WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/1339 E.  ,  2024/3014 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/49 E., 2023/414 K.
DAVA TARİHİ : 12.12.2011
KARAR : Davanın kısmen kabulü kısmen reddi

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, eski hale getirme ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkiline ait dava konusu 3559 parsel sayılı taşınmazın davalılar tarafından altı oyulmak suretiyle depo haline getirildiğini ileri sürerek el atmanın önlenmesine, eski hale getirilmesine ve geriye dönük 5 yıl için şimdilik 10.000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, 03/01/2013 havale tarihli dilekçe ile ecrimisil isteğini 74.461,46 TL olarak artırmıştır.

II. CEVAP
Davalılar duruşmadaki beyanlarında, kadastro işleminden kaynaklanan hata sonucu sınırda kayma olduğunu, kendilerinin depoyu zemindeki sınıra göre yaptıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmaza davalıların el atmasının önlenmesine, eski hale getirme talebinin reddine, mahsul kaybı olarak hesaplanan 602,94 TL ecrimisilin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesince; “…davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; çekişme konusu taşınmazın depo olarak kullanılması nedeniyle mahrum kalınan miktarın tespit edilerek bu miktar üzerinden ecrimisile hükmedilmesi…” gerektiğine değinilerek karar bozulmuştur.

Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; el atmanın önlenmesi ve eski hale getirmeye ilişkin karar Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğinden bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına, 74.461,46 TL ecrimisilin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur.

Yargıtay 8.Hukuk Dairesince: “…davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; davalılar vekilinin ecrimisil hesabına ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, bozmaya uyulduğu halde bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, bozma öncesi alınan 18.10.2012 havale tarihli inşaat ve ziraat bilirkişi raporunda hem mahsul kaybı hem depo kirasına ilişkin ecrimisil hesaplandığı, Mahkemece toplamı üzerinden hüküm kurulmasının doğru olmadığı, belirtilen bozma gereklerine uygun olarak, konuya ilişkin uzman bilirkişi ile istenilen döneme ilişkin depo kirası hesaplanarak hüküm kurulması…” gerektiğine değinilerek karar bozulmuş, davacı ve davalı ... vekilinin karar düzeltme başvuruları reddedilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından davacının taşınmazının altı oyulmak suretiyle depo elde edildiği ve deponun kullanıldığı, daha önce aldırılan bilirkişi raporları uyarınca müdahalenin men’ine ve eski hale getirme talebinin reddine karar verildiği, kararların Yargıtay denetiminden geçip bozma konusu yapılmayarak kesinleştiği, ecmisil yönünden Mahkeme kararının bozulduğu, bozma doğrultusunda aldırılan bilirkişi raporu neticesinde davacının depoyu limon ya da patatesten hangisi için kiraya vereceğinin bilinememesi sebebiyle ve de tek ürün üzerinden hesaplama yapılması gerektiğinden iki ürünün kira getirisinin ikiye bölünüp hesaplanmasının uygun olduğu, davacının ecrimisil alacağının bozma ilamına uygun hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; el atmanın önlenmesi hususunda kesinleşen karar olmadığını, bu hususta olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerektiğini, gıda mühendisinden ek rapor alınmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, dava tarihinden faiz hesaplanmasının da hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; davanın husumetten reddi gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve eski hale getirme istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır.

Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.

Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı HMK’nin geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırma ve inceleme sonucunda tesis edilen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, anlaşılmakla; davalılarca temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle davalıların yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.