WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/932 E.  ,  2024/867 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/21 E., 2023/216 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Zile Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/178 E., 2022/744 K.

Taraflar arasındaki tapu kaydındaki haczin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 277 ada 72 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, tapu kaydında 18.11.1940 tarihli haciz şerhi görüldüğünü, şerhin kaynağının tespit edilemediğini belirterek geçersiz ve sehven konulduğu anlaşılan şerhin kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulsüz olduğu iddia edilen haczin kaldırılmasındaki görevin icra hukuk mahkemelerinde olduğunu, tapu müdürlüklerinin taleple işlem yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmaz üzerine konulan 18.11.1940 tarihli haczin hukuki dayanağının mevcut olmadığı ve tapu sicilinin tutulmasında Tapu Müdürlüğü tarafından hata yapıldığı gerekçesiyle haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme ve icra dairelerinden gelen müzekkere gereği yapılan işlemlerin yetkide ve usulde paralellik ilkesi gereği yine aynı şekilde ortadan kaldırılabileceğini, tapu sicil müdürlüklerinin taşınmaz kaydını talep yada yetkili makamın müzekkeresi olmadan re'sen değerlendiremeyeceğini, davanın açılmasına idare sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri yüklenmesinin hakkaniyete uygun olmadığını ileri sürerek hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; usul ve esasa uygun hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu kaydındaki haciz şerhinin terkini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Haciz, kesinleşmiş icra takibinin konusu olan bir alacağın ödenmesini teminen borçluya ait ve haczi kabil bulunan mallara bir bakıma takibi yapan icra müdürlüğünün el koyması işlemidir.

2. İcra İflas Kanunu'nun 91 inci maddesi hükmü gereğince gayrimenkulün haczi ile takip konusu borç ve eşya arasında ilişki kurulur ve tasarruf yetkisi Türk Medeni Kanunu'nun 1010 uncu maddesi anlamında kısıtlanmış olur. Bu tür kişisel haklar tapu kütüğüne şerh verilmekle hak sahibine eşya üzerinde dolaylı da olsa hâkimiyet kurma hakkı sağlamaz ise de tasarruf yetkisinin dar anlamda kısıtlanması sonucunu doğurduğundan taşınmaz üzerinde sonradan bu hakla bağdaşmayan hak kazanan kişilere karşı da ileri sürülebilir hâle gelir.

3. Haciz şerhinin usulsüz konulduğunun saptanması veya lehtarın talebi üzerine kaldırılması mümkün olduğu gibi Türk Medeni Kanunu'nun 1010 uncu maddesi uyarınca borcun ödenmesi, icra takibinin düşmesi ya da herhangi bir sebeple sona ermesi hâlinde de taşınmaz kaydının terkini mümkündür.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davalı ... müdürlüğüne, haciz lehdarı belirlenemediği gerekçesiyle zorunlu olarak husumet yöneltildiğinden davanın açılmasında kusurlu olduğu söylenemez. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulması isabetli değildir.

3. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmının 2 nci, 4 üncü ve 5 inci bentlerinin hükümden çıkarılarak yerine “Davanın niteliği gereği yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.