7. Hukuk Dairesi 2024/1096 E. , 2024/2412 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/35 E., 2023/38 K.
DAVA TARİHİ : 15.04.1998
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki mera aidiyetinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar asli müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Kadastro Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde; Reşadiye İlçesi, ... Kasabası 111 ada 79 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile ... Tüzel Kişiliği adına mera olarak sınırlandırılmasını istemiştir.Yargılama sırasında davacı ... sona erip Hasanşeyh Belediyesi Tüzel Kişiliğine devredilmiş ve taraf teşkili sağlanmıştır.
II. CEVAP
1.Davalılar, dava konusu taşınmazın babalarından miras kaldığını, davanın reddini savunmuşlardır.
2.Davaya müdahil olan Kuzbağ Köyü, dava konusu yerin köylerine ait mera olduğunu köyleri adına mera olarak sınırlandırılmasını istemiştir. Müdahil Kuzbağ Belediyesi yargılama aşamasında 6360 sayılı Kanun uyarınca tüzel kişiliğini kaybetmiş, yerine Özel İdare Müdürlüğü davayı takip etmiştir.
III. MAHKEME KARARI:
Mahkemenin 30.09.2014 tarihli ve 1998/58 Esas, 2014/723 Karar sayılı kararıyla; mera vasfı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 30.09.2014 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı ve asli müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 25.05.2017 tarihli, 2015/3473 Esas, 2017/4289 Karar sayılı sayılı ilamında; dava konusu yerin mera olduğu Kadastro Mahkemesinin kararı ile kesinleştiği, davalı yerin mera vasfının bulunmadığından söz edilerek reddinin doğru olmadığı, mera vasfı mahkeme kararı ile belirlenen taşınmazın aidiyetinin belirlenmesi gerektiği Mahkemece, mahallinde yeniden keşif yapılması taşınmazın aidiyetinin belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği" belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkeme, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; toplanan delillere göre dava konusu parselin davacı ... ve sakinleri tarafından uzun yıllardan beri hayvan otlatmak amacıyla mera olarak kullanıldığı, asli müdahil ... Köy tarafından taşınmazın kullanılmadığı, kaldı ki asli müdahil tarafından taşınmazın tarım arazisi olarak kullanıldığının beyan edildiği, ancak yapılan keşifte de gözlemlendiği üzere taşınmazda oldukça uzun zamandır ekim yapılmadığı, bu hali ile asli müdahil talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, asli müdahil talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asli müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asli müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde; dosyada mevcut beyanlardan ve delillerden anlaşılacağı üzere dava konusu parseller kadimden beri kapatılan ... Belediyesinin ve öncesinde ... Köyünün kullanımında olduğunu, davanın reddine karar verildikten sonra, ... İl Özel İdaresi ( Kapatılan ... Belediyesi) yönünden asli müdahale talebinin kabulü ile dava konusu parsellerin ... İl Özel İdaresine (Kapatılan ... Belediyesinden dolayı) ait olduğunun tespit ve tesciline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mera aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesininikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asli müdahil ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!