WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/1518 E.  ,  2024/2103 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2010/594 E., 2015/492 K.
DAVACI-BİRLEŞTİRİLEN
BİRLEŞTİRİLEN DAVADA
DAVALILAR : ... vekili Avukat ... vd.

Taraflar arasındaki asıl davada ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali, tapu iptali ve tescil, birleştirilen davada ölünceye kadar bakma sözleşmesinin feshi ve alacak davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 18.12.2023 gün ve 2022/6029 Esas, 2023/348 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde Davalılar-birleştirilen davada davalılar tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı dava dilekçesinde özetle; davalı ile ... 7. Noterliğinin 07.11.1993 günlü 1144 yevmiye sayılı ölünceye kadar bakım sözleşmesini yaptığını, sözleşmeye göre davalı ...'nun kendisini ölünceye kadar bakıp gözetmesi karşılığında 2327 ada 69 parsel sayılı taşınmazda bulunan B-Blok 1. kattaki 3 numaralı bağımsız bölümün 1/4 oranındaki payını davalıya devrettiğini, 85 yaşında olduğunu, bakıma ihtiyacı olduğunu, sadece bir emekli maaşının bulunduğunu, davalı ile 1992 yılında evlendiklerini ancak davalının edimlerini yerine getirmediğini hatta kendisinin davalıya bakmak zorunda kaldığını, davalının diyabet ve tansiyon hastası olduğunu, davalının 70 yaşında olduğunu, davalının kendisine bakmaması sebebiyle Noterden gönderdiği ihtarname ile bakım sözleşmesindeki yükümlülüklerini yerine getirmesini ihtar ettiğini ve davalının ihtara olumsuz cevap verdiğini, davalının sağlık sorunları nedeniyle 2 yıldan beri birlikte kalmadıklarını, davalının ya hastanede ya da çocuklarının yanında kaldığını, bu nedenlerle dava konusu ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptal edilerek dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; bakım borçlusu ... 27.01.2011 tarihinde öldüğünden ölünceye kadar bakma sözleşmesinin feshi ile murisin terekesinden intikal edecek olan miras payına tekabül eden 1/4'lük bir bedelin de bilirkişi marifetiyle saptanacak bir bedelden mahsup ile 35.000,00 TL'nin 27.01.2011 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte bakım borçlusu mirasçıları davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının evlilik birliği sürecinde bakım borcunu yerine getirdiğini ancak son zamanlarda kendi sağlık sorunları olması nedeniyle elinde olmayan sebeplerle hastanede tedavi gördüğünü, bu durumdan faydalanılarak eldeki davanın açılmasının iyiniyetli davranış olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

2. Birleştirilen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemece davacı tarafından asıl davada ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali ve tapu iptali ve tescilin talep edildiği, davalının yargılama sırasında ölümü üzerine birleştirilen davada ölünceye kadar bakma sözleşmesinin feshi ile 35.000,00 TL alacağın faizi ile birlikte tahsilini talep ettiği, asıl davada bilirkişi raporunda tespit edilen bedeli davalılara ödemeyeceğini beyan etmesi üzerine birleştirilen davadaki talep nazara alınarak, asıl davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle reddine, birleştirilen davada ise bilirkişi heyet raporunda tespit edilen 10.312,50 TL alacağın davalılardan tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacısının mirasçıları vekili ile davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl ve birleştirilen davada davacısının mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilk açılan ölünceye kadar bakma akdinin iptali davasından feragat edilmediği halde mahkemece bu davanın konusuz kalması sebebiyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, tanık beyanlarından ...'nun sık sık hasta olup hastanede kaldığının açık olduğunu, bilirkişi raporuna itirazının dikkate alınmadığını, raporun hesaplama kısmında da hataların olduğunu, belirlenen alacak miktarın çok düşük olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda 1/4 oranındaki payın dava tarihindeki değerinin 41.250,00 TL olması, bakım süresinin 17 yıl 6 ay olması dikkate alındığında yapılacak hesaplamanın dava konusu payın dava tarihindeki değerini aşabileceğini, bilirkişinin bu gerekçeyle hesaplama yapmadığını, bakım borcunun yerine getirildiğinin açık olduğunu, bakım borçlusunun 17 yıl 6 ay boyunca edimini ifa ettiğini, sağlık sorunların nedeniyle edimini ifa edemez duruma geldiğinden eldeki davanın açılmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, birleştirilen davanın tümden reddi gerektiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Dairemizin 18.12.2023 tarih ve 2022/6029 Esas, 2023/6348 Karar sayılı ilamında özetle; "Yargılama sırasında bakım borçlusunun ölümü üzerine, bakım alacaklısı tarafından bakım borçlusunun mirasçılarına karşı birleştirilen davada ölünceye kadar bakma sözleşmesinin feshi ile alacak isteminde bulunulması ve mahkemece Borçlar Kanunu 518 inci maddesine göre istemin kısmen kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmemişse de; birleştirilen davadaki talebin kabul edilmesi halinde asıl davanın konusuz kaldığından bahsedilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Zira, borçlunun ölümü üzerine sözleşmenin feshini isteme halinde; fesih hükümleri geriye etkili olmayacaktır. Asıl davadaki akde aykırılık gerekçesiyle sözleşmenin iptali talebinde dayanılan hususlar, sözleşmenin feshinin talep edildiği tarih öncesindeki döneme ilişkin olup, dinlenen tanık beyanları ve toplanan delillerden bakım borçlusunun akde aykırı davrandığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, birleştirilen davadaki taleplerin kabulü karşısında asıl davanın konusunun kalmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilmek suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairemizin kararına karşı davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalılar vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; temyiz talebinde bulunmasına rağmen değerlendirilmediğini, dava konusu taşınmazın 1/4 oranındaki payın dava tarihindeki değerinin 41.250,00 TL olması, bakım süresinin 17 yıl 6 ay olması dikkate alındığında yapılacak hesaplamanın dava konusu payın dava tarihindeki değerini aşabileceğini, bilirkişinin bu gerekçeyle hesaplama yapmadığını, bakım borcunun yerine getirildiğini açık olduğunu, bakım borçlusunun 17 yıl 6 ay boyunca edimini ifa ettiğini, sağlık sorunları nedeniyle edimini ifa edemez duruma geldiğinden eldeki davanın açılmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, düzelterek onama kararı kapsamında reddedilen tapu iptali ve tescil talebi yönünden lehe vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, asıl dava bakım borçlusu aleyhine açılan ölünceye kadar bakma sözleşmesine aykırılık gerekçesiyle sözleşmenin iptali ile tapu iptal ve tescil, birleştirilen dava ise bakım borçlusunun mirasçıları aleyhine açılan ölünceye kadar bakma sözleşmesinin feshi ile alacak istemine istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı maddesi

3. Değerlendirme
1. Yapılan incelemede; yerel mahkeme tarafından verilen kararın davalılar vekilince süresinde temyiz edildiği, ancak Dairemizce davalılar vekilinin temyiz itirazları dikkate alınmadan inceleme yapılmak suretiyle hükmün gerekçesinin düzeltilerek onandığı anlaşılmıştır.

Bu nedenle, davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 18.12.2023 günlü 2022/6029 Esas, 2023/6348 Karar sayılı düzeltilerek onama kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra işin esasının incelenmesinde;

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin tüm, asıl ve birleştirilen dava davacısının mirasçıları vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Bilindiği üzere, ölünceye kadar bakma sözleşmelerinde bakım alacaklısının ölümü sözleşmenin sona ermesini gerektirdiği halde, bakım borçlusunun ölümü ile sözleşme son bulmaz, bakma ve görüp gözetme borcu bakım borçlusunun mirasçılarına intikal eder. Ancak yasa koyucu bakım alacaklısına, isteği dışında, bakım borçlusunun mirasçıları ile birlikte yaşamaya zorlamamak için ölümü tarihinde itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde sözleşmeyi bozma (feshetme) hakkı tanımıştır. (818 sayılı Borçlar Kanunu 518 inci maddesi) Ne var ki, bakım alacaklısının, bakım borçlusunun ölümü nedeniyle sözleşmeyi bozması (feshetmesi) halinde bakım borçlusuna verdiği malı aynen mirasçılardan geri istemesine yasal olanak yoktur. Bu durumda Borçlar Kanunu'nun 518 inci maddesinde açıkça belirtildiği üzere sadece borçlunun iflası halinde, iflas masasından isteyebileceği miktara eşit bir para talep edebilir. Nitekim bu ilke 05.06.1957 tarihli 25/22 sayılı içtihatları birleştirme kararında da açıkça vurgulanmış, uygulama bu yönde kararlılık kazanmıştır.

4. Öte yandan, Borçlar Kanunu'nun 518 inci maddesinde öngörülen fesih beyanının kullanılması ile sözleşmenin ortadan kalkacağı; feshin hükümlerinin önceye etkili olamayacağı; bu nedenle ölünceye kadar bakma sözleşmesinin o zamana kadar meydana getirdiği hükümleri muhafaza edeceği kuralı da yerleşmiş Yargıtay İçtihatları ve Bilimsel görüşlerde ortaklaşa kabul edilmiştir.

5. Somut olayda, asıl davada; bakım alacaklısı, bakım borçlusuna karşı ölünceye kadar bakım sözleşmesine aykırılık iddiasına dayalı sözleşmenin iptali ile tapu iptal ve tescil isteminde bulunmuş olup, yargılama sırasında bakım borçlusunun ölümü üzerine birleştirilen davada; Borçlar Kanunu'nun 518 inci maddesine (bakım borçlusunun ölümü üzerine sözleşmenin feshinin isteme hakkı) dayalı olarak bakım alacaklısı, bakım borçlusu mirasçılarına karşı ölünceye kadar bakma sözleşmesinin feshi ile alacak talebinde bulunmuştur. Mahkemece, asıl davanın konusuz kaldığından bahisle reddine, birleştirilen davanın ise alacak talebi bakımından kısmen kabulüne karar verilmiştir.

6. Yargılama sırasında bakım borçlusunun ölümü üzerine, bakım alacaklısı tarafından bakım borçlusunun mirasçılarına karşı birleştirilen davada ölünceye kadar bakma sözleşmesinin feshi ile alacak isteminde bulunulması ve mahkemece Borçlar Kanunu 518 inci maddesine göre istemin kısmen kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmemişse de; birleştirilen davadaki talebin kabul edilmesi halinde asıl davanın konusuz kaldığından bahsedilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Zira, borçlunun ölümü üzerine sözleşmenin feshini isteme halinde; fesih hükümleri geriye etkili olmayacaktır. Asıl davadaki akde aykırılık gerekçesiyle sözleşmenin iptali talebinde dayanılan hususlar, sözleşmenin feshinin talep edildiği tarih öncesindeki döneme ilişkin olup, dinlenen tanık beyanları ve toplanan delillerden bakım borçlusunun akde aykırı davrandığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, birleştirilen davadaki taleplerin kabulü karşısında asıl davanın konusunun kalmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

7. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının gerekçesinin açıklanan şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 18.12.2023 tarih ve 2022/6029 Esas, 2023/6348 Karar sayılı düzelterek onama ilamının KALDIRILMASINA,

1. Davalılar vekilinin tüm, asıl ve birleştirilen dava davacısının mirasçıları vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Asıl ve birleştirilen dosya davacısının mirasçıları vekili tarafın Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının, gerekçesinin yukarıda "V-C-3-2.3.4.5.6." bölümünde açıklanan şekilde değiştirilmek suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan harcın istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.