7. Hukuk Dairesi 2024/1001 E. , 2024/2132 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1104 E., 2022/1286 K.
DAVA TARİHİ : 25.03.2022
KARAR : Başvurunun Esastan Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ardahan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/89 Esas, 2022/48 Karar
Taraflar arasındaki mirasın reddinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan alacaklı olması nedeniyle davalıya karşı icra takibi başlatıldığını ancak alacağın tahsil edilemediğini, davalının mirasbırakanı ...'tan intikal eden bir çok malvarlığı bulunduğunu, davalının alacaklılarını zarara uğratmak amacıyla Ardahan Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/1 Esas, 2022/105 Karar sayılı dosyada mirasbırakanın mirası reddettiğini ileri sürerek mirasın reddinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, mirasbırakanın mirasını alacaklılara zarara uğratma amacıyla reddetmediğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mirasın red talebinin 16.06.2021 tarihinde yapıldığı, davanın açıldığı tarih itibariyle 6 aylık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflarınca mirasın reddinin icra dosyasında sunulan kararla 16.03.2022 tarihinde öğrenildiğini, öğrenme tarihi göz önüne alınmadan karar verildiğini, mirasın reddine ilişkin kararı haricen öğrenmenin mümkün olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mirası ret beyanın 16.06.2021 gününde mahkemeye ulaştığı, davanın açıldığı 25.03.2022 tarihine kadar altı aylık hak düşürücü süre geçmiş olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mirasın reddinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 609 uncu maddesi şöyledir;
"Mirasın reddi, mirasçılar tarafından sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır.
Reddin kayıtsız ve şartsız olması gerekir.
Sulh hâkimi, sözlü veya yazılı ret beyanını bir tutanakla tespit eder.
Süresi içinde yapılmış olan ret beyanı, mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesince özel kütüğüne yazılır ve reddeden mirasçı isterse kendisine reddi gösteren bir belge verilir.
Tutanağın ve kütüğün nasıl tutulacağı Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir."
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 617 nci maddesi şöyledir;
"Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflâs idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler.
Reddin iptaline karar verilirse, miras resmen tasfiye edilir.
Bu suretle tasfiye edilen mirastan reddeden mirasçının payına bir şey düşerse bundan, önce itiraz eden alacaklıların, daha sonra diğer alacaklıların alacakları ödenir. Arta kalan değerler ise, ret geçerli olsa idi bundan yararlanacak olan mirasçılara verilir."
3.21/7/2003 tarih ve 2003/5960 sayılı Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet Ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzük'ün 39 uncu maddesi şöyledir;
"Mirasın reddi, mirasçılar tarafından sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır. Reddin kayıtsız ve şartsız olması gerekir.
Mirasçının mirası reddetmesi halinde, sulh hakimince düzenlenecek bir tutanakla reddeden mirasçının açık kimliği belirlenir ve ret beyanı mirası reddedene veya istem, bu konuda yetkisi olan vekil tarafından yapılmış ise vekiline imza ettirilip, hakim ve zabıt katibince imzalanır. Vekilin vekaletnamesi bu tutanağa eklenir.
Süresi içinde yapılan ret beyanı mahkemece tutulan özel kütüğe işlenir. Bu kütükte miras bırakanın adı ve soyadı ile ölüm tarihi, mirasın ret tarihi ve reddedenin adı ve soyadı, ret beyanını içeren tutanağın tarihi ve numarası ile mirasçılık belgesini veren mahkemenin esas ve karar numarası gibi hususlara yer verilir. Süresi içinde yapılmayan ret beyanları bu kütüğe yazılmaz.
Reddeden mirasçıya isterse, mahkemenin özel kütüğünün kayıt numarasını içeren, mahkeme mührü ile mühürlenmiş ve zabıt katibi tarafından onaylanmış mirası reddettiğine ilişkin bir belge verilir."
3. Değerlendirme
1. Davalı ... 16.06.2021 tarihli dilekçesi ile mirasbırakanı ...'tan intikal eden mirası reddettiğini bildiren dilekçesini mahkemeye vermiş, 22.09.2021 tarihli celsede ise "mirasın reddinden vazgeçtim" beyanınında bulunması ile bu celsede mirasın reddine ilişkin talebin reddine karar vermiştir. Talebin reddine ilişkin kararın mirasçı Muzaffer tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kararın kaldırıldığı, kaldırma kararı sonrası dava konusu iptali istenen Ardahan Sulh Hukuk Mahkemesi 16.02.2022 tarih ve 2022/1 Esas, 2022/105 Karar sayılı kararı ile ...'un mirasbırakan ...'tan intikal eden mirası reddettiğinin tespiti ile özel kütüğe tesciline karar verilmiştir. Mirasın reddinin iptaline ilişkin eldeki dava ise 25.03.2022 tarihinde açılmıştır.
2.21/7/2003 tarih ve 2003/5960 sayılı Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzük'ün 39 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasına göre süresi içerisinde yapılan mirasın reddi beyanın Mahkemece tutanakla belirlenerek özel kütüğe tescili gerekmektedir. Dava konusu olayda ise davalı mirasçı 16.06.2021 tarihinde mirası red beyanında bulunmuş ise de talebinden vazgeçtiğini belirtmesi üzerine davanın reddine karar verilmiş, dosya istinaf incelemesinden de geçerek karar kaldırılmıştır. İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm verilerek mirasın reddi beyanının tespit ve tesciline ilişkin karar 16.02.2022 tarihinde verilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 28 inci maddesindeki aleniyet ilkesi uyarınca Mahkemece mirasın reddi beyanının tespiti ile özel kütüğe tesciline karar verilmediği sürece mirasın reddine ilişkin beyan aleniyet kazanamaz.
3.Nitekim İlk Derece Mahkemesi'nin gerekçesinde değindiği Anayasa Mahkemesi'nin 2013/148 Esas, 2014/62 Karar sayılı kararında da; 4721 sayılı Kanun'unun sisteminin "ret tarihi"nin mirasın ret beyanın sulh hakimine ulaşmasıyla tutanakla tespiti ile özel kütüğe tescil edilmekle alacaklılar tarafından mirasın ret beyanın derhal öğrenilebilme imkanını tanıdığı, alacaklıların sulh hukuk mahkemesi nezdinde yapacakları girişim ile mirasın reddi beyanın öğrenme imkanına sahip olduklarını belirtilmiştir. Bu durumda 4721 sayılı Kanun'unun sistemi de nazara alındığında alacaklı için mirasın reddedildiğinin bilinebilme imkanı ancak tüzüğe bu hususların yazılması ile mümkündür. Bu haliyle somut olayda, mirasın reddinin özel kütüğe kaydedilmesinden itibaren 4721 sayılı Kanun'un 617 nci maddesindeki 6 aylık hak düşürücü sürenin başlayacağı gözetilmeksizin, davanın açıldığı tarih esas alınarak hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!