WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/1336 E.  ,  2024/2107 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/352 E., 2024/13 K.
DAVA TARİHİ : 09.05.2018
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ipoteğin fekki davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma kararına direnilmesine ve davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekilince temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca bozulmuş, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Ordu ili, Altınordu ilçesi, ... Mahallesi 154 ada 2 parsel sayılı taşınmazın müvekkiline ait olduğunu, ...'ün inşaat yapımı ile ilgili olarak Alanya 5. Noterliğinden 23.08.2016 tarihli ve 25146 yevmiye No.lu vekaletname aldığını, .... 4. Noterliğinden düzenlenen 29.08.2016 tarihli ve 4736 yevmiye No.lu azilname ile vekâletten azlettiğini, dayanak vekâletnamenin ipotek tesisine imkan vermediğini ileri sürerek, dava konusu taşınmaz üzerine 26.08.2016 tarihli ve 15767 yevmiye numarası ile davalı ... lehine konulan ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ipotek tesis edilmesine ilişkin verdiği vekâletnameye istinaden müvekkilinin iyiniyetli olarak ipotek tesis ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.10.2019 tarihli ve 2018/131 Esas, 2019/212 Karar sayılı kararıyla; davacı tarafından verilen ve açıkça ipotek tesisini de içeren vekâletname uyarınca vekil ...'in davalı ... lehine ipotek tesis ettiği, davacının, vekil ...'e verdiği resmi belge niteliğindeki vekâletnamede açıkça ifadesini bulan ipotek tesis etme yetkisine itibar edilerek ... ile ...’ın hukuki işlemi gerçekleştirdiği, davacı tarafın lehine ipotek tesis edilen davalı ...’ın kötüniyetli olduğunu ve vekil ... ile çıkar ve iş birliği içerisinde hareket ettiğini ispat etmek zorunda olduğu, somut olayda ispat külfeti kendisinde bulunan davacı tarafın bu külfeti yerine getiremediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.12.2019 tarihli ve 2019/2663 Esas, 2019/2548 Karar sayılı kararıyla; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 12.10.2021 tarihli ve 2021/818 Esas, 2021/1579 Karar sayılı kararı ile; "23.08.2016 tarihli vekaletnameye göre vekil edenin davacı ..., vekilin davalı ... olduğu, vekaletname içeriğinde " ... taşınmazlardaki hak ve hisselerim üzerinde dilediği gerçek ve tüzel 3. kişilerin, kurum ve kuruşların, şirketlerin bankaların veya finans kurumlarının lehine dilediği bedel, vade, sıra ve derecede halen mevcut veya doğacak borçlarımın, banka veya finans kurumlarından kullandığım veya kullanacağım her türlü krediler veya teminat mektuplarının karşılığını oluşturmak üzere ipotek tesis ettirmeye, ipoteğin lehtarı adına tescilini kabule..." şeklinde vekile yetki verildiği anlaşılmıştır.
Bu vekaletnameye dayanılarak, dava konusu taşınmaza 26.08.2016 tarihinde ...'a vekaleten ... tarafından, ... lehine 250.000,00 TL bedelli ipotek konulmuştur.
Davacının verdiği vekaletnameler ile vekile borçlanma yetkisi verilmemiş, vekil eden davacının mevcut borçları ve ileride kendisi tarafından borç altına girilmesi halinde bu borçlara teminat olmak üzere ipotek tesis ettirmeye dair yetki verilmiştir. Davalı, kendi borcu için davacının taşınmazı üzerine ipotek tesis ettirmiştir. Vekaletnameyle böyle bir yetki vekile verilmemiştir.
Vekaletnamede, vekil edenin kendisini borçlandırabileceğine yönelik, vekili yetkilendirdiğine ilişkin bir ibareye yer verilmediğinden, vekile verilen yetkinin karz (ödünç) temini işlemini kapsadığı söylenemez. Bu nedenle davalı vekil, davacı vekil edeni borç altına sokamayacağından, diğer davalıya yapılan borçlanmadan davacı sorumlu tutulamaz; bu borca karşı teminat oluşturmak amacıyla davacı taşınmazına konulan ipoteğin bu gerekçelerle hukuki dayanağı bulunmadığından yolsuz tescil hükmündedir. Davacıyı bağlayacağını söyleme imkanı yoktur.
Hâl böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir...’’ gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli 2022/17 Esas, 2022/76 Karar sayılı kararıyla Dairenin bozma kararına direnilmesine ve davanın reddine karar vermiş, davacı vekili tarafından temyiz edilen dava dosyası Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.

C. Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.10.2023 tarihli ve 2022/7-679 Esas, 2023/896 Karar sayılı ilamı ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından verilen vekaletnamede vekilin ipotek tesis ettirmeye yetkisinin bulunduğunu, anılan hususu araştırması gerekenin müvekkili değil tapu memurları olduğunu, davacı ile vekilin kendi aralarında plan yaparak müvekkilini dolandırmaya çalıştıklarını, vekilin yaptığı borçlanmadan davacının sorumlu tutulamayacağı hususunun vekalet ilişkisinin iç sorunu olarak kalması gerektiğini ve müvekkilinin kazandığı haklara etkili olamayacağını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğin fekki istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 881 vd. maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

18.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.