WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/1184 E.  ,  2024/3213 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/329 E., 2022/523 K.
DAVA TARİHİ : 09.12.2013
KARAR : Davanın usulden reddine

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen muhdesatın aidiyetinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu 118 ada 2, 124 ada 5, 18, 126, 131, 137, 453, 502, 521, 541, 580 ve 631 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak davalılardan ... tarafından ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı evin davacılardan ...’a ait olduğunu, yine meyve ağaçlarının bazılarının kendisi tarafından dikildiğini, sulama kanalının ise davalılardan ... ile davacıların birlikte yaptığını, kavak ağaçlarının ... tarafından dikildiğini ileri sürerek anılan muhdesatın müvekkillerine ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabul-kısmen reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 17.05.2022 tarihli ve 2021/3755 Esas, 2022/3490 Kararsayılı kararıyla; “…taraflar arasında Malatya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinde 2013/891 Esas ve 2017/2203 Karar sayılı dava dosyasında görülen ortaklığın giderilmesi davasında, davanın feragat nedeni ile reddine karar verildiği, hazır bulunan davalıların davanın devamı yönünde beyanda bulunmadıkları, feragatın HMK'nın 309/2 nci maddesi gereğince yapıldığı anda hüküm ifade ettiğine göre eldeki davanın görülmesinin şartlarından biri olan ortaklığın giderilmesine ilişkin bir dava mevcut olmadığı, muhdesatın aidiyetinin tespiti davasının açılması sırasında var olan hukuki yararın İlk Derece Mahkemesi karar tarihi itibarıyla ortadan kalktığı, hukuki yararın sadece davanın açıldığı tarihte değil davanın devam ettiği süre içinde de mevcut olması gerektiği, Mahkemece, hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olmasının doğru olmadığı…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 11.10.2022 tarihli ve 2022/329 Esas, 2022/523 Karar sayılı kararıyla; davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; feragat nedeniyle reddedilen ortaklığın giderilmesi davasından sonra 18.09.2018 tarihinde davacılar tarafından Malatya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi 2018/1672 Esas sayılı dava dosyasında ortaklığın giderilmesi davası açıldığını ve davanın halen derdest olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı HMK’nın "Dava Şartlarının İncelenmesi’ başlığını taşıyan 115 inci maddesi: ‘(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.’ düzenlemesini ihtiva etmektedir.

2. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi eşya hukukunda, muhdesattan, birarazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklindedikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.

3. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespitdavası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1-h, 115 m.)

4. Öğretide ve Yargıtay'ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.

3. Değerlendirme
Her ne kadar Dairemizin 17.05.2022 tarihli ve 2021/3755 Esas, 2022/3490 Karar sayılı kararıyla; görülen ortaklığın giderilmesi davasında davanın feragat nedeni ile reddine karar verildiği için davanın hukuki yarar dava şartı bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğine değinilerek karar bozulmuş, İlk Derece Mahkemesince de bozma ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de; temyizden sonra Dairemizin 11.01.2024 tarihli geri çevirmesi kararı üzerine bilahare yeni bir ortaklığın giderilmesi davasının açılmış olduğu ve derdest olduğu anlaşılmıştır. Paydaşlar arasında halen görülmekte olan bir ortaklığın giderilmesi davası bulunduğuna göre, davada hüküm kesinleşmeden hukuki yarar yeniden doğduğu için, usul ekonomisi de gözetilerek görülmekte olan muhdesatın aidiyetinin tespiti davasının esası hakkında, taraf delilleri değerlendirilmek suretiyle hüküm tesis edilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.