7. Hukuk Dairesi 2024/1262 E. , 2024/2442 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/1538 E., 2023/377 K.
DAVA TARİHİ : 14.05.2012
KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasında görülen ortaklığın giderilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, 3517 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kendisi tarafından inşa edilen iki katlı betonarme bina, iki oda bir salondan oluşan yapı ile 100 m2'lik açık besihane bulunduğunu, binanın zemin katında annesinin oturduğunu belirterek taşınmaz üzerindeki ortaklığın öncelikle aynen taksim, mümkün değil ise satış yoluyla giderilmesini, bina bedelinin kendisine verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar ... ve ... vekili, dava konusu taşınmazın taraflar arasında fiilen taksim edildiğini, herkesin kullanacağı yerin belli olduğunu, davacı tarafın kendi yerine ev yaptırdığını, fiili taksim nedeniyle ortaklığın giderilmesi davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ...; dava konusu taşınmazdaki hissesini ...'a satarak devrettiğini, taşınmazın satışını istemediğini beyan etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkeme ilk kararında, davanın kabulüne karar vermiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesi 18.10.2017 tarihli 2017/4069 Esas ve 2017/79752 Karar sayılı ilamında; "...Somut olayda; dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan tamamlanmış yapıya ilişkin olarak; mahkemece öncelikle bilirkişi kurulundan bağımsız bölümlerin başlı başına kullanılmaya elverişli bağımsız bölüm olup olmadığı, niteliklerinin (mesken, işyeri, depo vs. gibi) ne olduğu da açıklattırılarak davaya konu taşınmaz üzerindeki yapının onaylı projesinin ve sonradan değişiklik yapılmış ise buna ilişkin tadilat projesinin olup olmadığının taraflara ve ilgili belediyeye sorulup etraflıca araştırılması, proje mevcut değilse, ilgili belediyeden alınacak ön bilgiye göre yapının mevcut haliyle imar mevzuatına ve bulunduğu yerin imar durumu ile fenne aykırılık oluşturmadığı veya imara veya projeye aykırılıklar giderildiği takdirde onay verilebileceğinin saptanması durumunda, öncelikle aykırılıkların giderilmesi daha sonra yapının fiili durumunu yansıtan projenin hazırlattırılıp, ilgili imar müdürlüğünün onayının ve buna bağlı olarak oturma izin belgesinin alınması, ayrıca Kat Mülkiyeti Kanununun 12. maddesinde sayılan diğer belgelerin tamamlattırılması için kat mülkiyetine geçiş suretiyle ortaklığın giderilmesini isteyen davalı tarafa yetki ve yeterli süre verilmesi, bu hususlar eksiksiz yerine getirildiği takdirde de, dava konusu taşınmaz üzerindeki yapıda her bir bağımsız bölümün (konumu, yüzölçümü, kullanım amacı ve eklentileri yerinde incelenip irdelenerek) değeri ve bu değere göre özgülenecek arsa payı uzman bilirkişi aracılığıyla saptanıp varsa fiili taksim veya mülkiyetin tespitine ilişkin kesinleşmiş kararlar dikkate alınarak, taksim yoksa çekilecek kura ile önce her paydaşa birer bağımsız bölüm özgülendikten sonra arta kalan bağımsız bölümlerin pay oranları da gözetilmek suretiyle yine kura ile paydaşlara özgülenerek, gerekiyorsa bedel farkı nedeni ile ödenecek ivaz da belirlenmek suretiyle payların denkleştirilmesi, yönetim planı gibi belgeleri paydaşların (tanınan süreye rağmen) imzalamaktan kaçınması halinde bunların imzalanmış sayılması suretiyle araştırmanın tamamlanmasından sonra kat mülkiyeti kurulmak suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilebilecek iken; talep eden tarafa kat mülkiyeti kurulması için gerekli işlemleri yapmak üzere süre verilmesi hususu düşünülmeden satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.
B.Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Mahkeme 12.02.2019 tarihli kararında, "3517 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü, cinsi, pay ve paydaş sayısı itibariyle aynen taksiminin mümkün olmadığı, taşınmaz üzerindeki ortaklığın ancak satış yoluyla giderilebileceği gerekçesiyle ortaklığın satış suretiyle giderilmesine, satış bedelinin % 77,34'ünün davacıya, geri kalan kısmın ise paydaşlar arasında dağıtılmasına" karar vermiştir.
C. 2.Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesi 19.11.2019 tarihli 2019/3621 Esas ve 2019/6746 Karar sayılı ilamı ile "bir önceki bozma ilamında açıklanan hususların tamamlanması için davalı vekiline yetki ve süre verilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiştir" gerekçesiyle hükmün ikinci kez bozulmasına karar vermiştir.
D. Mahkemece 2.Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Mahkeme yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davalı vekiline taşınmazda kat mülkiyeti tesisi için gerekli belediyeden onaylı mimari proje, yapı kullanım izin belgesi, yönetim planı hazırlanması amacıyla kesin süreli yetki verilmesine rağmen işlemlerin tamamlanmadığı, yapı kullanma izin belgesinin Belediye'de bulunmadığı, davalı vekilince 14/12/2021 tarihli celse ile başka sunulacak bir belge olmadığının bildirildiği, yazı cevabı ekleri yönünden yeniden bir değerlendirme yapılarak hazırlanan 30/01/2022 tarihli ek raporda, iki katlı betonarme evin davacıya ait olduğu ve ifrazı mümkün olmadığından ortaklığın satış yoluyla giderilebileceğinin beyan edildiği gerekçesiyle ortaklığın satış suretiyle giderilmesine; ...'a ait muhdesatın değerinin parselin tümünün değerine oranı olan %77,34 ünün davacıya ait olmak üzere, kalan kısmın paydaşlar arasında dağıtılmasına" karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili, hükümden önce davalı ...'in öldüğünü ve usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan karar verildiğini, mahkemece kesin süreli yetki verilmiş ise de; bozma ilamında belirtilen belgelerin taraflarınca tanziminin mümkün olmadığını, bu belgelerin yapıyı inşa eden davacıda olduğunu, davacıdan istenmesi gerektiğini, taşınmazın paydaşlar arasında paylaşıldığını, herkesin kendisine düşen yeri kullandığını, davacının tapu iptali ve tescil davası açmaya hakkı varken ortaklığın giderilmesini istemekte hukuki yararı olmadığını, davacıya ait tarafta bulunan ev ile ilgili herhangi bir taleplerinin olmadığını dile getirmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.Satışına karar verilen taşınmaz;
a) Paylı mülkiyet hükümlerine konu ise satış bedelinin paydaşların tapudaki payları oranında,
b) Elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olması halinde satış bedelinin mirasçılık belgesindeki paylar oranında,
c) Hem paylı, hem de elbirliği mülkiyeti halinin bir arada bulunması halinde ise satış bedelinin tapudaki ve mirasçılık belgesindeki paylar nazara alınarak dağıtılmasına karar verilmesi gerekir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2.maddesinde hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu açıklanmıştır.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut olaya gelince, dava konusu taşınmazda muhdesatların aidiyetine karar verildiğinden yüzdelik oran kurulmak suretiyle satış bedelinin dağıtılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik yok ise de; muhdesat bedeli dağıtıldıktan sonra kalan miktarın tapu kaydı ve mirasçılık belgesindeki hisseleri oranında paydaşlar arasında dağıtılmasına karar verilmesi gerekirken bu açıklama yapılmadan sadece paydaşlar arasında dağıtılmasına karar verilmesi doğru değildir.
3. Diğer yandan satış bedelinin dağıtımına ilişkin birinci fıkra ile çelişecek şekilde dördüncü fıkrada, satıştan elde edilecek gelirin tapu kaydı ve veraset ilamına göre dağıtılmasına karar verilmesi de infazda tereddüte yol açacaktır.
4. Ne var ki bu hususlar; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3.maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine;
2-Mahkeme kararının 1.bendinde yer alan "paydaşlar arasında" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "tapu kaydı ve mirasçılık belgesindeki hisseleri oranında paydaşlara" ibaresinin yazılmasına; hüküm fıkrasının 4.bendinin ise tamamen hükümden çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin yatırılan harcın istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!