WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/1077 E.  ,  2024/1761 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/470 E., 2023/983 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin ...’dan haricen satın aldığı dava konusu 188 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki payının kötü niyetli olarak davalı ... tarafından satın alındığını belirterek taşınmazın yaklaşık 346 m²'sinin iptali ile ifraz edilerek davacı adına tesciline, ifrazı mümkün olmadığı takdirde, hisseli olarak davacı adına kayıt ve tesciline, tapu kaydının iptali mümkün olmadığı takdirde zilyetliğin devralındığı 346 m²'lik kısmın belirlenecek değerinin davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı ... celsedeki beyanında; dava konusu yeri 2003 yılında davacıya sattığını belirtmiştir.

2. Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının beyanlarının asılsız olduğunu, davalı ...’yı hiç görmediğini, onun hissesini kardeşi ... aracılığıyla aldığını, 1964’ten beri Antalya merkezde oturduğunu, 2000 yılında ..., ..., ... hissesini, daha sonra da 2006’da kalan hisseleri aldığını, 2007 yılında davacı bürosuna gelerek kendi yerini aldığını söylediğini, beraber tapuya gittiklerini, tapudaki görevlinin davacının ...’dan aldığı yerin 129 m²’sinin 118 ada 4 parsel içinde, 18 m²’sinin 118 ada 106 parsel içinde olduğunu bildirdiğini, 129 m² hisseyi verebileceğini davacıya söylediğini ancak tapu görevlisinin kabul etmediğini, davacının da 346 m² yeri olduğunu söyleyerek gittiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 06.12.2011 tarihli ve 2010/540 Esas, 2011/849 Karar sayılı kararı ile davalı ... iyi niyetli üçüncü kişi sıfatını taşıdığından onun yönünden ispat edilemeyen davanın reddine, davalı ... 'ün satış sözleşmesindeki bedeli aldığı gerekçesiyle 2.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 06.12.2011 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 22.02.2018 tarihli ve 2015/15899 Esas, 2018/2680 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 118 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında senetsizden, vergi kaydı ve harici satış senetlerine dayalı olarak davalı ... ve müşterekleri adlarına 23.04.2001 tarihinde tespit edildiği, tespite itiraz sonucunda tutanağın 19.10.2005 tarihinde kesinleştiği ve davalı ...'a ait 1/12 hissenin 11.5.2007 tarihinde diğer davalı ...'e devredildiği, davacının, davaya dayanak olarak sunduğu 10.4.2003 tarihli "Gayrimenkul Satış Sözleşmesi" başlıklı senet ile öncesi tapusuz olan dava konusu taşınmazın 346 m²’lik kısmını 2.500.000.000 (iki milyar beş yüz milyon lira) bedelle ...'dan satın aldığı, bedelini ödendiği, tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazlar TMK'nın 762 nci maddesi hükmüne göre menkul mal niteliğinde olduğundan taşınmazın satışı resmi şekle bağlı olmadığından adi yazılı senetle mümkün olduğu, davacı tarafından tapuda kayıtlı olan nizalı taşınmaz malı iktisap eden davalıya karşı iptal davası açıldığına göre, davacının dava açma iradesi davalının iktisabının kötü niyete dayalı olduğu iddiasını da taşıdığı (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 08.11.1991 gün ve 1990/4 Esas, 1991/3 Karar sayılı kararı), toplanan delillere göre, Mahkemenin, davacı tarafın davalının iktisabında kötü niyetli olduğunu ispat edemediği belirtilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı, davalının dayandığı tescilin kötü niyetli olup olmadığı ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın genel hayat tecrübelerine ve hayatın doğal akışına göre bilip bilmediği veya normal görüşlü bir insanın sarf etmesi gereken dikkati sarf etseydi yolsuzluğu ve uyuşmazlığı bilecek durumda olup olmadığının araştırılması gerektiği, Mahkemece bu hususta davacıya delillerini sunmak üzere süre ve imkân tanınması, davalı karşılık delil gösterdiği takdirde onların da yöntemine uygun bir biçimde toplanması ve tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz araştırma ve eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği, kabule göre de, gayrimenkul satış sözleşmesi gereğince ödenen 2.500,00 TL’nin dava tarihi itibarıyla davalı ...'dan tahsiline karar verilmiş ise de, bu yönde yapılan araştırma ve incelemenin de hüküm vermeye yeterli olmadığı, akdin geçersizliği sebebiyle her iki tarafın verdiğini geri alabileceği, davacının harici satış nedeniyle davalı yana ödediği ve davalı tarafça da inkar edilmeyen harici satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesine göre tazmini gerektiği, buna göre, dosyanın bir hukukçu, bir mali müşavir veya muhasebeci ve bir bankacıdan oluşturulacak üçlü bilirkişi kuruluna tevdi edilerek denkleştirici adalet kuralları da göz önünde bulundurularak harici satış senedindeki bedelin uyarlanma suretiyle dava tarihinde vardığı değerin belirlenmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda davacı tanığının dinlendiği, davalıların davacı vekilinin delillerine karşı delil sunmadığı, toplanan deliller, dinlenen tanıklar mahalli bilirkişiler ve tarafların beyanına göre TMK'nın 1023 üncü maddesi uyarınca yapılan değerlendirmede davalı ... ile davalı ...'ün hala dayı çocukları olduğu yani üçüncü dereceden yan soy akraba olduklarının görüldüğü, yine davalı ...'ün dava konusu taşınmazın bitişiğinde murisinden intikal eden taşınmazının bulunduğu, davalının dava konusu taşınmazın bulunduğu köye yazları gelip gittiği, davalı ...'ın duruşmalarda alınan beyanlarına göre; davacı ...'un dava konusu taşınmazı satın aldığı tarihte tel çit çekerek çevirdiği ve ağaçları dava konusu taşınmaza getirdiği, davalı ...'ün keşifte alınan beyanına göre; dava konusu taşınmazı satın aldığı tarihte taşınmazın boş olduğunu, yerin sınırında tel örgüyle çevrili bir yerin olduğunu beyan ettiği, 08.11.1991 gün ve 3/5 sayılı YİBK belirtilen hususlar doğrultusunda yapılan değerlendirmede davalı ...'ün TMK'nın 1023 üncü maddesi uyarınca iyi niyetli olmadığı yani dayandığı tescilin kötü niyetli olduğu, dava konusu taşınmazın ifrazın mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının tapu kaydının kısmen iptali ile ifraz edilerek davacı adına kayıt ve tescil talebinin reddine, davacının tapu kaydının iptali ile hisseli olarak davacı adına kayıt ve tescile yönelik talebinin kabulüne, 118 ada 4 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olan fen bilirkişisinin 03.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 305,49 m²'lik hissesine yönelik tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, davacı tarafın tapu iptali ve hisseli olarak davacı adına kayıt ve tescile yönelik talebi kabul edildiğinden diğer talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazı tapu kaydına güvenerek satın aldığını, davalı ...’nın bedel ödemek zorunda kalmamak için beyan değiştirdiğini, dava konusu taşınmaza davacıların zilyet olmadığını, başkası tarafından satın alındığını bilebilecek bir durumda olmadığını, doğduğu tarihten beri köyde yaşayan davacı tanığı ... bile satışı bilmezken şehir dışında yaşadığı için kendisinin de bilemeyeceğini, Mahkemece eksik araştırmayla karar verildiğini, Mahkeme gerekçesinde dava konusu taşınmaza komşu taşınmazın murisinden intikal ettiği belirtilmiş ise de bu yerleri dava dışı kişilerden satın aldığını, bozma ilamına aykırı olacak şekilde yalnızca davacı tarafa delil sunmak üzere süre verildiğini, ayrıca davalı ...’dan 1/12 pay hisse almasına, taşınmazın da 1552,44 m² olmasına rağmen 129,34 m² iptal edilmesi gerekirken 305,49 m² iptal edilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

2. Tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetinin naklinin hüküm ve sonuç doğurabilmesi için sözleşmenin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 70 inci, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 237 nci, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 89 uncu maddesi uyarınca resmi biçim koşuluna uyularak yapılması zorunludur.

3. 10.07.1940 tarihli ve 2/77 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı.

3. Değerlendirme
Somut olayda davacı, dava konusu taşınmazı davalı ...’dan haricen satın aldığını, daha sonra muvazaalı olarak davalı ...’a devredildiğini iddia etmiş, Mahkemece yazılı gerekçe ile tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilmiş ise de dosya kapsamından tapu kaydına güvenerek satın alan ...’un kötü niyetinin ispat edilebildiğini söyleme olanağı bulunmamaktadır. Davalıların akraba olması ve davalı ...’un komşu parselde malik olması muvazaalı satış yapıldığını ispat etmeyeceğinden davalı ... yönünden tapu iptali ve tescili talebinin reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Davalı ... yönünden terditli talep olan tazminat yönünden Mahkemece inceleme yapılarak oluşan sonuca göre karar verilmelidir.

Kabule göre de; Mahkemece davalı ...’un ne kadar payının iptal edildiği belirtilmeden bilirkişi raporunda belirtilen A harfli yerin iptali ile davacı adına tesciline karar verilerek infaza elverişli olmayacak şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı Kanunu'nun 440 ıncı maddesinin 3 inci fıkrasının 1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.