7. Hukuk Dairesi 2024/150 E. , 2024/728 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/274 E., 2023/453 K.
KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasındaki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 737 nci maddesi gereğince komşuluk hukukuna aykırılık nedeniyle el atmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin değerden reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, 3533 ada 15 parsel sayılı taşınmazın maliki olan davalının bu taşınmaza yaptığı kaçak yapı ile davacıyı maddi ve manevi zarara uğrattığını, kaçak imalatın 37 kapı numaralı evin manzara ve hava ile rüzgarına engel olduğunu, davacı taşınmazının değer kaybına uğradığını belirterek, davalının el atmasının önlenmesine ve kaçak binanın yıkılarak eski hale getirilmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacının dava açmakta hukuki yararının ve dava ehliyetinin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 22.12.2015 tarihli ve 2014/295 Esas, 2015/516 Karar sayılı kararıyla, komşuluk hukukuna aykırılık nedeni ile davalı tarafça yapılan ek binanın yıkılması sureti ile el atmanın önlenmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanısına varılarak davanın kabulüne, üç katlı ek yapının yıkılmak sureti ile el atmanın önlenmesine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 17.01.2017 tarihli ve 2016/10897 Esas, 2017/306 Karar sayılı kararıyla; kali istenen yapının bulunduğu taşınmazın tüm paydaş maliklerinin davada yer alması gerektiği belirtilerek taraf teşkili sağlanmaksızın hüküm kurulmuş olması gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mahkemenin 10.10.2017 tarihli ve 2017/149 Esas, 2017/460 Karar sayılı kararıyla, bozmaya uyulmak suretiyle, davalının kendi binasına ek olarak yaptığı bina ile davacının manzaranın ve rüzgarının kesileceği, bu durumun komşuluk hukukuna aykırı olduğu ve davacı yönünden katlanma sınırını aştığı, zararın giderilmesi için ek binanın yıkımından başka çözüm bulunmadığı belirtilerek, davanın kabulüne, üç katlı ek yapının yıkılmak sureti ile el atmanın önlenmesine karar verilmiştir.
4. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 19.03.2019 tarihli ve 2018/3390 Esas, 2019/2439 Karar sayılı kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının görsel ve hoşgörü sınırını aşacak şekilde zarara uğradığının belirtildiği ancak bu zararın katlanma sınırlarında kalıp kalmadığının değerlendirilmediği, bu şekilde komşuluk hukukuna aykırılığa ilişkin değerlendirme içermeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının doğru olmadığı, mahkemece tekrar keşif yapılarak bir el atma bulunup bulunmadığının, el atma varsa el atmanın şeklinin, bu el atmanın katlanılabilir sınırlar içerisinde kalıp kalmadığının, bu nedenle zarar oluşup oluşmadığının, zararlı davranışın giderim şeklinin belirlenmesi, tüm deliller toplanıp değerlendirildikten sonra TMK 737 nci maddesine göre bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyulmak suretiyle, yüksek mimar mühendisi, inşaat mühendisi ve çevre mühendisi bilirkişi heyetince düzenlenen raporda davaya konu kaçak yapının davacı taşınmazında yarattığı olumsuzlukların öncesi ve sonrası karşılaştırılmak suretiyle somut olarak tespit edildiği, bu kapsamda manzara, değer azalışı ve çevresel faktörlerdeki olumsuzluklar bir yana ülkemizde meydana gelen depremler sonrasında kaçak yapılaşmanın sona erdirilmesi, ... ve mal güvenliğinin sağlanması kapsamında yürütülen ulusal devlet politikaları, deprem stratejileri ve eylem planları birlikte değerlendirildiğinde kaçak yapının olası bir deprem anında, ruhsatlı ana binanın statik durumunu etkileyerek tehlike oluşturabileceği, bu yönüyle herkes açısından katlanılmaz, hoşgörü ve tahammül sınırlarını aşan bir el atmanın bulunduğu, kaçak yapının yıkılmaması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğabileceği, kaçak yapıya yapı kayıt belgesi alınmasının, idare tarafından kaçak yapının kullanılmasına imkân tanıdığı, ancak iskân alınmayan/alınamayan yapının yasal hale geldiğinin kabul edilemeyeceği belirtilerek, davanın kabulüne, 3533 ada 14 parsele bitişik davalılara ait 3533 ada 15 parsel sayılı taşınmaz üzerine yapılan ve bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen binaya bitişik üç katlı ek yapının yıkılmak sureti ile el atmanın önlenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyizinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda zararın somut olarak belirlenmediğini, ihtimaller üzerinde durulduğunu, bozma ilamı doğrultusunda titizlikle inceleme yapılmadığını, müvekkili tarafından ciddi bir masrafa katlanılmak suretiyle yapı kayıt belgesi alındığını, bu belge ile artık yapının yıkılamayacağını, davacı yönünden bir zarar oluşmuş dahi olsa bu zararın neden ancak yıkım ile giderilmesi gerektiğine yönelik yeterli gerekçe belirtilmediğini, bozma ilamında yıkımın son çare olması gerektiğinin belirtildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 737 nci maddesi gereğince komşuluk hukukuna aykırılık nedeniyle el atmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!