7. Hukuk Dairesi 2024/1506 E. , 2024/2329 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/494 E., 2022/843 K.
DAVA TARİHİ : 15.07.2016
KARAR : Kısmen kabul, kısmen ret
TEMYİZ EDENLER : Bir kısım davacılar vekili, davalı SGK ve davalı ... vekili
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/285 E., 2021/199 K.
Taraflar arasındaki mirasın hükmen reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın bir kısım davacılar vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına yeniden hüküm kurulmasına davacılar Zeynep, İsmail, Vedat yönünden davanın reddine, davacılar ..., Ali, ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davacılar vekili, davalı SGK ve davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris ...'in 14.12.2010 tarihinde öldüğünü, mirasçılardan ...'in muris adına kayıtlı motor ile kaza yaparak vefat ettiğini, ...'in sebep olduğu kaza nedeniyle ... tarafından üçüncü kişilere yapılan tazminat ödemesi nedeniyle haklarında icra takibi başlatıldığını, murislerin güvence hesabına yüklü miktarda borcu olduğunu, ancak borçlarını karşılayabilecek değerde mal varlıkları olmadığını belirterek ... ve ...’in terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiş; mahkemece tefrik kararı verilerek temyize konu dosyada muris ... yönünden davaya devam edilmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; terekenin borca batık olduğu iddiasının gerçekleri yansıtmadığını, 3 aylık yasal sürede dava açılmadığını, davacıların icra takibini semeresiz bırakma niyetinde olduklarını, mirasçıların terekenin reddi ile bağdaşmayan davranışlarda bulunmamış olmaları gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Dahili davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; terekenin araştırılması gerektiğini, davacının murisin ölümünden önceki 5 yıl içinde almış olduğu malvarlığı değerleri ile mirasın kabulü anlamına gelen davranışların araştırılması gerektiğini savunarak davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
3. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; icra takibine konu kaza ve borçla hukuki veya fiili bir irtibatlarının bulunmadığını, davanın alacaklılara karşı açılması gerektiğini, icra takibinde herhangi bir sıfatları olmadığı gibi, davada taraf sıfatlarını gerektirecek herhangi bir hukuki durumlarının da bulunmadığını ayrıca ölüm tarihi itibarıyla terekenin ve mirası kabul anlamına gelecek eylem ve işlemlerin araştırılması gerektiğini savunarak haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile; davanın kabulü ile muris ...'in terekesinin borca batık olduğunun tespitine ve davacılar yönünden mirasın hükmen reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, dahili davalılar Manisa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü vekili ve ... vekili ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; dosya içerisinde mevcut 552 parsel sayılı taşınmazın ...'in vefat tarihi olan 14.12.2010 tarihinden sonra 27.06.2011 tarihinde satıldığının görüldüğünü, bu satış işleminin muris ...'ten intikal eden hissenin de davacılara intikalinden sonra yapıldığını, intikal edecek hisselerin kabulü ile 3. şahsa yapılan satışın başlı başına mirası kabul anlamı taşıdığını, bilahare ...'in ... Emeklilik ve ... A.Ş.'den muris adına ödenecek olan sigorta bedelini alabilmek için Vergi Dairesine veraset ve intikal vergisi beyannamesi sunduğunu, ayrıca muris ...'in sağ iken mirasçılarına sağlararası mal varlığı paylaştırması yapıp yapmadığı, borçlu olması sebebiyle mirasçılarına ya da üçüncü kişilere muvazaalı taşınır ve taşınmaz mal satışı yapıp yapılmadığının da araştırılması gerektiğini, muris ...'in vefat tarihi itibariyle terekesinin aktifinde mal varlığı bulunduğunun sabit olduğunu, davacıların bu taşınmazda intikal yaptırmak suretiyle terekeyi sahiplenme anlamına gelen işlerde bulunduklarını, ... Vergi Dairesinden gelen yazı cevabında muris ...'ın vergi borcunun neden kaynaklandığının da belirtilmediğini, bu hususun da mahkemece araştırılması gerektiğini, murise ait aracın ölüm tarihi itibariyle değerinin belirlenmediğini, icra dosyasındaki borcun ölüm tarihi itibariyle belirlenmediğini ileri sürerek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
2. Dahili davalı Manisa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde; mirası reddeden mirasçıların murisin alacaklılarına karşı miras bırakanın ölümünden önceki 5 yıl içinde ondan almış oldukları ve mirasın paylaştırılmasında geri vermekle yükümlü oldukları değer ölçüsünden sorumlu olduklarını, borca batıklığın araştırılması gerektiğini, ...'in mirasçısı muris ... mirasçısı olan ...'in ... Emeklilik ve ... A.Ş.'den muris adına ödenecek olan tazminata ilişkin veraset ve intikal vergisi beyannamesi vermiş olmasının mirası kabul ettiği anlamına geldiğini ileri sürerek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
3. Dahili davalı ... Vergi Dairesi vekili istinaf dilekçesinde; kamu alacağından kurtulmaya yönelik dava açıldığını, TMK'nın 610 uncu maddesindeki düzenlemenin de dikkate alınarak terekenin araştırılması gerektiğini ileri sürerek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; muris ...'in ölüm tarihinde terekesinde bulunan ve murisin babasından intikal eden 552 parsel sayılı taşınmazdaki miras hissesini kendi adlarına intikal ettirdikten sonra bu payı satan davacılar...ve ... murisin terekesini kabul etmiş sayıldıklarını, bu davacılar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, öte yandan tapu kaydında diğer davacılar ..., Ali ve ... adına yapılmış herhangi bir intikal bulunmadığından mirası kabullenmeye yönelik herhangi bir eylemlerinin olmadığını, araştırmalar sonucunda terekenin pasifinin aktifinden fazla olduğunun belirlendiğini ve bu nedenle terekenin borca batık olduğunu belirterek davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davacılar ..., ... ve ... tarafından açılan davanın reddine, davacılar ..., ... ve ... tarafından açılan davanın kabulü ile muris ...'in terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile davacılar yönünden mirasın hükmen reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vd. vekili, dahili davalılar Sosyal Güvenlik Kurumu vekili ve ... vekili ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Dahili davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır.
2. Davacı ... vd. vekili temyiz dilekçesinde; kabule ilişkin kısma itiraz etmediklerini, muris ...’ın 14.12.2010 tarihinde öldüğünü, taşınmazın ise 27.06.2011 tarihinde satıldığını, devrin 12.08.2011 tarihindeki kazadan, yani borç oluşmadan önce yapıldığını, davacıların mal kaçırmak veya alacaklıları zarara uğratmak gibi bir düşünceleri olmasının mümkün bulunmadığını, ...'ın borcu olduğunu düşünseler, ederi 20.000,00 TL’yi geçmeyen bu taşınmazı kesinlikle devir etmeyeceklerini, 27.06.2011 tarihinde ...'ın her hangi bir borcunun bulunmadığını düşünen davacıların hiç bir mal kaçırma ve terekeyi saklama gibi kasıtlar gütmeden taşınmazı devir ettiklerini, davacıların taşınmazı borç doğumundan önce ve doğma ihtimali dahi olmadan devretmelerinin terekeyi kabul ettikleri anlamına gelmediğini, terekenin reddi ile bağdaşmayan hiç bir harekette bulunmadıklarını, taşınmazın devrinden alınan bedeli ödemeye hazır olduklarını ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
3. Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; TMK’nın hükmen ret için ödemeden aciz olma durumunu aradığını, bunun da açıkça belli ya da resmen tespit edilmiş olması gerektiğini, borca batıklık iddiasının soyut olduğunu, davacıların asıl talebinin gerçek ret olduğunu, terekeyi benimseyen mirasçıların rette bulunamayacağını ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605 inci maddesinin 2 nci fıkrası ile 610 uncu maddesi
3. Değerlendirme
Somut olayda; davacılar ortak muris ...'in 14.12.2010 tarihinde öldüğünü belirterek terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, muris ...’a kendi murisinden intikal eden 552 parsel sayılı taşınmazdaki hisse yönünden davacılardan Zeynep, İsmal ve Vedat’ın kendi adlarına intikal gerçekleştirdikten sonra hisselerini 3. kişiye sattıkları gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak bu kişiler yönünden davanın reddine, diğer davacılar yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, tarafların kabulünde olduğu gibi muris ...’in 14.12.2010 tarihinde ölümünden sonra onun adına kayıtlı motosiklet ile mirasçılarından kardeşi ...’in 12.08.2011 tarihinde kaza yaparak öldüğü, aynı zamanda 3. kişinin yaralanmasına neden olduğu anlaşılmıştır. Davalı ... tarafından 3. kişiye yapılan ödemenin rücuen tahsili maksatlı araç sahibi sıfatıyla muris ... mirasçılarına icra takibi başlatılmıştır. Ne var ki bu tutar, murisin ölüm tarihi itibariyle mevcut bir borç olmayıp, ölümünden sonra terekede bulunan motosikletin mirasçılardan ...’in kullanımı nedeniyle doğmuştur. ..., terekede bulunan motosikletin kullanımı ve aynı zamanda murise ait 552 parsel sayılı taşınmazdaki hisseyi diğer mirasçılar olan davacılarla birlikte intikal ve ardından satış suretiyle devrettiğinden terekeyi benimsemiştir. Bölge Adliye Mahkemesince haklarında kabul kararı verilen ..., Ali ve ... ise ... mirasçıları olup murisleri ..., muris ...’ın terekesini benimsediğinden onlar yönünden de hükmen ret koşullarının oluştuğu söylenemez. Bu durumda davanın davacıların tümü yönünden reddine karar verilmesi gerekirken ..., Ali ve ... yönünden kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, belirtilen nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davalılar vekilllerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!