WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/1041 E.  ,  2024/2427 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/24 E., 2023/257 K.
DAVA TARİHİ : 27.04.2011
KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine

Taraflar arasında el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların taşınmaz üzerindeki evlerden, seralardan, ağaçlardan ve taşınmazın zemininden bedelsiz olarak yararlandıklarını öne sürerek taşınmaz üzerindeki işgale son verilmesine ve 2006-2011 yılları arasına ilişkin olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 12.000 TL ecrimisilin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 02.01.2018 tarihli dilekçesi ile taşınmaz üzerinde bulunan binalar yönünden paya isabet eden 8.326,39 TL'nin davalılar ..., ... ve ...’den, seralar bakımından ise 23.421,00 TL'nin dahili davalı ...’ten tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili ile davalılardan ..., ..., ..., ..., ... ve ..., taşınmazda herkesin hissesine isabet eden bölümü kullandığını, davacı Bankanın hissesine isabet eden kısmın ise dahili davalı ... tarafından kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.07.2018 tarihli ve 2015/127 Esas, 2018/332 Karar sayılı kararıyla; davacının hissesine davalılarca el atıldığının sabit olduğu gerekçesi ile taşınmaz üzerindeki el atmalarının önlenmesine, hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca 31.747,39 TL ecrimislin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile davalılardan ..., ..., ..., ... ve ... temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 22.04.2021 tarihli ve 2019/2706 Esas, 2021/3809 Karar sayılı ilamıyla; "… mahkemece icra edilen keşif uyarına tanzim edilen bilirkişi raporları ve davalıların beyanları uyarınca taşınmazın tüm paydaşları arasında kabul edilmiş olan fiili bir kullanım biçiminin oluştuğu, davacı Bankanın fiili kullanım alanına isabet eden ve fen bilirkişisi tarafından tanzim edilen rapor ekindeki krokide F harfi ile gösterilen cam sera alanı ile batı kısmındaki boşluktan ibaret toplam 1.700,00 m2 lik alanın dahili davalı ... tarafından kullanılmaya devam edildiği, davacı vekilinin 02.01.2018 tarihli talep arttırım dilekçesinde dava konusu taşınmazın ve üzerindeki seraların kimler tarafından kullanıldığına ilişkin yapılan keşifte bir kısım davalıların beyanı ile bilirkişi raporunda müvekkili Bankanın hissesine düşen yerin dava dışı ... tarafından kullanıldığının tespitinin yapıldığını, bu durumun, müvekkili Banka tarafından sebebiyet verilmeyen, kabul edilebilir bir yanılgıya dayanan bir olgu olduğunu, bu sebeple, dava dilekçesinde taraf olarak gösterilmeyen, fakat yapılan keşif ile müvekkili Bankanın hissesine düşen yeri kullandığı tespit edilen dava dışı ...’in, diğer davalılar yanında davalı sıfatı ile davaya dahil edildiğini beyan ettikten sonra taşınmaz üzerindeki binalar açısından 8.326,39 TL ecrimisilin davalılardan, F harfi ile gösterilen sera ve batısındaki boş arazi açısından 23.421,00 TL ecrimisilin dahili davalı ...’ten tahsiline karar verilmesinin talep edildiği göz önüne alındığında, dava konusu taşınmazda davacının payına karşılık olarak çekişmesiz olarak kullanabilececeği alanlar olduğu ve paydaşlar arasında fiili kullanım biçiminin oluştuğu hususunda tereddüt olmadığından, açıklanan ilkeler ışığında, dahili davalı ... haricindikiler yönünden elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteminin ret edilmesi gerektiği açıktır. O halde, Mahkemece yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi gerekirken, yerleşik Daire uygulaması ve dosya kapsamı ile örtüşmeyen gerekçe ile dahili davalı ... haricindekiler yönünden davanın kabul edilmesi doğru görülmediği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle;
1. Tüm paydaşları kapsayan fiili kullanma biçiminin oluştuğu,

2. Davacı bankanın payına isabet eden ve dava konusu ettiği alana yalnızca dahili davalı ... tarafından el atıldığı,

3. Dahili davalı ...'in de taşınmazın bu kısmını kullandığını kabul ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dahili davalı ...’in taşınmaza el atmasının önlenmesine, 23.421,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte dahili davalı ...’den tahsili ile davacıya ödenmesine ve diğer davalılar yönünden açılan el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talepli davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1. Dava konusu parsel üzerinde müvekkil Bankanın hissesine düşen yerin ... tarafından kullanılan yer olduğu hususunun davalılarca ispatlanması gerektiğini,

2. Bir kısım davalıların keşif tutanağına geçen şifahi beyanlarının ispat gücü olmadığını,

3. İlk karar ile kullanım durumunun tespit edildiğini,

4. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, ... tarafından kullanılan alanın Bankanın payına isabet eden alan olduğu hususu ispat edilememesine rağmen bu hususta bir araştırmaya girilmeksizin ve sadece diğer davalıların beyanları dikkate alınarak bozma kararı verdiğini,

5. Mahkemece, ilgili bozma ilamına uyularak usul ve yasaya aykırı karar tesis edildiğini,

6. Dava konusu taşınmazın belli bir bölgesi vekil eden Bankaya özgülenmediği gibi davacının çekişmesiz olarak kullanabileceği bir kısımda bulunmadığını,

7. Taşınmaz üzerinde yer alan ve kiralanabilir durumu bulunan yapıların ... dışındaki diğer davalılar tarafından kullanıldığını,

8. Davacının intifadan men koşulunu sağladığını,

9. Davanın açılmasında sakınca bulunmadığını ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, (dahili davalı ... hariç) paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, 683 üncü ve 995 inci maddeleri,

3. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil ve/veya elatmanın önlenmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı ya da kullanılabileceği bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil ve/veya elatmanın önlenmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

07.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.