7. Hukuk Dairesi 2024/1466 E. , 2024/2731 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/562 E., 2023/1072 K.
DAVA TARİHİ : 10.11.2014
KARAR : Davanın kabulü
TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili ve davalı ... vekili
Taraflar arasında görülen ve temyiz incelemesinden geçen aile konutunun miras hakkına mahsuben sağ kalan eşe özgülenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Osmangazi ilçesi, 2631 ada 17 parsel üzerindeki 3 No.lu bağımsız bölümün muris ...'na ait olduğunu, tarafların taşınmazda elbirliği halinde malik bulunduklarını, bu taşınmazın davacı ve muris tarafından yıllarca birlikte kullanıldığını, Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesinde ortaklığın giderilmesi davasına konu olduğunu belirterek, taşınmazın Türk Medeni Kanunu'nun 652/1 inci maddesi gereğince davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ..., muris ...'nun sağlığında hem kendisine hem de diğer davalıya fiilen bağımsız bölümler tahsis ettiğini, davalı ...'nin 4. Sulh Hukuk Mahkemesinde ortaklığın giderilmesi davası açtığını belirterek, 3 No.lu bağımsız bölümün davacı adına tesciline bir itirazı olmadığını beyan etmiştir
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkili ile davacının muris ...'nun mirasçısı olduğunu, bu davada davacının TMK'nın 652 nci maddesi uyarınca tescil talep ettiğini, davacı eşin bu talebini miras payına mahsuben kullanabileceğini, bu konudaki talebin açıklattırılması gerekeceğini, müvekkilinin muris ile davacının birlikte ikamet ettiği bağımsız bölümün davacıya özgülenmesine itiraz etmediğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, Mahkemenin bu davada görevli olmadığını, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunu" beyan etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.05.2016 tarihli ve 2015/2147 Esas, 2016/1214 Karar sayılı ilamı ile davacıya verilen kesin süreye rağmen gerekli işlemin yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 09.09.2020 tarih ve 2016/16396 Esas, 2020/4767 Karar sayılı ilamı ile; "Mahkemece davacı tarafa dava konusu taşınmazın aile konutu olduğunun tespitine dair karar alması için 14/04/2016 tarihli duruşmada iki haftalık kesin mehil verilmiş, davacı taraf bu süre içerisinde Bursa 4. Aile Mahkemesinde 26/04/2016 tarihinde dava açmıştır. Mahmece bu davanın sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile taraflar arasında yargılaması devam eden Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/1560 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davasındaki ara kararı dikkate alınarak kesin süreye riayet edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kabule göre de; görülmekte olan eldeki dosyanın aynı mahkemenin 2014/1560 Esas sayılı dosyasında ayrılmış bir dosya olmadığı, ayrı bir esasa kayıtlı bir dosya olduğu halde bu konuda da yazılı olduğu şekilde gerekçe gösterilerek karar verilmesi doğru değildir." gerekçeleriyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 30.05.2023 tarihli ve 2021/562 Esas, 2023/1072 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulüyle 2631 ada 17 parsel, 2. kat, 3 numaralı bağımsız bölümün mülkiyetinin davacıya özgülenmesine, karar kesinleştiğinde özgüleme kararının tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafın açıkça davayı kabul etmemesine ve aşamalarda davanın reddini savunmasına rağmen, sanki geçerli bir kabul beyanı varmış gibi, davacı lehine haksız yere vekalet ücretine hükmedilmediğini, yargılama giderlerinin de davalı tarafa yükletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davada sulh hukuk mahkemesinin görevli olmadığını, davacının derdest paylaştırma davasında verilen süreye uymayarak işbu davayı açtığını, kararın kamu düzenine aykırı olduğunu, paylaştırma davasının derdest olduğunu, dava konusu dairenin aile konutu olduğuna dair açılan davanın süresinde olmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 652 nci maddesine dayalı aile konutunun miras hakkına mahsuben sağ kalan eşe özgülenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 652 nci maddesi; "Eşlerden birinin ölümü hâlinde tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa; sağ kalan eş, bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir."
2. "Haklı sebeplerin varlığı halinde, sağ kalan eşin veya miras bırakanın diğer yasal mirasçılarından birinin istemi üzerine, mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınmasına karar verilir.” hükmünü içermektedir.
3. Sağ kalan eş mirasçı ise; miras paylaşımında, aralarındaki mal rejimi ister edinilmiş mallara katılma rejimi, ister mal ayrılığı, ister paylaşımlı mal ayrılığı, ister mal ortaklığı olsun, katılma olanağı bulunsun veya bulunmasın mal rejimindeki hakları dışında, mirasın paylaşımında aile konutu ve ev eşyalarının kendisine özgülenmesini isteyebilecektir. Ancak bu özgüleme ve alım hakkı bedelsiz değildir.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3’üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428’inci maddesi ile 439’uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili ile davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekili ile davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, davacıdan onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!