7. Hukuk Dairesi 2024/144 E. , 2024/451 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/438 E., 2023/323 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasında görülen miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili, müvekkilinin babası ...'in vefatından sonra aile içerisinde 31.10.1990 tarihinde yapılan taksim sonucu 127 ada 72 parsel ve 4022 parsel sayılı taşınmazların müvekkiline bırakıldığını, murisin davalılar dışındaki diğer mirasçılarının müvekkiline pay devri yaptığını, fakat mirasçılardan ...'ün 2012 yılında vefatı üzerine onun mirasçıları olan davalıların paylarını müvekkiline devretmediklerini, ... mirasçılarından ...'in dava konusu taşınmazların müvekkiline ait olduğuna ilişkin 11.06.2016 tarihli yazılı beyanının da bulunduğunu ileri sürerek davalılar adına kayıtlı 127 ada 72 parseldeki 1/5, 4022 parseldeki 3/20 payın iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
II. CEVAP
1. Bir kısım davalılar vekili, müvekkillerinin 03.07.2015 tarihinde paylarını diğer mirasçı ...'e devrettiklerini, her iki taşınmazda da paydaş olmadıklarını, dava dilekçesinin ekinde yer alan 11.06.2016 tarihli belgeyi de kabul etmediklerini, ...'in müvekkilleri adına söz söyleme-işlem yapma yetkisi bulunmadığını, bu belgenin dava tarihinden sonraki bir tarihi içermesi nedeniyle hüküm ifade etmediğini, miras taksim sözleşmesinin bütün mirasçıların imzasını taşıması ve tapu siciline kayıtlı taşınmazlar için noterde veya tapu müdürlüğünde işlem yapılması gerektiğini, davanın husumet yokluğundan veya esastan reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili, davalıların 03.07.2015 tarihinde hisselerini müvekkiline devrettiklerini, diğer mirasçıların ...'e vekâlet vermediklerini, miras taksim sözleşmesinin bütün mirasçıların imzasını taşıması gerektiğini belirterek, davanın esastan reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkeme ilk kararında, "davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 8749 ada 30 parsel sayılı taşınmazda davalı ...'e ait 3/20 hissenin iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, diğer davalılar adına açılan davanın husumetten reddine, dava konusu 127 ada 72 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın ise bu taşınmazın sözleşme kapsamında olduğu ispatlanamadığından reddine" karar vermiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 29.05.2018 tarihli ve 2016/18325 Esas, 2018/13327 Karar sayılı ilâmında, "Dosya içerisinde yer alan 31.10.1990 tarihli miras taksim sözleşmesinin TMK'nun 677. maddesine göre geçerli bir sözleşme olduğu, dava konusu 4022 parsel sayılı taşınmazın taksim sözleşmesinde sınırları belirtilen taşınmaz olduğu konusunda ihtilaf bulunmadığı; ancak sözleşme içeriğine göre taşınmazın 15,5 dönümünün davacıya verildiği, dava tarihinden sonra düzenlenmiş 11.06.2016 tarihli belgenin resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu, bu nedenle ...'a ait bütün hisselerin devrine karar verilmesinin doğru olmadığı, dava konusu 4022 parsel sayılı (yenileme ile 8749 ada 30 parsel) taşınmazda taksim sözleşmesinde belirlenen miktarın hesaplanması için uzman bilirkişiden rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, bu husus gözetilmeden Davalı ...'e ait payların tamamının iptal edilmesinin doğru olmadığı, diğer yandan aleyhlerine açılan dava husumetten reddedilen davalıların aleyhine yargılama gideri, harç ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru görülmediği..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 24.11.2020 tarihli kararında; "davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 8749 ada 30 parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına kayıtlı olan hissenin 2028,93 m² yönünden tapusunun iptali ile davacılar muris ... mirasçıları adına miras payları oranında tesciline; 127 ada 72 parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davanın davalı ... bakımından esastan reddine, diğer davalılar ..., ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine" karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Hükmün davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.04.2022 tarihli ve 2021/4549 Esas, 2022/3177 Karar sayılı kararında; "... tapu bilgileri incelendiğinde, 8749 ada 30 parsel sayılı taşınmazda davacıların murisi ...'un 25.474,33 m², davalılardan ...'in 4.495,47 m2'ye tekabül eden hisselerinin bulunduğu görülmüştür. Mahkemece davacı ...'un hissesine düşen kısmın 27.940,87 m²'ye tekabül etmesi için davalı ...'e düşen 4.495,47 m2 hisseden 2466,54 m²'ye tekabül eden hissenin iptaline karar verilmesi gerekirken, hüküm sonucunda yazılı olduğu şekilde 2028,93 m²'ye tekabül eden hissenin iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "davanın kısmen kabulüne; 8749 ada 30 parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına kayıtlı 2.466,54 m2'ye tekabül eden hissenin tapu kaydının iptali ile davacılar ... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tesciline, 127 ada 72 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın ... bakımından reddine, diğer davalılar ... mirasçıları, ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine" karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; 11.06.2016 tarihli ... tarafından verilen belgenin düzenleme tarihinin sehven 11.06.2015 yerine 11.06.2016 yazıldığını, aslında 11.06.2015 tarihli olup ...'in de duruşmada, mülkiyetin kendisine ait olmadığı dönemde bu belgeye imza attığını dile getirdiğini, bu belge esas alınarak dava konusu taşınmazda ...'e ait olan hissenin tamamının iptali gerektiğini, lehlerine maktu vekâlet ücretinin de altında vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, dava açıldığı tarihte tapu kaydını bilmedikleri için ...'ün tüm mirasçılarını taraf gösterdiklerini, pasif husumetten ret kararı tesis edilmesinde kusurlu olmadıklarını, bu nedenle lehlerine vekâlet ücretine hükmedilen davalılar hakkındaki vekâlet ücretinin de kaldırılması gerektiğini belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2 nci maddesinde hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu açıklanmıştır.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yok ise de; tesis edilen hükmün infaza elverişli olduğunu söylemek mümkün değildir. İptal edilen ve davacı adına tescil edilen hissenin metrekare olarak değil metrekareye isabet eden miktarın pay ve payda şeklinde açıkça hüküm sonucunda belirtilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 3 numaralı bentte belirtilen sebepler yönünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!