WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/1504 E.  ,  2024/2477 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1443 E., 2024/192 K.
DAVA TARİHİ : 30.01.2014
KARAR : Davanın tenkis talebi yönünden kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/33 E., 2019/53 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen vasiyetnamenin iptali terditli tenkis davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın tenkis talebi yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.10.2013 tarihinde vefat eden muris ...’ya ait ... Noterliğinin 22.06.2010 tarih ve 1714 yevmiyeli vasiyetnamesinin ehliyetsizlik ve şekle aykırılık nedenleriyle iptalini aksi halde tenkisini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiş; yargılama aşamasında tercih hakkını taşınmazdan yana kullanmıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.02.2019 tarihli ve 2014/33 Esas, 2019/53 Karar sayılı kararıyla; vasiyetnamenin iptali talebinin reddine, 23.349,80 TL miktar yönünden tenkis talebinin kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 26.02.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.10.2021 tarihli ve 2019/1378 Esas, 2021/1391 sayılı kararıyla; davalının tenkise yönelik istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına, vasiyetnamede 4721 sayılı Kanun'un 535 inci maddesindeki okur yazar olmayanlar için öngörülen yasal şekle uyulmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm tesisi suretiyle davanın vasiyetnamenin iptali yönünden kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 06.10.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 16.03.2023 tarih, 2021/8052 Esas, 2023/1551 Karar sayılı kararı ile; 4721 sayılı Kanun'un 535 inci maddesine uygun şekilde düzenlenen vasiyetnamenin iptaline karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vasiyetnamenin iptalini gerektirir bir neden olmadığından vasiyetnamenin iptali talebinin reddine, 246.969,03 TL miktarındaki tenkis bedelinin kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili, vasiyetnamenin okur yazar olmayanlar için öngörülen yasal şekil şartına aykırı olduğunu ve mirasbırakanın ehliyetsiz olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili, davacı vekilinin bozmadan önceki İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf ederken hükmolunan tenkis miktarına itiraz etmediğini, bu durum karşısında 23.349,80 TL tenkis bedeli üzerinden müvekkili lehine usuli kazanılmış hak doğduğunu, buna karşın 246.969,03 TL'ye hükmedilmesinin usuli kazanılmış hakkın ihlali olduğunu, tenkis bedelinin fahiş hesaplandığını, bilirkişi raporlarına vaki itirazlarının karşılanmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali terditli tenkis istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2 nci maddesinde öngörülen Hukuk Devletinin bir unsuru olarak hukuki güvenlik ilkesi, Devletin bireyin haklı beklentilerine uygun davranmasını, hukuka ve devlete olan güveni zedeleyici hususlardan kaçınılmasını gerektirir.

2. Mahkemeye etkili erişim hakkı, mahkemeye başvuru konusunda tutarlı bir sistemin var olmasını gerektirmektedir. (AİHM, Geffre/Fransa, B. No: 51307/99, 23/1/2003, § 34).

3.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:

"Usul Kanunumuzda bu şekildeki usule ait müktesep hakka ilişkin açık bir hüküm konulmuş değilse de Temyizin bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan gayesi ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar gayesine dahi ermek üzere kabul edilmiş bulunması bakımından usule ait müktesep hak müessesesi; usul kanununun dayandığı ana esaslardandır ve amme intizamıyla da ilgilidir."

4. Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usuli kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır. Benzer şekilde, uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usuli kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir (HGK'nun 21.01.2004 gün ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 gün ve 2010/4-40 Esas, 2010/54 Karar sayılı kararları).

5. 4721 sayılı Kanun'un 564 üncü maddesi şöyledir:
"Değerinde azalma meydana gelmeksizin bölünmesine olanak bulunmayan belirli bir mal vasiyeti tenkise tâbi olursa, vasiyet alacaklısı, dilerse tenkisi gereken kısmın değerini ödeyerek malın verilmesini, dilerse tasarruf edilebilir kısmın değerini karşılayan parayı isteyebilir.
Tasarruf konusu malın vasiyet alacaklısında kalması durumunda, malın tenkis sebebiyle vasiyet borçlusuna verilmesi gereken, aksi hâlde tasarruf oranı içinde kalan kısmının karar günündeki değerinin para olarak ödetilmesine karar verilir.
Bu kurallar, sağlararası kazandırmaların tenkisinde de uygulanır."

6. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 535, 557, 560 ve devamı maddeleri

7. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Somut olayda, İlk Derece Mahkemesinin 23.349,80 TL tenkis bedeline hükmettiği 26.02.2019 tarihli kararı, davalı tarafından tenkis miktarı yönünden, davacı tarafından ise sadece vasiyetnamenin iptali yönünden istinaf edilmiştir. Davacı, istinaf başvurusunda tenkis miktarına itiraz etmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesince vasiyetnamenin iptaline dair verilen karar, davalının temyizi üzerine Dairemizce vasiyetnamenin geçerli olduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak Bölge Adliye Mahkemesinin 05.02.2024 tarihli kararı ile, 246.969,03 TL tenkis bedeline hükmedilmiştir. Davalı, 26.02.2019 tarihli kararın davacı tarafından tenkis miktarı yönünden istinaf edilmediği gerekçesiyle, 246.969,03 TL tenkis bedeline hükmedilmesinin usuli kazanılmış hakkın ihlali olduğunu ileri sürerek 05.02.2024 tarihli kararı temyiz etmiş ise de; esasen tenkis miktarı hesaplanırken malın "karar günündeki değerinin" esas alınması, 4721 sayılı Kanun'un 564 üncü maddesinin gereğidir. Bu açıdan, 26.02.2019 tarihli kararın anılan maddeye uygun bir karar olduğu için davacının hukuka uygun tenkis miktarını istinaf etmemesi doğal olduğuna göre bu durumda karşı taraf lehine kazanılmış bir hakkın doğduğundan bahsedilemez. Aksinin kabulü, tarafları hukuka uygun kararlara karşı dahi kanun yoluna başvurmak mecburiyetinde bırakacaktır. Bilindiği üzere, kanun yollarına başvurma hakkını da içeren mahkemeye erişim hakkı, mahkemeye başvuru konusunda tutarlı bir sistemin var olmasını gerektirmektedir. ..., B. No: 51307/99, 23/1/2003, § 34).

3. Temyiz itirazlarının tümüne gelince ise; temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Onama harcı davacıdan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.