WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/942 E.  ,  2024/1029 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2648 E., 2022/2382 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bitlis Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük. Mahk. sıfatıyla)
SAYISI : 2021/97 E., 2021/344 K.

Taraflar arasındaki 30.09.1988 tarih ve 1987/2 Esas, 1988/2 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararından kaynaklanan tapu iptali ve tescil ile taşınmazdaki haciz ve ipoteklerin kaldırılması davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne Bitlis ili, Merkez ilçesi, ... Mah/Köyü, 313 ada 10 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan A Blok, 1. Kat, 9 Numaralı bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline tapu kaydındaki her türlü ipotek, rehin ve hacizlerin fekki talebi hususunda usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 30.09.2018 tarihinde 313 ada 10 parselde, A Blok, 1. Kat ... numaralı dairenin satımına dair protokol imzalandığını, satış bedelinin peşin ödendiğini Esas No: 2023/942

ancak davalı tarafça dairenin müvekkiline teslim edilmediğini, haricen öğrendiklerine göre daireyi başkasına sattığını ve daire üzerinde ipotek ve hacizlerin olduğunu ileri sürerek taşınmazın sözleşmede belirtildiği şekilde ve kayıtlarındaki her türlü ipotek, rehin ve hacizlerin fekki ile müvekkili adına tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın adi yazılı satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ile taşınmazın kayıtlarındaki her türlü ipotek, rehin ve hacizlerin fekki istemine ilişkin olduğu, kural olarak adi yazılı taşınmaz satış sözleşmesinin resmi şekil şartına uygun olmaması nedeniyle kesin hükümsüz olup tarafları bağlamayacağı ancak, davacı tarafın sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği gerekçesiyle, taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, davacının dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki her türlü ipotek, rehin ve hacizlerin fekki hususundaki talebinin ise bu konuda usulüne uygun açılmış bir dava olmadığı gerekçesiyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

B. İstinaf Sebepleri
1. Aynı binada yer alan başka bir taşınmaza ilişkin açılan Bitlis Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mah. Sıfatıyla) 2019/348 Esas, 2020/263 Karar sayılı dosyasında taşınmazdaki ipotek ve hacizlerin fekkine karar verildiği, kararlar arasında farklılık olmasının Anayasa'nın eşitlik ilkesine ve hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğunu,

2. Gerekçeli kararda ipotek, rehin ve hacizlerin kaldırılması için davalıdan alacaklı olanların dosyaya eklenip genel mahkemede dava açılmasının gerektiği belirtilmişse de bu durumun hukuka aykırı olduğunu, borçludan alacaklı olanların tespiti için süre verilmesi gerektiği ve ilgili kişilerin borcunun satış sözleşmesinden önce doğup doğmadığını tartışılıp buna ilişkin karar verilmesi gerektiğini, kaldı ki mevcut dosyada haciz dosyasının celbi ile satışın durdurulması için tedbir kararı alındığını,

3. Taşınmazın tapu kaydındaki müvekkile ait olmayan ipotek ve hacizlerden dolayı müvekkilin mülkiyet hakkının gasp edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; haciz şerhinin, ipoteğin ve rehnin terkini istemine ilişkin bu tür davalarda, tüm şerh, ipotek ve rehin lehtarlarının davada davalı olarak yer almasının zorunlu olduğu, taraf teşkilinın kamu düzenine ilişkin olup mahkemece, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, şerh ve ipotek lehtarlarının davada taraf olmadığı gerekçesiyle bu konudaki istemin reddine karar verilmesinde, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle hüküm temyiz edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 30.09.1988 tarih ve 1987/2 Esas, 1988/2 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararından kaynaklanan tapu iptali ve tescili, taşınmazın teslimi ile taşınmaz üzerindeki ipotek, rehin ve hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 706 ve 716 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 29 ve 237 inci maddeleri, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddesi, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/i maddesi, 40 ve 41 inci maddesi.

3. Yükleniciden haricen satın alınan bağımsız bölüme ilişkin olan 30.09.1988 tarih ve 1987/2 Esas, 1988/2 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca da, kat mülkiyetine tabi taşınmazlarda yükleniciden haricen bağımsız bölüm satın alınması halinde taraflar edimlerini karşılıklı olarak yerine getirmiş olmaları halinde artık sözleşmenin şekle aykırılığının ileri sürülmesi iyi niyet kurallarına aykırı olduğu belirtilmiştir.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı Tüketici harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.