 725 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!