7. Hukuk Dairesi 2024/1167 E. , 2024/3006 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/759 E., 2023/1528 K.
DAVA TARİHİ : 16.06.2008
KARAR : Davanın reddine
TEMYİZ EDENLER : Davalı ... vekili, Davacı vekili
Taraflar arasındaki kadastral parselin ihyası davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde, 981 (9) sayılı parselin içinde bulunduğu alanda davalı belediyeler tarafından yapılan imar düzenlemelerinin idari yargı yerinde iptal edildiğini ileri sürerek kadastral parselin ihyası ile Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 16.12.2014 tarihli ve 2008/996 Esas, 2014/1370 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 21.02.2022 tarihli ve 2021/1754 Esas, 2022/1191 Karar sayılı ilamıyla, 20 Şubat 2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 7 nci maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 nci maddesine yeni bir fıkra eklenmiştir.
Eklenen bu hükme göre 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi kapsamında yapılmış imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti halinde, öncelikle davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edileceği veya anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değerinin ödeneceği belirtilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, eklenen bu hüküm uyarınca idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerektiğinden, imar parselinin kadastral parsele ihyasına yönelik dava konusu talebin, kanun değişikliği nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın yasa değişikliği nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... Belediyesi vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin eldeki davaya uygulanma olanağının bulunmadığını, hatalı değerlendirmeyle davanın reddine karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... Belediyesi vekili temyiz dilekçesinde, dava konusu taşınmazın davalı adına tescil edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, imar uygulamasının iptali nedeniyle kadastral mülkiyet durumunun ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Tapu iptali ve tescil davaları kural olarak kayıt maliklerine karşı açılır. Yine; kadastral duruma dönülme istemli uyuşmazlıklarda taraf teşkili bakımından husumetin, ihyası talep edilen kadastral parselin kapsamında kalan imar parsel ya da parsellerinin maliklerine yöneltilmesi gerekir ve bu davanın özelliği itibariyle kayıt maliklerinin yanı sıra işlemi yapan belediyeye de husumetin yöneltilmesi mümkündür.
2. İmar işleminin iptali sebebiyle kadastral mülkiyet durumunun ihyası isteğine ilişkin bu davalarda, taraflar arasında mülkiyet ihtilafının bulunmadığı; davacının talebinin kamusal tasarruftan kaynaklanan sicil kaydının düzeltilmesine ilişkin olduğu gözetilerek, hüküm altına alınması gerekli karar ilam harcı ile vekalet ücretinin maktu olması ve ayrıca yargılama gideri ve bu giderlerden sayılan vekalet ücretinden iptal edilen idari işlemi yapan davalı ...'nin sorumlu tutulması gerekir.
3. 20 Şubat 2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 7 nci maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesine yeni bir fıkra eklenmiştir.
Eklenen bu hükme göre, 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi kapsamında yapılmış imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti halinde, öncelikle davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edileceği veya anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değerinin ödeneceği kabul edilmiştir.
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukuken imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... Belediyesi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava konusu taşınmaz davalı ... ve davalı ... Belediyesi tarafından imar uygulamalarına tabi tutulmuş, ancak davalı Belediyeler tarafından yapılan imar uygulamaları İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Böylece, davacının maliki olduğu kadastral parsel üzerinde imar uygulaması ile oluşan imar parsellerinin dayanağı idari işlemin iptal edilmesi nedeniyle sicil dayanaksız kalmış ve TMK'nın 1025 inci maddesi hükmü uyarınca imar parselleri yolsuz tescil durumuna düşmüşlerdir. Her ne kadar mahkemece dava tarihinden sonra gerçekleşen yasa değişikliği nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; dava, davalı ... ile davalı ... Belediyesinin yapmış olduğu idari işlem nedeniyle açılmış olup davanın açıldığı tarihte kadastral parselin ihyasını talep etmekte haklı olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacının davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceğinden ve davacının dava açma tarihinde haklı olduğu göz önüne alındığında, 6100 sayılı HMK'nın 331 inci maddesi gereği yapılan yargılama giderlerinden davanın açılmasına sebebiyet veren davalılar ... Büyükşehir Belediyesi ile dava konusu taşınmazın belediye sınırlarında meydana gelen değişiklik ile sınırına dahil olan davalı ... Belediyesi sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı ... Belediyesi vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davacı tarafın temyiz itirazının kabulü ile; mahkeme kararının, hüküm fıkrasının; üçüncü fıkrasının çıkarılarak yerine "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 10.700,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Belediyesi ile davalı ... Belediyesinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine" dördüncü fıkrasının çıkarılarak yerine "Davacı tarafından yapılan 2.095,00 TL yargılama giderinin davalı ... Belediyesi ile davalı ... Belediyesinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2024 tarihinde oy çokluğuyla ile karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
Asıl ve birleşen dava, kadastral parselin ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Bilindiği üzere; kapanan yollardan ihdas olunan yerlerin 3194 sayılı Kanunun 17. maddesi hükmü uyarınca belediye adına tescili öngörülmüş ve 2644 sayılı Tapu Kanununun 21. maddesi hükmü de kapanmış yolların içinde bulunduğu tüzel kişi adına tescili gerektiğini düzenlemiştir.
Somut olayda; ... tarafından yapılan 37 No.lu imar düzenlemesinin ve sonrasında ... Büyükşehir Belediyesi'nin yaptığı şuyulandırma işlemlerinin idari yargı yerinde iptal edildiği ve bu kararların kesinleştiği; daha sonra dava konusu yerin yeni kurulan ... Belediyesi sınırları içinde kaldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, çekişme konusu 981 parsel sayılı taşınmazın imar uygulamaları öncesinde kapanan yollardan ihdas suretiyle ... adına tescil edilerek imar uygulamasına tabi tutulduğu, bu hususun dava dilekçesinde de belirtildiği, başka bir deyişle davacı Hazinenin de kabulünde olduğu görülmektedir. Diğer yandan, yargılama sırasında da çekişmeli taşınmazın ... Belediyesi sınırları içerisine alınması nedeniyle adı geçen belediyeye husumetin yöneltildiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, bozma ilamına uyulması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak meydana gelir ise de, usulü kazanılmış hakkın istisnalarının bulunması durumunda müktesep haktan söz edilemez. Usulü kazanılmış hakkın istisnaları arasında maddi hata ve kamu düzenine ilişkin hususlar sayılabilir. İmar düzenlemeleri kamu düzenine ilişkin olup, taraf sıfatı bakımından da maddi hata yapılmış olması usulü kazanılmış hak oluşturmayacaktır.
Hal böyle olunca, kapanan yoldan oluşturulan dava konusu ihdas parselinin ... adına tescilinin 3194 sayılı Yasanın 17 ve Tapu Kanununun 21. maddesi uyarınca yolsuz olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Farklı bir ifadeyle, davacı Hazinenin dava konusu ihdas parselinin maliki olmadığından bu parselin ihyasını talep edemeyeceği açıktır. Bozma ilamına uyulmuş olması da, yukarıda değinilen istisnalar somut olayda gerçekleştiğinden davacı yararına usulü kazanılmış hak meydana getirmez. Ayrıca, dava konusu taşınmazın davalı ... Belediyesi sınırları içerisinde kaldığı ve bu belediyenin Seyhan Belediyesinin halefi konumunda olduğu gözetilerek, ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi ve bu belediye lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği de kuşkusuzdur.
O halde, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmadığı gibi, davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilerek lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olmasının da isabetli olmadığı düşüncesinde olduğumdan Yerel Mahkeme kararının bozulması görüşüyle Sayın Çoğunluğun kararına katılamıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!