7. Hukuk Dairesi 2023/936 E. , 2024/730 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3001 E., 2023/53 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/409 E., 2022/364 K.
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde, tarafların müşterek murisi olan babalarından intikal eden dava konusu taşınmazları ve traktörü davalının kullandığını ve davalının ihtar edilmesine karşın kendisine ücret ödemediğini bildirerek, davalının dava konusu taşınmazlara ve traktöre el atmasının önlenmesini, davalının taşınmazları ekmesini, ekilen mahsulün kendisine verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazlar üzerinde yalnızca kendi payını ve kendisine rıza veren diğer kardeşlerinin payını kullandığını, babası hayatta iken nasıl kullanılıyorsa öyle devam ettiğini, davacının payını kullanmadığını, taşınmazların çoğunun tamamen boş bırakılmış olduğunu, davacının şehir dışında yaşadığını, köye geldiği zaman taşınmazlardan yaptığı hasattan payını elden davacıya ödediğini, babaları öldükten sonra davacı en kıymetli yerlerin kendisine verilmesini ya da payına karşılık çok yüksek para ödenmesini istediği için taksim yapamadıklarını, ayrıca dava konusu traktörün muristen intikal etmediğini, kendi parası ile kendi adına satın aldığını ve traktör üzerinde davacının hakkı bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki uyuşmazlığın ortaklığın giderilmesi yolu ile çözüme kavuşturulması gerektiği belirtilerek, hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvurusunda, davalının işgal hali aşikar olmasına rağmen davanın usulden reddedilmesinin usule ve hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin gerekçesinin davalı tanık anlatımları ve mahalli bilirkişi beyanlarıyla bağdaşmadığını, davalının işgal ettiği alanda davacının payına isabet eden miktarın ve ecrimisil bedelinin belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf başvurusunda esasa ilişkin ileri sürmüş olduğu sebepleri tekrar ederek temyize gelmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.
2. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki el atmanın önlenmesini ve/veya ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir.
Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı el atmanın önlenmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, el atmanın önlenmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, bu gerekçe davanın ileri sürülüş biçimine ve dosya kapsamına uygun olmadığı gibi, mahkemece hüküm kurmaya yeterli araştırma yapıldığı da söylenemez.
Dava konusu taşınmazlarda tüm paydaşları bağlayan fiili kullanma biçimi oluşmadığı açıktır. Ne var ki, mahkemece taşınmazların davalı tarafından kullanılıp kullanılmadığı ya da taşınmazlarda davacının kullanabileceği bir yer olup olmadığı araştırılmamıştır.
Hâl böyle olunca, mahkemece tarafların iddia ve savunmaları kapsamında delillerinin toplanması, taşınmazlar başında yeniden keşif yapılarak yukarıda "İlgili Hukuk" bölümü 2 nci bendinde açıklanan ilkeler uyarınca her bir taşınmaz için ayrı ayrı inceleme yapılması, her bir taşınmazda davalının kullanımının bulunup bulunmadığı, kullanımı var ise hangi miktarda kullandığı, payını aşan kullanımı var ise miktarı, davacının kullandığı ya da kullanabileceği bir yer bulunup bulunmadığı hususlarının detaylıca araştırılarak belirlenmesi, taşınmazda davacının kullanabileceği yer bulunması durumunda el atmanın önlenmesi davasının dinlenemeyeceği hususu da gözetilmek suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!