WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/1349 E.  ,  2024/3016 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/45 E., 2023/139 K.
DAVA TARİHİ : 01.01.2005
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve kâl davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 3030 ada 2 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalının ağaç dikmek ve araba garajı yapmak suretiyle taşınmaza müdahale ettiğini, ayrıca komşuluk hukukuna aykırı şekilde çekme mesafesine uymayarak bina inşa ettiğini ileri sürerek davalının el atmasının önlenmesine, müdahale teşkil eden kısımların kâl’ine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemece davanın kabulü ile fen bilirkişisi Ayşegül Kahya Çınar'ın 20.05.2016 tarihli raporunda belirttiği A harfi ile gösterilen kırmızı ile boyalı 8,70 metrekarelik kısma; B harfi ile gösterilen mavi ile boyalı 46,03 metrekarelik kısma ve C harfi ile gösterilen sarı ile boyalı 485,13 metrekarelik kısma davalının el atmasının önlenmesine, müdahale edilen alanlar üzerinde bulunan evin 8,70 metrekarelik kısmının, garajın ve 1 adet portakal, 3 adet limon, 1 adet asma üzümü, 1 adet incir, 1 adet elma ağacının kâl’ine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; “…davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; Mahkemece öncelikle taraflara ait taşınmazların imar öncesinden itibaren tedavül kayıtlarının ve krokilerinin getirtilmesi, gerek kadastral kayıtlar gerekse imar kayıtları mahalline keşfen uygulanarak Serik Belediyesinin 27.04.1999 tarih ve 583 sayılı encümen kararı gereği (3194 sayılı İmar Kanun’un 16. maddesi uyarınca) oluşan (ilave) bir taşkın kısmın olup olmadığı tereddüte mahal bırakılmayacak şekilde tespiti ile var ise davalının imar öncesinde hukuken korunmaya değer bir hakkının bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması, davalının bu işlem öncesi bir hakkının bulunduğunun belirlenmesi hâlinde, (yani bu taşkın kısmın yapılan ifraz işlemi ile oluştuğunun saptanması durumunda) taşkın kısmın yıkılması halinde binanın tümü yıkılacaksa tümünün değeri, aksi halde taşkın kısmın değeri saptanarak bu bedel mahkeme veznesine depo edildikten sonra el atmanın önlenmesi ve yıkım kararı verilmesi, imar uygulaması sonucu, yapının haksız veya taşkın durum yaratması, kamusal bir tasarruf sonucu olup, tecavüzlü durumun yapıyı yapan kişinin iradesi dışında meydana gelmesi nedeniyle davanın açılmasına sebebiyet vermediğinin kabulü gerektiği, taşkın yapıyı kullananın kötü niyetli sayılamayacağı ve kendisine kusur izafe edilemeyeceği gözetildiğinde (bu kısım yönünden) yargılama giderlerinden ve bu giderlerden sayılan vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı hususlarının bir arada değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken bu hususlar düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında belirtildiği şekilde tecavüzün ve kal’e konu muhdesatın imar uygulaması öncesi ve sonrasında yapılmış olmasına göre ayrımı yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; A harfiyle gösterilen alan yönünden tesis edilen hükmün hatalı olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu alanda İmar Kanunu'nun 18 inci maddesi kapsamında bir çalışma yapılıp yapılmadığının sorulmadığını, bu taleplerinin karşılanmadığını, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu ve bu çelişkinin giderilmediğini, binanın yıkımıyla ilgili rapordaki hususların dikkate alınmadığını, kararda maddi hatalar da bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır.

2. Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.

3. Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı HMK’nin geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK’nın 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırma ve inceleme doğrultusunda karar verilmiş olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.