WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/951 E.  ,  2024/2051 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2187 E., 2022/1829 K.
DAVA TARİHİ : 23.10.2020
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/334 E., 2022/366 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.04.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..
Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ve babasının verdiği 75.000 DM ile kardeşi...'ın üç parselden oluşan taşınmazları ... ...'dan satın aldığını, taşınmazların tam olarak kaça satın aldığını bilmediklerini, tapuların ... ile...'un üzerine yapıldığını öğrenince tapuları müvekkili ile babasının üzerine verilmesini istediklerini, üç parselin satıcının mirasçıları adına intikallerinin 03.05.1983 tarihinde 3571 yevmiye numaralı işlemle yapıldıktan sonra aynı gün ...ile ... adlarına 1/2 şer hisseli olarak hileli olarak tapuya tescil edildiğini, taşınmazların adlarına satın alması için...'a yetki verildiğini, ...bazı parsellerdeki 1/2 oranındaki hisselerini müvekkiline devretmiş ise de, 2/3 oranında hissesi olması gereken müvekkilinin hakkının verilmediğini ileri sürerek, 5181 sayılı parselin 2/3 payının iptali ile müvekkili adına tescilini, 5252 parselin tapu kaydının iptali ile 2/3 payın müvekkili adına tescilini, 211 ada 1 parselin 2/3 payının tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; verilen kararın dosya içeriğine ve hukuka aykırı olduğunu, yakın akrabalar arasında yazılı delil aranmayacağını, tanıkların iddialarını doğruladığını tanıkların taşınmazları müvekkili ve babasının aldığını açıkladığını, tapu iptali ve tescil kararı verilmeyecekse davaya tazminat davası olarak devam edilmesi gerektiğini, müvekkili ve babasının...'a tapudaki devirle işleminin kendi adlarına belirtilen hisseleri oranında yapılması için yetki verdiklerini,...'un bu yetkiyi kötüye kullanarak ve hileli olarak taşınmazı 1/2 şer hisse ile kendisi ve davalı üzerine tescil ettirdiğini, taleplerinin hileli işlem olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin dava konusu taşınmazın bedelinin büyük kısmını müvekkili ödemesine rağmen bazı zorunluluklar nedeniyle taşınmazın davalı ... ve müteveffa Kemal adına tescil edildiğini ileri sürdüğünü, ancak davacı tarafın bu konuda yazılı bir belge sunmadığı, delil başlangıcı niteliğinde bir belgeye ve yemin deliline dayanmadığından ispatlanmamış davanın reddinde karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön görülmediği gerekçesiyle istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.

2. Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı Kanun’un 202 nci maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir.

3. Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (6100 sayılı Kanun’un 188 inci maddesi ile 225 inci maddesi vd.) yemin gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması halinde hakimin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.12.2015 tarihli ve 2014/14-516 Esas, 2015/2838 Karar sayılı kararı da bu doğrultudadır.

4. İnanç sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı) 125 inci maddesi hükmü gereğince inanç sözleşmesinden kaynaklanan davalarda zamanaşımı süresi on yıl olarak kabul edilmektedir.

3. Değerlendirme
1. İnançlı bir işlem ile inanan, sahibi olduğu bir mülkiyet veya alacak hakkını inanılana kazandırıcı bir işlemle devretmekte ancak borçlandırıcı bir sözleşme ile de onu bazı yükümlülükler altına sokmaktadır.

2. İnançlı işlemin taraflarını, inanan ve inanılan oluşturur. Bir hakkı ya da nesneyi, güvendiği bir kişiye inançlı olarak devreden kimseye “inanan” adı verilir. Devredilen hak veya nesneyi, kendisine ait bir hak olarak kendi yararına, doğrudan doğruya ve dolaylı olarak kullanan kişiye de “inanılan” denir. İnananın, inanılana inançlı olarak kazandırdığı hak ya da nesne ise “inanç konusu şey” olarak nitelenir. İnançlı bir işlemde, kazandırıcı işlemin tarafları ile borç doğuran anlaşmanın tarafları aynıdır.

3. İnançlı işlemde inanılan, hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca hak veya nesneyi tekrar inanana (veya onun gösterdiği üçüncü kişiye) devretmeyi yüklenmektedir. İnançlı işlem, kazandırmayı yapan kişiye yani inanana belirli şartlar gerçekleşince, kazandırmanın iadesini isteme hakkı sağlayan bir sözleşmedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.

İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.

4. Somut olayda; davacı vekili, müvekkilinin ve babasının verdiği 75.000 DM ile kardeşi...'ın üç parselden oluşan taşınmazları ... ...'dan adlarına satın alması için...'a yetki verildiğini, taşınmazların hileli olarak ...ile ... adlarına 1/2 şer hisseli tapuya tescil edildiğini, ...bazı parsellerdeki 1/2 oranındaki hisselerini müvekkiline devir etmiş ise de 2/3 oranında hissesi olması gereken müvekkilinin hakkının verilmediğini ileri sürmüştür.

5. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi davayı inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil olarak nitelemiştir. Davacı kendisi ve babası adına taşınmaz alınmak üzere para gönderildiğini savunarak ...ile inanç ilişkisi kurulduğu savunulmuşsa da davacı ile davalı ... arasında yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda kurulmuş bir inanç sözleşmesi bulunmamaktadır. Davalı ...'nin taşınmazı temlikinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 36 ncı maddesi kapsamında değerlendirilerek yargılama yapılması gerekirken davalı ... yönünden inançlı işlem olarak kabulüyle davanın ispatlanamadığından reddi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.