WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/1191 E.  ,  2024/3011 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1991 E., 2023/2424 K.
ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVALARDA
DAVA TARİHİ : 19.06.2017 - 14.11.2018
KARAR : İstinaf dilekçesinin miktar yönünden reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/316 E., 2021/652 K.

Taraflar arasındaki asıl ve birleştirilen davalarda ecrimisil talep edilmesinden dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Asıl davada davacı vekili; müvekkili idarece temsilen yönetilen ...Haseki ... ait 969 ada 65 parsel sayılı, kagir depo vasıflı, 95,00 metrekare sahalı, zemin+1 normal kattan oluşan 14 kapı No.lu dükkanın kafeterya olarak 01.01.2015 tarihinden beri davalının işgalinde olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 24.03.2015- 21.04.2017 tarihleri arasında teraküm eden 113.585,60 TL işgal tazminatının, işgalin başlangıcından itibaren kademeli faizi bile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, birleştirilen davasında; 22.04.2017 - 05.07.2018 tarihleri arasında 74.716,73 TL işgal tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı taraf, davalara cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın istinaf edildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekili tarafından istinaf başvuru sebepleri bakımından dayandığı hususların yazılması gerektiği, verilen başvuru dilekçesinde hukuka aykırı kararın bozulmasını ve kararı istinaf ettiğinin belirtilmesi dışında davaya konu başkaca bir istinaf sebebi sunulmadığı, bilindiği üzere kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesinin başvuranın başvuru sebepleri ile sınırlı olarak yapılacağının açık olduğu, keza davalı yanca istinaf sebebi sunulmadığı gibi dosya kapsamında kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hususun da olmadığı nazara alınarak istinaf başvuru dilekçesinin reddedilmesi gerektiği, davalı vekilinin HMK’nın 342 nci maddesine uygun şekilde başvurusunun bulunmadığı anlaşılmakla Mahkeme kararına yönelik istinaf talebinin HMK'nın 342 ve 346 ncı maddesi gereği yönünden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin taşınmazı kiracı olarak kullandığını, gecikmeli de olsa müvekkilince ödemelerde bulunulduğunu, zamanaşımı süresinin dolduğunu, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleştirilen davalar ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK’nın 297 nci maddesi; "(1) Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar: a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini. b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini. c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri. ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini. d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını. e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi. (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." düzenlemesini ihtiva etmektedir.

Bilindiği üzere, mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinde belirtilmiştir. Maddenin 1 inci fıkrasının c) bendinde; iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışması ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin gerekçeli kararda yazılması gerektiği belirtilmiştir.

Bunun yanında, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak gerekçeli kararın hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlerle ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetiminin yapılabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur. Bu biçim yargılama ve hükümde açıklık ve netlik prensibinin bir gereği olup aksi durumun yeni tereddüt ve ihtilaflar ortaya çıkartacağı kuşkusuzdur. Bir başka ifadeyle çelişkili mahkeme kararlarının kamu düzenini ve barışı tehlikeye düşüreceği yadsınamaz (Prof. Dr...., Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu Şerhi 2001 baskı S.2952 vd.) .

3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemesince tesis edilen hükmün gerekçe kısmında; "davalı vekili tarafından istinaf başvuru sebepleri bakımından dayandığı hususların yazılması gerektiği, verilen başvuru dilekçesinde hukuka aykırı kararın bozulmasını ve kararı istinaf ettiğinin belirtilmesi dışında davaya konu başkaca bir istinaf sebebi sunulmadığı, bilindiği üzere kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesinin başvuranın başvuru sebepleri ile sınırlı olarak yapılacağının açık olduğu, keza davalı yanca istinaf sebebi sunulmadığı gibi dosya kapsamında kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hususun da olmadığı nazara alınarak istinaf başvuru dilekçesinin reddedilmesi gerektiği, davalı vekilinin HMK’nın 342 nci maddesine uygun şekilde başvurusunun bulunmadığı anlaşılmakla Mahkeme kararına yönelik istinaf talebinin HMK'nın 342 ve 346 ncı maddesi gereği yönünden reddine..." denilmiş olmasına karşın hüküm fıkrasında; "davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin HMK'nın 345, 346/2 ve 352/1 maddeleri uyarınca miktar yönünden reddine…" şeklinde hüküm tesis edilmiştir. Bu durumda hükmün gerekçesiyle hüküm arasında çelişki bulunduğundan HMK’nın 297 nci maddesine uygun olarak yeniden bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2024tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.