7. Hukuk Dairesi 2023/928 E. , 2024/1056 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/148 E., 2023/187 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bafra 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/209 E., 2022/298 K.
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların paydaşı olduğu yaklaşık 605 dekar yüzölçümündeki 104 ada 38 parsel sayılı tarla niteliğindeki taşınmazda fiili taksim bulunduğunu, davacının mülkiyet hakkının yanı sıra kira sözleşmelerine dayalı kullanım hakkının da bulunduğu bir kısım yere davalının müdahalede bulunarak müvekkilinin kullanım hakkına engel olduğunu, kullanmaya çalışıldığında haksız eylemle karşılaşıldığını iddia ederek davalının 104 ada 38 parsel sayılı taşınmazda dava konusu kısma el atmasının önlenmesine ve 500,00 TL ecrimisil bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaların gerçek dışı olduğunu, davalının dava konusu taşınmazda yer kullanmadığının ÇKS kayıtları ile sabit olduğunu, davacının yerini yeğeni ..., davalının yerini ise kuzeni Nabi Demir'in kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi 15.11.2022 günlü ve 2022/209 Esas, 2022/298 sayılı Kararında özetle; ".... dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunmadığı, keşif mahallinde dinlenen bir kısım tanıkların beyanlarından davacının dava konusu parseldeki 4 dönüm kadar yerinin davacının kardeşi tarafından kullanıldığı, davacının ise bunun karşılığında kardeşine ait dava dışı başka bir taşınmazda yer kullandığı, bu durumda davacının kardeşinin dava konusu taşınmazda davacıya tebaen yer kullandığı, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer bulunması nedeni ile el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının dinlenme imkanı bulunmadığı, payından az yer kullandığını ileri sürmesi nedeniyle paydaşın sorununun, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerektiği, aksi durumun kabulünde davacı tarafından dava açılmadan önce davalı konumunda bulunan paydaşa karşı intifadan men şartını yerine getirilmediğinin görüldüğü" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazda fiili taksim bulunduğunu, davalının dava konusu taşınmazda payından fazla yer kullandığının ve davacının yer kullanmadığının tanık beyanları ile anlaşıldığını, dinlenen 2 tanığın beyanı ile sonuca gidilmesinin doğru olmadığını, davacının dava konusu taşınmaz ile ilgili davalı ve yakınları tarafından tehdit edildiğini, davalı lehine nispi vekalet ücreti takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi 16.01.2023 tarihli ve 2023/148 Esas, 2023/187 sayılı kararında; "İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrar ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, mülkiyet ve şahsi hakka dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 683 ve devamı maddeleri.
3. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin hak sahibi olmayan zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nın 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı Kararı).
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!