WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/1057 E.  ,  2024/2166 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/176 E., 2023/110 K.
DAVA TARİHİ : 18.01.2006
KARAR : Davacının davasından Kanun gereğince vazgeçmiş sayılmasına

Taraflar arasındaki tapu kaydının iptali ve yaylak olarak sicile kaydedilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacının davasından Kanun gereğince vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Pozantı ilçesi, Akçatekir ... bulunan 362 ada 15 parsel sayılı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, Akçatekir mevkiinde bulunan taşınmazların Hukuk Genel Kurulunun 2001/13 Karar sayılı ilamına göre yaylak niteliğinde olduğunu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/b maddesi gereğince özel mülkiyete konu olmayıp zilyetlik ile kazanılan yerlerden sayılamayacağını belirterek tapu kaydının iptaline, yayla vasfı ile Hazine adına özel siciline yazılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.

III. MAHKEME KARARI:
Mahkemenin 10.05.2006 tarihli ve 2006/27 Esas, 2006/2101 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 10.05.2006 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 12.01.2022 tarihli ve 2021/2194 Esas, 2022/310 Karar sayılı ilamında; yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, ayrıca Mera Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinde 5685 sayılı Kanun'la değişiklik yapıldığı, buna göre dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yaylak yerlerden olduğu saptanırsa olayda 4342 sayılı Mera Kanunu'nun geçici madde 3, birinci ve ikinci fıkra hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının inceleme ve araştırma konusu yapılması gerektiği, başka bir anlatımla dava konusu taşınmazın yaylak olduğu saptanırsa taşınmazın emlak ve rayiç bedeli toplamının yarısının davalıya depo ettirilerek Hazine'nin bu bedel karşılığı davadan kanun gereği vazgeçmesi gerekip gerekmediği yönü üzerinde durulması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davaya konu taşınmazın yayla niteliğinde olduğu kabul edilerek Mera Kanunu geçici 3 üncü madde koşullarının incelendiği, bu yönde alınan bilirkişi raporu uyarınca davaya konu taşınmazın belediye-mücavir alan sınırları ve 01.01.2003 tarihinden önce kesinleşen imar plânları içerisinde yerleşim yeri olarak işgal edildiği, yaylak olarak kullanımının teknik açıdan mümkün olmadığının tespit edildiği, davaya konu taşınmazın emlak ve rayiç bedeli toplamının yarısının davalı tarafından depo edildiği gerekçesiyle davacının davasından kanun gereğince vazgeçmiş sayılmasına, yasaya uygun biçimde belirlenmiş olan ve depo edilen bedelin Hazine'ye ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu yerin yaylak niteliğinde olduğunu, özel mülkiyete konu edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptali-tescil ve yayla olarak özel sicile kaydedilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 397 nci maddesi,

3. 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 3 üncü ve geçici 3 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Ancak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Hükmün Kapsamı" başlıklı 297 nci maddesinin ikinci fıkrası "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." şeklinde düzenlenmiştir.

3. 4342 sayılı Mera Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, "....Hazine adına tescil edilmesi gerekirken gerçek ya da özel hukuk tüzel kişileri adına tescil edilmiş taşınmazlara ilişkin Hazinece açılan davalardan, taşınmazların emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı üzerinden hesaplanacak bedelin, ilgililerce Hazineye ödenmesi kaydıyla vazgeçilir..." denilmiştir.

4. Somut olayda, Mahkemece davaya konu edilen taşınmazın yayla vasfında olduğu kabul edilip taşınmazın rayiç bedeli belirlenerek, davalı tarafından taşınmazın rayiç bedelinin yarısının depo edilmesi üzerine Mahkemece davacının davasından vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş ise de, hükmün HMK'nın 297 nci maddesine uygun olduğunu söyleyebilme imkanı yoktur. Şöyle ki, hükme esas alınan 4342 sayılı Mera Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinde davanın çözümüne ilişkin yöntem açıklanmış ise de ne yönde hüküm kurulacağına yer verilmemiştir. Mahkemece, bahsi geçen yasal düzenleme esas alınarak davacının davadan vazgeçmiş sayılması üzerine infazda tereddüt uyandırmayacak şekilde nihai hüküm niteliğinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur. Bu husus re'sen yapılan inceleme sonucu bozma nedeni olmakla birlikte yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1086 sayılı HUMK'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Yukarıda V.C.3.1 inci paragrafında açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Yukarıda V.C.3.2 ve devamındaki bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan Mahkeme kararının hüküm sonucunun 1 numaralı bendindeki "Davacının davasının, 20.06.2007 Tarih ve 26558 Sayılı Resmi Gazete de Yayınlanan 03.06.2007 tarihli 5685 Sayılı Kanunla 4342 Sayılı Mera Kanununun Geçici 3.Maddesinde yapılan değişiklik gereğince davacı hazinenin bu davasından kanun gereğince vazgeçmiş sayılmasına,yasaya uygun biçimde belirlenmiş olan ve depo edilen 112.998,23 TL.nin Hazineye ödenmesine " cümlesinin çıkarılarak yerine "Davacının davasının, 20.06.2007 Tarih ve 26558 Sayılı Resmi Gazete de Yayınlanan 03.06.2007 tarihli 5685 Sayılı Kanunla 4342 Sayılı Mera Kanununun Geçici 3.Maddesinde yapılan değişiklik gereğince reddine, yasaya uygun biçimde belirlenmiş olan ve depo edilen 112.998,23 TL'nin Hazine'ye ödenmesine" yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.