7. Hukuk Dairesi 2024/1263 E. , 2024/2390 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/369 E., 2022/12 K.
DAVA TARİHİ : 12.08.2013
KARAR : Davanın reddi
Taraflar arasındaki ehliyetsizlik nedeniyle ipoteğin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; kardeşi ...’nun üzerine kayıtlı dava konusu taşınmazlar üzerinde davalı şirket lehine 09.08.2012 tarihli, 17336 ve 17338 yevmiye numaralı ipoteklerin tesis edildiğini, ...’nun 26.09.2011 tarihinden beri akıl sağlığının yerinde olmadığını, kardeşi tarafından yapılan ipotek tesis işlemlerinin bu sebeple geçerli bulunmadığını belirterek, akit tarihi olan 09.08.2012 itibariyle kardeşi ...’nun fiil ehliyetinin bulunup bulmadığının tespiti ile dava konusu taşınmazlar üzerinde tesis edilmiş 17336 ve 17338 yevmiye numaralı ipoteklerin ehliyetsizlik nedeni ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; geçmişe yönelik şekilde akıl sağlının yerinde olup olmadığının tespit edilemeyeceğini, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.04.2017 tarihli ve 2013/266 Esas, 2017/154 Karar sayılı kararı ile; "... Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda ipotek veren ...'nun akit tarihi olan 09.08.2012 tarihide fiil ehliyetine haiz bulunduğunun oy birliğiyle mütalaa edildiği..." gerekçesiyle "...davanın esastan reddine...." karar verilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
1. Mahkemenin yukarıda (III) numaralı bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin 24.09.2018 tarihli ve 2018/415 Esas, 2018/926 Karar sayılı kararı ile "...davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine..." karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV) numaralı bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 11.10.2021 tarihli ve 2021/390 Esas, 2021/1738 Karar sayılı ilamıyla; "...eldeki davanın 16.08.2013 tarihinde ... tarafından açıldığı ancak bu tarihte ...’nun tam ehliyetli olduğu, ...’nun Mersin 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/900 E, 2014/91 K sayılı ilamı ile 29.01.2014 tarihinde kısıtlandığı, eldeki davanın açıldığı tarihte ... kısıtlı olmadığından, ... tarafından vasisi sıfatıyla ... adına dava açamayacağı, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi gerekirken, mahkemece işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği..." gerekçesiyle "...Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine..." karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 27.01.2022 tarihli ve 2021/369 Esas, 2021/12 Karar sayılı kararı ile "...davanın usulden reddine..." karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda (V.B) numaralı bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; davanın fiil ehliyeti olmayan bir kişi tarafından açılmasının mümkün olmadığını, vasi tarafından huzurdaki dava ile birlikte kısıtlama kararının alındığını ve vasinin husumete izin kararı ile davaya devam ettiğini, ...'nun 2011 ve 2012 yılında kullandığı ilaçlara ait raporlar incelenmeden hüküm kurulduğunu, kısıtlının ehliyeti yok ise kısıtlıya davanın bildirilerek davaya muvafakatinin sağlanmış olması gerektiğini, Anayasa'nın 36. maddesinde hak arama özgürlüğünün düzenlediğini, kısıtlılık kararının eldeki davadan üç ay sonra verildiğini, bu sürede davacının hak kaybı yaşamaması için davacının kendisi tarafından dava açılmasını veya kısıtlama kararının verilmesini beklemenin, hak arama özgürlüğünün kısıtlanması anlamına geleceğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ehliyetsizlik nedeniyle ipoteğin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 405 inci ve devamı maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 51 inci ve devamı maddeleri,
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçelesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!