7. Hukuk Dairesi 2024/1303 E. , 2024/3013 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/129 E., 2024/126 K.
DAVA TARİHİ : 25.03.2022
KARAR : Davalı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 32. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/379 E., 2023/346 K.
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; tarafların 5527 ada 9 parsel sayılı, arsa nitelikli taşınmaz üzerindeki binada paydaş olduklarını, davacıların ana taşınmaz üzerinde mevcut olan binada 3 üncü kattaki dairede ikamet ettiklerini, davacılardan ...'in kardeşi olan davalı ...'in ise 2 nci katta ikamet ettiğini, davalının ikamet ettiği 2 inci kattaki dairesinin yanında binanın giriş katında bir dairesinin daha olduğunu, davalının tapudaki hisse paylarına göre ana taşınmazda bulunan davalı hissesinden fazla yer kullanarak binanın giriş katında bulunan iş yerini (dükkanı) tek başına kiraya vererek gelir elde ettiğini, davacıların kullanmasına engel olduğunu, bir çok kez sözlü görüşmeler ve uyarıların yapılmasına rağmen sonuçsuz kaldığını, iş yerini 01.02.2022 tarihinde tütüncü dükkanı olarak tek başına kiraya verdiğinin öğrendikten sonra davalıya Beyoğlu 20. Noterliğinin 02.03.2022 tarihli ve 05982 yevmiye No.lu ihtarname çekildiğini, ihtarnamenin davalıya 09.03.2022 tarihinde tebliğ edildiğini ileri sürerek davalının, davacıların payına (giriş kattaki iş yerine-dükkana) vaki el atmasının önlenmesine, 200,00 TL ecrimisilin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara payları nispetinde ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar ile davalı arasında kira sözleşmesi, yahut sözlü-yazılı anlaşma olmadığı, davalının dava konusu dükkanı tek başına kiraya vermek suretiyle yaptığı el atmasının önlenmesine ve ecrimisile karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların paylaşımda kendilerine isabet eden üçüncü kattaki dairede kendileri oturmayıp üçüncü bir şahsa kiraya verdiklerini, arsa pay oranına göre giriş kat ile birlikte 4 kattan ibaret binanın 1/2 hissesinin müvekkili ve eşine ait olup bu hisse karşılığında giriş kat ve 2 nci katın kendilerine isabet ettiğini, davacıların arsa üzerindeki toplam hissesinin 16/64 olması sonucu kendilerine 4 üncü kattan 1 kat daire düştüğünü, 1 inci katta ikamet eden dava dışı Şükriye Akıncının arsanın 16/64 hissesi karşılığında 1 inci kattaki daireyi konut olarak kullandığını, tarafların aralarında mevcut hisse oranlarına göre toplam 4 katı bölüştüklerini, 3 üncü katın davacılara, 2 katın müvekkiline, 1 inci katın dava dışı Şükriye akıncıya, giriş katın da müvekkili ve eşine isabet ettiğini, yıllar sonra davacıların aleyhe açmış oldukları davanın hakkaniyete, usule ve yasaya ve özellikle TMK'nın 2 nci maddesinde belirtilen dürüstlük ilkesine açıkça aykırı olduğunu, dilekçelerinde arz ve izah edilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yetersiz ve eksik bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesis edilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlıkta dava açılırken dava değeri el atma yönünden 1000,00 TL, ecrimisil yönünden 200,00 TL gösterilerek ve bu miktar üzerinden peşin harç yatırıldığı, alınan bilirkişi raporu ile el atılan 11,5 m2 alanlı dükkanın dava tarihi itibariyle Davacı ... yönünden 3/32 -3.973,00 TL, davacı ... Yönünden 5/32 – 6.621,00 TL ve talep edilen dönem için ecrimisil alacağının davacı ... için 569,00 TL, davacı ... için 569,00 TL olacağının belirlendiği, ıslahın bu doğrultuda yapıldığını ve Mahkemece de bu değerler üzerinden hüküm altına alındığı, kabul edilen kısmın karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf itirazlarının usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın tümünün (dükkanın) değerinin 42.375,00 TL olduğunu, kesinlik sınırının üzerinde olduğunu, savunmalarındaki ve istinaf başvurusundaki beyanlarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki el atmanın önlenilmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine el atmanın önlenilmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı veya kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı el atmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu el atmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı davalıdan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!