7. Hukuk Dairesi 2024/1347 E. , 2024/3215 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/543 E., 2021/540 K.
ASIL DAVADA DAVALI - BİRLEŞTİRİLEN
DAVA TARİHİ : 19.12.2014
KARAR : Asıl davanın reddine, birleştirilen davada Mahkeme hükmü kesinleşmiş olmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasında görülen harici satıma dayalı tapu iptali ve tescil, bedel davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleştirilen davada Mahkeme hükmü kesinleşmiş olmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı asıl davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin 03.01.2007 tarihli harici yazılı senet ile 603 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 200 metrekarelik kısmını bedelini elden ödemek suretiyle davalıdan satın aldığını ancak, davalının dava konusu gayrimenkuldeki hissesinin mülkiyetini davacıya devretmediği gibi bedelini de iade etmediğini ileri sürerek, taşınmazın satın alınan kısmının tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, bu talebin yerinde görülmemesi halinde ödenen bedelin yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; müvekkilinin davacı-karşı davalıya 603 ada 11 parsel sayılı taşınmazdan 200 metrekare yer sattığını, dava konusu taşınmazın imar uygulaması gördüğünü ve taşınmazın 241.48 metrekare alanlı 7280 ada 26 parsel olarak tapuya kaydedildiğini, bu taşınmazın % 35 DOP payı sonrası 130 metrekare olacağı kanaatiyle 16.05.2014 tarihli ve 2576 yevmiye numaralı işlem ile tamamının tapuda davalıya devrinin yapıldığını ancak taşınmazın beklenenin aksine DOP'dan dolayı hiçbir kesintiye uğramadığını ve bu şekilde birleştirilen dava davalısına fazla yer devredilmiş olduğunu ileri sürerek fazladan devredilen taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline, bu talebin yerinde görülmemesi halinde tespit edilecek bedelinin davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; iki ayrı satışın mevcut olduğu iddiasının ispatlanamadığı, 2007 tarihli satışa istinaden 2014 yılında tapuda taşınmaz devrinin yapıldığı gerekçesiyle asıl davanın; 16.05.2014 tarihli taşınmaz devri tapuda resmi şekilde yapıldığından davacıya fazla yer devredildiği iddiasının dinlenemeyeceği gerekçesiyle birleştirilen davanın reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; “…birleştirilen dava davacısı-asıl dava davalısı vekilinin birleştirilen davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; birleştirilen davaya konu edilen taşınmaz bedelinin 2017 yılı itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 41.530,00 TL’nin altında kaldığından temyiz isteminin reddine; asıl dava davacısının temyiz itirazlarına gelince, harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil talebi yönünden talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; asıl dava davacısının bedel talebi yönünden Mahkemece yapılan araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı, Mahkemece HMK'nin 31 inci maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında asıl dava davacısının delil olarak dayandığı 03.01.2007 tarihli harici senet altındaki imzaları bulunan muhtar, aza ve diğer kişilerin senet imzalayıcısı olarak dinlenmesi, asıl dava davalısının süresinde verdiği cevap dilekçesinde tanık deliline dayandığı dikkate alınarak tanık listesinin istenmesi,taşınmaz başında yerel ve teknik bilirkişiler aracılığıyla yeniden yapılacak kesifte 03.01.2007 tarihli harici satış senedinde devredilen yer ile tapuda devredilen yerin aynı yer olup olmadığının belirlenmeye çalışılması, eksiklik giderildikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi…” gerektiğine değinilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının sözleşme tarihinden bu yana aynı yeri tasarruf etmeye devam ettiği, davacı tarafından dayanılan harici satım senedinin, davacıya devir yapılan 7261 ada 26 parsel sayılı taşınmazdan ayrı bir taşınmaz satışına ilişkin olmadığı, 7261 ada 26 parsel sayılı taşınmazın satışına ilişkin olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleştirilen dava yönünden 2014/870 Esas sayılı dosyada tesis edilen hüküm kesinleşmekle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyada bulunan tanık beyanları ve tapu kaydı, resmi senet, yazılı sözleşme ile davalarının ispat edilmiş olduğunu, davalının müvekkilinden ikinci kez para aldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, harici satıma dayalı tapu iptali ve tescil, bedel istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Tapulu taşınmazların satışı resmi şekil koşuluna tâbi olup, haricen satışı TMK’nın 706, BK’nın 213 (6098 sayılı BK’nın 237 nci), 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve Noterlik Kanunu’nun 60 ve 89 uncu maddeleri gereğince geçersizdir.
2. Kural olarak, 10.07.1940 tarih ve 2/77 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme ve 07.06.1939 tarih ve 1936/31 Esas, 1939/47 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararlarına göre harici satışın hüküm ifade etmemesi durumunda taraflar verdiklerini geri alabilirler. Bilindiği üzere geçerli bir sebebe dayanmaksızın bir kişinin mal varlığından diğerinin mal varlığına kayan değerlerin eksiksiz iadesi denkleştirici adalet düşüncesine dayanır. Denkleştirici adalet ilkesi ise, haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifade ederek kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri vermek zorunda olduğunu ve eski hale getirmede mal varlığında artış olan tarafın yükümlülüğünün bulunduğunu ifade eder.
3. Ülkemizde yaşanan ve uzun yıllar boyu yüksek oranlarda seyreden enflasyon nedeni ile belli bir miktar paranın verildiği tarihteki alım gücü ile aynı miktar paranın aradan geçen zamana bağlı olarak iade günündeki alım gücünün farklı ve çok daha az olduğu bir gerçektir. Hukuken geçersiz sözleşmeler tasfiye edilirken, denkleştirici adalet kuralı göz ardı edilmemelidir. Davacının harici satış nedeniyle davalı yana bedel ödediğinin kanıtlanması halinde harici satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesine göre tazmini gerekir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; asıl davada davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Asıl davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!