WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/1507 E.  ,  2024/2413 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2008/786 E., 2016/278 K.
DAVA TARİHİ : 14.11.2008
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar hüküm davacı ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılar ile birlikte müştereken maliki bulundukları taşınmazların satış yolu ile ortaklığın giderilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflarca ortaklığın devamını gerektirir bir durumun ileri sürülmediği, yapılan keşif ve hükme esas alınan bilirkişi raporları dikkate alındığında dava konusu taşınmazın büyüklükleri ve hissedar sayıları itibariyle taşınmazın aynen taksiminin mümkün olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne ve ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde hüküm davacı ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı; lehine hükmedilmesi gereken dava harç ve masraflarının yanlış hesaplandığını, bir kısım parseller hakkında karar verilmediğini, daha önce ...'in hissesini satın aldığını, son tapu kayıtlarının incelenmediğini ileri sürmüştür.

2. Davalı Hazine vekili; 1212, 1195 sayılı parsellerde hissedar olduklarını, 1195 sayılı parselin harman yeri vasfıyla tescil edildiğini, özel mülkiyete konu olamayacağını, varolan tescilin yolsuz olması sebebiyle dava açma haklarını saklı tuttuklarını, bilirkişi raporunda bu taşınmazın hatalı olarak arsa şeklinde nitelendirildiğini; 1212 sayılı parselde ise hisseler toplamı hesaplandığında hissedarların hisse miktarlarının doğru olmadığının görüleceğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 628 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bir davada, davacı talep sonucunu haklı kılmaya yarayan vakıaları ileri sürerek lehine bir hüküm elde etmeye çalışırken; davalı da savunmaya ilişkin vakıaları ileri sürerek davanın reddedilmesini ister. Burada taraflar ve onların menfaatleri arasında tam bir zıtlık bulunur. Ancak böyle bir zıtlığın söz konusu olmadığı ve tüm taraflar için ortak bir amacın bulunduğu bazı davalar da mevcuttur. Böyle davalarda taraflar arasında çeşitli konularda uyuşmazlık bulunsa dahi, normal bir davadaki zıtlık ilişkisi mevcut değildir. Genellikle ortaklığın giderilmesi davalarında görülen bu durumda, her iki tarafta yer alan paydaşlar, paylaştırma hükmüyle kendi haklarını elde etmiş olur. Zira verilen hüküm her iki taraf için de aynı sonucu doğurur. Böylece bir tarafın davayı kazanması, diğeri için davanın kaybedilmesi anlamına gelmez. Davaların bu özelliği, bu davaların çift taraflı dava kapsamında değerlendirilmesine neden olmuştur.

2. Çift taraflı davalarda yine bir davacı ve davalı vardır; ancak bu roller sadece şeklî bir anlam taşır. Çünkü bu davalarda her iki taraf, davacı ve davalıya ait özelliklere aynı anda sahip olur. Öyle ki bu davalarda davalı taraf da sanki aynı konuda bir dava açmış gibi değerlendirilir. Çift taraflı davaların iki temel özelliği vardır. Taraflar arasındaki hukukî ilişki, her iki tarafa da aynı şeyi talep edebilecekleri bir dava açma hakkı verir. Diğer bir ifadeyle, taraflar bu davada aynı sebebe dayanarak aynı şeyi talep ederler. Diğer taraftan; çift taraflı davalarda taraflar arasındaki hukukî ilişkinin niteliği gereği, davacının yanısıra davalıların lehine de hüküm kurulur. Kurulan bu hükümle davalılar da hakkına kavuşmuş olur.

3. Davacının bir kısım parseller hakkında karar verilmediğine yönelik temyiz itirazları yönünden; davacı ... ... tarafından 15.05.2007 tarihinde açılan ve 2007/315 Esasına kaydedilen davada, 94 ada 78 parsel sayılı taşınmazda ortaklığın giderilmesini talep etmiştir. Görülmekte olan davanın davacısı ... 15.06.2007 tarihli karşı dava dilekçesiyle; murislerinden intikal eden 184, 741, 763, 1198, 488, 701, 823, 1197, 506, 492, 752, 1195, 469, 841, 522, 893 parsel numaralı taşınmazlarda ortaklığın giderilmesini talep etmiştir. Mahkemece verilen tefrik kararı üzerine karşı dava 2008/786 Esasına kaydedilmiştir. Yargılama devam ederken davacı ... 27.03.2009 tarihli dilekçesiyle 893, 1195, 1198, 1197, 1212, 1210, 1202, 1194, 1173, 962 parsel sayılı taşınmazlar ile 94 ada 78 ve 94 ada 18 parsellerde kayıtlı taşınmazlarda da ortaklığın satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir. Davalı ... 16.09.2009 tarihli duruşmada davanın genişletilmesine muvafakati olmadığını açıklamıştır.

Ortaklığın giderilmesi davalarının çift taraflı dava olması sebebiyle mahkemece dava konusu edilen tüm taşınmazlar hakkında varsa eksiklikler giderildikten sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

4. Mahkemece hüküm altına alınan Muş İli, Merkez İlçesi, Kultur Mahallesi ... bendi 94 ada 19 parsel Muş İli, Merkez İlçesi, ... Köyü 1195, 1194, 1197, 1198, 1202, 1173, 1212, 1210 parsel sayılı taşınmazların yenileme gördüğü ve hüküm kurulan parsellerin sicil kayıtlarının kapatıldığı güncel tapu kayıtlarından anlaşılmaktadır. Sicil kaydı kapatılan taşınmazlar üzerinde hüküm infazı mümkün değildir. Dava konusu tüm taşınmazların, yenileme ile oluşan güncel tapu kayıtları esas alınarak taraf hususunun değerlendirilmesi, taraf teşkili sağlandıktan sonra davacının paydaşı olduğu taşınmazlar hakkında hüküm kurulması gerekirken bu hususun gözetilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

1086 sayılı Kanunu'nun 440 ıncı maddesinin 3 inci fıkrasının 1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.