WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/1517 E.  ,  2024/2258 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
DAVA TARİHİ : 07.02.2020
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/91 E., 2021/390 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında düzenlenen 23.03.2001 tarihli mirastan feragat sözleşmesinde kararlaştırılan ve müvekkili bekar kaldığı sürece davalı tarafından müvekkiline ödenmesi gereken her ay ödenecek 150,00 TL'nin ödenmediğini ve anılan sözleşme uyarınca müvekkilinin kullanımına bırakılması gereken 12 numaralı dairenin davalı tarafından müvekkiline kullandırılmadığını belirterek; müvekkili bekar olduğu müddetçe ödeneceği kararlaştırılan aylık 150,00 TL yönünden, ödenmesi gereken bedelin 13.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ve her yıl Ocak ayı enflasyon oranına göre arttırılarak hesaplanmasını ve belirsiz alacak davası olarak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini ve sözleşmeye konu dairenin dava tarihi itibariyle emsal kirası belirlenerek 13.09.2001 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsilini veya 2001 yılı kirası belirlenip enflasyon artışı yapılarak kiranın tespiti ile tespit edilecek alacağa 13.09.2001 tarihinden itibaren faize hükmedilmesini, bu talebi yönünden de belirsiz alacak davası olarak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiştir.

2. Davacı vekili 26.04.2021 tarihli dilekçesinde; aylık 150,00 TL ödenmesine ilişkin taleplerini 147.387,93 TL'ye çıkardıklarını, diğer talepleri yönünden hesaplama yapılmadığını, buna ilişkin itirazlarının reddedildiğini ve bu nedenle taleplerini arttıramadıklarını beyan etmiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşmede kararlaştırılan şartı yerine getirmediğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 143.957,89 TL alacağın 16.12.2019 tarihinden itibaren, 3.430,04 TL alacağın ise dava tarihinden itibaren faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin hatalı olduğunu, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle karar verildiğini, davacının sözleşmeye konu edimlerini yerine getirmediğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, daire tahsisine ilişkin taleplerinin de kabul edilmesi gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının sözleşmeye konu edimlerini yerine getirmediğini ve yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen mirastan feragat sözleşmesi uyarınca davalının davacıya bekar kaldığı sürece her ay 150,00 TL ödemesi gerektiği, ihtarname tarihi ve dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, davalı tarafından sözleşmeye konu dairenin davacının kullanımına verildiği ancak dairenin davacıdan kaynaklanan sebeplerle kullanılmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf nedenlerinin değerlendirilmediğini, faiz başlangıç tarihinin yanlış olduğunu, sözleşmeye konu dairenin tahsis edilmemesi nedeniyle talep edilen alacak isteminin de kabul edilmesi gerektiğini, dairenin müvekkiline tahsis edilmesini imkansızlaştıranın davalı olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Dairemiz Kararı
1. Dairemizin 29.01.2024 tarihli ve 2024/296 Esas, 2024/535 Karar sayılı kararıyla taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinin miktardan reddine karar verilmiştir.
2. Davacı vekili 13.02.2014 tarihli maddi hatanın düzeltilmesi konulu dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olması nedeniyle temyiz talepleri doğrultusunda temyiz incelemesi yapılmasını istemiştir.

D. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, mirastan feragat sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 361 inci maddesi, 362 inci maddesinin birinci fıkrasının a bendi ile ikinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddeleri,

2.6100 sayılı Kanunun'un "Belirsiz alacak davası" kenar başlıklı 107 inci maddesi şöyledir:
"(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.

(2) (Değişik:22/7/2020-7251/7 md.) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır."

3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 528 inci ve 545 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyiz edilip edilemeyeceği hususu ancak kanun ile belirlenir. Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairelerinden verilip temyiz edilebilen kararlar 6100 sayılı Kanun'un 361 inci maddesi hükmüyle belirlenmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairelerinden verilmiş olan malvarlığı davalarına ilişkin nihai kararlara karşı, kural olarak temyiz yoluna başvurabilir (HMK m.361/1). Ancak, 6100 sayılı Kanun'un 362/1-a hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemelerince verilen miktar ve değeri belirli bir tutarın altında kalan kararlar kesin olup bu kararların temyizi kabil değildir.

Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgili olup, temyiz kesinlik sınırı belirlenirken dava konusu edilen alacağın değeri dikkate alınır. Alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde kısmi davada kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir (HMK m. 362/2). Belirsiz alacak davasında alacağın bir kısmının dava edilmesi ve mahkemece bu alacağa ilişkin davanın tümden reddedilmiş olması halinde davacı yönünden kararın kesin olduğundan söz edilemez.

Somut olayda; davacı, mirastan feragat sözleşmesine dayalı olarak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle ve davanın belirsiz alacak davası olduğunu belirterek taleplerde bulunmuştur. Davacı, bir kısım alacağının miktarını 6100 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlemiştir.

Ancak, İlk Derece Mahkemesince yapılan tahkikatta, davacının talep ettiği bir kısım alacağm miktarı belirlenmediğinden, davacı söz konusu alacağının miktarını anılan yasal düzenleme uyarınca belirleyememiş ve İlk Derece Mahkemesince davacının bu alacağına ilişkin dava reddedilmiştir. Dava belirsiz alacak istemine ilişkin olup temyize konu dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığından söz edilemeyeceğinden, Dairemizin 29.01.2024 tarihli ve 2024/296 Esas, 2024/535 Karar sayılı temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin kararının kaldırılmasına karar verilerek davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.

2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Dairemizin 29.01.2024 tarihli ve 2024/296 Esas, 2024/535 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.