WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/1142 E.  ,  2024/2577 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/721 E., 2022/707 K.
DAVA TARİHİ : 14.12.2015
KARAR : Davalı ... vekilinin istinaf talebinin reddine, davalılar ... ve ... vekilinini istinaf talebinin kısmen kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Körfez 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/328 E., 2021/143 K.

Taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin istinaf talebinin reddine, davalılar ... ve ... vekilinini istinaf talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden davalı ... ... ve ... vekili Avukat ...ile davalılardan ... vekili Avukat..., karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; 299 parsel, 1772 parsel, 735 parsel, 1104 parsel, 2683 parsel, 1188 parsel sayılı 6 parça taşınmazın 2013 yılında haricen satın alındığını, akabinde davalı ... ile Körfez .... Noterliğinin 10.10.2013 tarihli satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, ancak sonrasında taşınmazların davalı tapu maliki ...'dan alınan vekalet ile diğer davalılara satıldığını, yapılan işlemlerin muvazaalı ve kötüniyetli olduğunu belirterek; taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile bu taşınmazların kendi adına tapuda tescilini, mümkün olmadığı takdirde taşınmaz bedellerinin davalılardan tahsil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalılardan ... ve ... vekili; gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerh verilmemiş olduğunu, satış vaadi sözleşmesinin tapu siciline şerh verilmemesi durumunda yalnızca bu sözleşmenin tarfları için kişisel bir hak doğurduğunu, sözleşmeden doğan hak görece bir nitelik taşıdığından üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğini, davacının usul ve yasaya aykırı bir şekilde açmış bulunduğu davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... ve 1188 parsel sayılı taşınmaz yönünden taraflar sulh olduklarından karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönüyle davanın kabulü ile davalı ... adına kayıtlı bulunan 735 parsel ve 299 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, davalı ... adına kayıtlı bulunan 1104 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, davalı ... adına kayıtlı bulunan 1772 ve 2683 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ile ... vekili, davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalılar ... ile ... vekili; yerel mahkeme hükmünün açık bir şekilde usul ve yasaya aykırı konumda olduğunu, davaya konu taşınmaza satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerh verilmediğini, müvekkillerinin iş bu dava açısından iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduklarını, davacı ve davalı ... arasında imzalanmış olunan taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden yalnızca sözleşmenin taraflarının yani kendilerinin haberleri olduğunu, taşınmaz satış vaadinin tapuya şerh verilmemesi halinde, tapu kaydına güvenerek işlemde bulunan üçüncü kişilerin mutlak suretle iyi niyetli sayılacağını, ancak yerel mahkeme gerekçesi incelendiğinde; müvekkili ...'ın Körfez 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/413 Esas, 2020/106 Karar sayılı dosyasındaki davacı olan ...'ın eşi olduğundan, diğer müvekkili ...'ın ise belirtilen bölge emlakçılık yaptığından bahisle iyiniyetli olunmadığı kanaatine varıldığını, müvekkillerin iyiniyetli olmadığını ispat yükü davacı taraf üzerinde olup, bu ispat yükünün somut ve kesin bir şekilde yerine getirilmesi gerekirken, dosya kapsamında müvekkillerinin iyiniyetli olmadığı iddiasının davacı tarafından ispat edilemediğini belirterek; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili; davalı ... ile diğer davalılar arasında bir akrabalık bağı bulunduğunun gerek tanık beyanları gerekse nüfus kayıtları ile ispatlanmış olmasına karşın müvekkili ...’in bu davalılar arasında bulunmadığı konusuna yerel mahkeme kararında hiç değinilmediğini, bu davada iyi niyeti korunması gereken tek üçüncü kişinin müvekkili davalı ... olup, TMK'nın 1023 üncü maddesi uyarınca; iyi niyetinin korunması gerektiğini, müvekkili ...’in diğer davalıları tanıması ve kötü niyetle hareket etmesinin mümkün olmadığını belirterek; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların nüfus kayıtları incelendiğinde Körfez nüfusuna kayıtlı oldukları, dinlenen tanık beyanlarına göre de, davalıların bazılarının arasında akrabalık bağı bulunduğu, taşınmazların davacıya satıldığının herkes tarafından bilindiğinin tanıkların beyanları ile sabit olduğu ve özellikle dava konusu tüm taşınmazların aynı gün yani 10.12.2015 tarihli işlemle davalılara devredildiği, dolayısıyla dava konusu taşınmazların satışına dair işlemlerde davalıların iyi niyetli olmadıkları, davacının davalarının kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak , her bir davalı yönünden dava değerinin ayrı ayrı belirlenip vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken sanki davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı varmış gibi tüm taşınmazların toplam değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmiş olması yerinde görülmediğinden, istinaf itirazının kısmen kabul kısmen reddine, İlk Derece Mahkeme kararının bu nedenle düzeltilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ile ... vekili, davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalılar ... ile ... vekili temyiz dilekçesinde özetle vekalet ücretinin hatalı olduğu ile istinaf dilekçesinde belirtmiş olduğu beyan ve delilleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde belirtmiş olduğu beyan ve delilleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 706, BK'nın 213 (6098 sayılı TBK'nın 237 nci), 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60 ve 89 uncu maddeleri,

.... Hukukumuzda, kişilerin satın aldığı şeylerin ileride kendilerinden geri alınabileceği endişesi taşımamaları, dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle, satın alan kişinin iyiniyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir. Bir tanımlama yapmak gerekirse iyiniyetten maksat “hakkın doğumuna engel olacak bir hususun hak iktisap edilirken kusursuz olarak bilinmemesidir”.

4. Belirtilen bu ilke, 4721 sayılı Kanun 1023’de aynen “tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur” şeklinde yer almış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki madde 1024’de “Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz” biçiminde vurgulanmıştır.

.... Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ile ... vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.